1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla sendikalar, meslek örgütleri ve emek-demokrasi platformlarından savaşlara ve silahlanma politikalarına karşı açıklamalar geldi. Açıklamalarda barışın yalnızca çatışmaların sona ermesiyle değil; sosyal adaletin, eşitliğin, özgürlüklerin ve demokratik hakların güvence altına alınmasıyla sağlanabileceği vurgulandı.
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Genel Başkan Arzu Çerkezoğlu imzasıyla yayımladığı açıklamada, dünyanın birçok bölgesinde savaşların, işgallerin ve silahlanma yarışının büyüdüğüne dikkat çekti.
Savaş politikalarının en ağır sonuçlarıyla işçilerin, yoksulların ve yerinden edilen halkların karşılaştığı belirtilen açıklamada, savaş nedeniyle göç etmek zorunda kalan insanların düşük ücretli ve güvencesiz işlerde çalıştırıldığına işaret edildi.
“Savaşa değil emekçiye bütçe”
DİSK, askerî harcamalara ayrılan kaynakların çalışanların ürettiği değerlerden ve halkın ödediği vergilerden karşılandığını belirtti. Silahlanma bütçelerindeki artışın ücretler, emekli aylıkları, eğitim, sağlık, sosyal güvenlik ve diğer kamusal hizmetler için ayrılması gereken kaynakları azalttığı kaydedildi.
Savaşların halklar açısından ölüm, yoksulluk ve güvencesizlik yarattığı; silah, enerji ve savaş teknolojisi şirketleri açısından ise yeni kazanç alanlarına dönüştüğü ifade edildi.
Konfederasyon, bu nedenle savaşa karşı mücadelenin aynı zamanda ekmek ve emek mücadelesi olduğunu belirterek “Savaşa değil emekçiye bütçe” çağrısı yaptı.
Barışın sosyal adalet boyutu
Açıklamalarda kalıcı barışın yalnızca silahların susması biçiminde değerlendirilemeyeceği vurgulandı. İnsanların açlık ve işsizlik korkusu yaşamadığı, sendikal hakların güvence altında olduğu ve düşüncelerini açıkladıkları için cezalandırılmadığı bir toplumsal düzenin gerekliliğine dikkat çekildi.
Kimlik, inanç, dil, cinsiyet veya siyasi düşünce nedeniyle ayrımcılık yapılmamasının barışın temel koşulları arasında bulunduğu belirtildi. Eşit yurttaşlık, hukukun üstünlüğü, örgütlenme özgürlüğü ve toplu pazarlık hakkının kalıcı barışın güvenceleri olduğu ifade edildi.
KESK ve EMEP’ten savaş karşıtı açıklamalar
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) da yayımladığı 1 Eylül bildirisinde savaşlara karşı emekçilerin ve halkların ortak mücadelesinin büyütülmesi çağrısında bulundu. Konfederasyon, barış talebinin demokrasi, eşitlik ve sosyal haklardan ayrı düşünülemeyeceğini belirtti.
Emek Partisi (EMEP) ise dünyada artan savaş ve işgal politikalarına karşı işçilerin birliği ile halkların kardeşliğini savunma çağrısı yaptı. Askerî harcamaların işçiler ve emekçiler üzerinde yeni ekonomik yükler oluşturduğu kaydedilen açıklamada, Türkiye’nin bölgesel çatışmaların dışında kalması istendi.
İstanbul’da yürüyüş ve açıklama
İstanbul Emek, Barış ve Demokrasi Güçleri de Dünya Barış Günü kapsamında Kadıköy’de yürüyüş ve basın açıklaması düzenleme kararı aldı. Emek ve meslek örgütleri, siyasi partiler ve demokratik kitle örgütlerinin katılacağı etkinlikte savaşlara, sömürüye ve baskı politikalarına karşı barış talebinin dile getirilmesi bekleniyor.
Emek örgütleri, 1 Eylül dolayısıyla yaptıkları çağrılarda savaş politikalarına karşı dayanışmanın büyütülmesini; halkların eşitlik, özgürlük ve kardeşlik temelinde birlikte yaşayabileceği demokratik bir düzenin kurulmasını istedi.








