10 Ekim Barış Derneği, 1 Eylül Dünya Barış Günü dolayısıyla “Barışa ve adalete her zamankinden fazla ihtiyacımız var” başlıklı açıklama yayımladı.
Açıklamada, 1 Eylül’ün İkinci Dünya Savaşı’nın başlangıç tarihi olduğu hatırlatılarak, savaşların arkasında yalnızca liderlerin politik tercihleri değil, silah ticareti, sermayenin kâr hırsı ve halklar üzerindeki baskı düzeninin bulunduğu belirtildi.
Dernek, Gazze, Lübnan, İran, Venezuela, Afrika ülkeleri ile Ukrayna-Rusya savaşı üzerinden dünyada savaş politikalarının sürdüğüne dikkat çekti. Avrupa’nın da bu tablo karşısında sessiz kalmakla kalmadığı, silah sanayisi ve kapitalist çıkarlar üzerinden savaş düzeninin parçası haline geldiği savunuldu.
Türkiye’nin de bölgedeki savaş politikalarının dışında olmadığı belirtilen açıklamada, silah ticareti, İHA-SİHA ve mühimmat satışlarına dikkat çekildi. Savaşların bedelini ise emekçilerin, yoksulların ve halkların ödediği ifade edildi.
Açıklamada, Kürt sorununa dayanan ve son dönemde yeni bir aşamaya gelen sürece de değinildi. Silahların susmasının önemli olduğu ancak tek başına barış için yeterli olmadığı vurgulandı.
10 Ekim Barış Derneği, demokratik bir rejimin kurulması, kayyum uygulamalarından vazgeçilmesi, hakikatin açığa çıkarılması ve geçmişle yüzleşmenin sağlanması gerektiğini belirtti.
Dernek, 10 Ekim 2015 Ankara Katliamı’nda yaşamını yitirenlerin aileleri ve yaralıları olarak, barışın ancak adaletle mümkün olacağını vurguladı.
Açıklamada, başta 2015 yılında yaşanan katliamlar olmak üzere tüm katliamların gerçek faillerinin ve devlet kurumlarıyla ilişkilerinin açığa çıkarılması istendi.
10 Ekim Barış Derneği, “Barış istemekten ve adalet için mücadele etmekten vazgeçmeyeceğiz” diyerek açıklamasını barış çağrısıyla tamamladı.








