Bursa Uludağ Üniversitesi’nde yapılan araştırma, aile hekimlerinin çocuk ihmali ve istismarı vakalarına ilişkin bilgi düzeyi ile adli bildirim sürecindeki çekincelerini ortaya koydu.
Kısa Dalga’dan Gülseven Özkan’ın haberine göre, 128 aile hekiminin katıldığı araştırmada hekimlerin yüzde 52,3’ü meslek yaşamında çocuk ihmali veya istismarı şüphesiyle karşılaştığını belirtti.
Bu hekimlerin yüzde 51,5’i resmi makamlara bildirim yaptığını, yüzde 48,5’i ise bildirimde bulunmadığını söyledi.
Bildirim yapmayan hekimler, en sık çocuğun ailesinden ayrılacağı endişesini gerekçe gösterdi. Bunu yeterli kanıt bulunmadığı düşüncesi, hekimin zarar görebileceği korkusu ve çocuğun daha kötü bir duruma düşebileceği kaygısı izledi.
Araştırmada eğitim eksikliği de dikkat çekti. Hekimlerin yalnızca yüzde 21,1’i mezuniyet sonrasında çocuk ihmali ve istismarı konusunda eğitim aldığını belirtirken, yüzde 93’ü bu alanda daha fazla bilgiye ihtiyaç duyduğunu ifade etti.
Hekimlerin yalnızca yüzde 16,4’ü görev yaptığı kurumda çocuk istismarı durumunda izlenmesi gereken standart bir talimat olduğunu bildiğini söyledi.
Araştırmayı yapan Dr. Hasibe Şahin, aile hekimlerinin çocuk ihmali ve istismarını tanıma konusunda belirli bir bilgi düzeyine sahip olduğunu, ancak adli bildirim, hukuki süreçler ve çocuk koruma sistemi konusunda eksiklikler bulunduğunu belirtti.
Bursa Tabip Odası Başkanı Dr. Ferda Firdin ise hekimlerin çekincelerinin çoğu zaman çocuğa zarar verme kaygısından kaynaklandığını ifade etti. Firdin, doğru ve zamanında bildirimin hem çocuğun korunması hem de adli süreç açısından kritik önemde olduğunu vurguladı.








