Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın (TGS) hazırladığı 1 Nisan 2025 – 1 Nisan 2026 dönemini kapsayan basın özgürlüğü raporu, gazetecilere yönelik baskı, yargılama ve sansür uygulamalarının boyutunu gözler önüne serdi. Bir yıllık döneme ilişkin hazırlanan kapsamlı çalışmada cezaevindeki gazetecilerden internet sansürüne, RTÜK müdahalelerinden medya çalışanlarının ekonomik koşullarına kadar birçok başlık yer aldı.
Raporda kullanılan verilerin; sendikaya yapılan başvuru ve şikâyetler, açık kaynak araştırmaları, dava takipleri, cezaevi ve işyeri ziyaretleri ile resmi kurumlara yapılan bilgi edinme başvurularından derlendiği belirtildi.
14 Gazeteci Hâlâ Cezaevinde
Rapora göre 1 Nisan 2026 itibarıyla gazetecilik faaliyetleri nedeniyle Türkiye’de 14 gazeteci cezaevinde bulunuyor. Cezaevindeki gazetecilerin sekizinin tutuklu, altısının ise hükümlü olduğu kaydedildi. Tutuklu gazeteciler arasında muhabirler, yazarlar, editörler ve yayın yönetmenleri yer aldı.
Cezaevindeki gazetecilerden üçünün kadın, 11’inin erkek olduğu ifade edilirken; farklı medya kuruluşlarında çalışan gazetecilerin “örgüt üyeliği”, “anayasal düzeni ihlal”, “cumhurbaşkanına hakaret”, “propaganda” ve “halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” gibi suçlamalarla yargılandığı aktarıldı.
“Dezenformasyon Yasası” Raporda Özel Başlık Oldu
TGS’nin raporunda bu yıl özel olarak Türk Ceza Kanunu’nun 217/A maddesi de incelendi. Kamuoyunda “dezenformasyon yasası” olarak bilinen düzenlemenin, yürürlüğe girdiği 2022 yılından bu yana gazeteciler aleyhine yoğun biçimde kullanıldığı vurgulandı.
Raporda, “Halkı Yanıltıcı Bilgiyi Alenen Yayma” suçlamasının basın özgürlüğü üzerindeki etkilerine dikkat çekilirken, Türkiye Barolar Birliği Başkanı Avukat R. Erinç Sağkan’ın değerlendirmeleri ile tutuklu gazeteci İsmail Arı’nın cezaevinden gönderdiği mektuba da yer verildi.
Son Bir Yılda 19 Gazeteci Tutuklandı
Rapora göre 1 Nisan 2025 ile 1 Nisan 2026 tarihleri arasında toplam 19 gazeteci tutuklandı. TGS, özellikle son yıllarda gazetecilere yönelik “adli kontrol” tedbirlerinin de yaygınlaştığını belirterek, bu uygulamaların fiili bir baskı aracına dönüştüğünü kaydetti.
RTÜK, BİK ve İnternet Sansürü de Raporda
Çalışmada yalnızca tutuklamalar değil, medya kuruluşlarına yönelik idari yaptırımlar da ele alındı. RTÜK ve Basın İlan Kurumu’nun uyguladığı yaptırımların yıllık bilançosuna yer verilen raporda, internet medyasına yönelik erişim engelleri ve içerik kaldırma kararlarının da arttığına dikkat çekildi.
Gazetecilere yönelik fiziksel ve sözlü saldırılar ile bu saldırılara ilişkin cezasızlık uygulamaları da raporun öne çıkan başlıkları arasında yer aldı.
Medya Çalışanlarının Yoksulluk Tablosu
Raporun son bölümünde medya sektöründeki ekonomik tabloya ilişkin dikkat çekici veriler paylaşıldı. “Yoksulluk Araştırması: Ekonomik ve Sosyal Düzey Anketi” sonuçlarına göre sektörde güvencesizlik, düşük ücret ve sendikasızlaşma temel sorunlar arasında gösterildi.
Anketin, TGS üyesi gazeteciler arasında gerçekleştirildiği ve özellikle toplu iş sözleşmesi bulunmayan işyerlerinde çalışan gazetecilerin ekonomik koşullarının daha ağır olduğunun tespit edildiği belirtildi.
Kayıtdışı Çalışma ve Bilgiye Erişim Engeli Vurgusu
TGS, medya sektöründeki kayıtdışı istihdamın boyutuna ilişkin resmi verilerin bulunmamasının önemli bir sorun olduğuna dikkat çekti. Raporda ayrıca resmi kurumların bilgi edinme başvurularına yönelik tutumunun da veri toplama süreçlerini zorlaştırdığı ifade edildi.
Raporun tamamı için; https://tgs.org.tr/wp-content/uploads/2026/05/2025-2026-Basin-Ozgurlugu-Raporu.pdf








