• Ana sayfa
  • Hak Örgütlerinden Çağrı: “Kuyu Tipi Hapishaneler Kapatılsın”
  • Hakkımızda
  • Home 2
  • İletişim
  • KKTC CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİTÜRKİYE’NİN DE SEÇİMİDİR
  • Künye
  • Örnek sayfa
Cumartesi, Mart 14, 2026
DİB | Demokrasi İçin Birlik
No Result
View All Result
  • Siyaset
  • Yerel Platform/Meclisler
  • Emek
    • Ekonomi
  • Çevre
  • Yaşam ve Haklar
    • İnsan Hakları
    • Kültür
    • Çocuk
    • Kadın
  • Dış Haberler
  • DİB Avrupa
  • DİB – NOT
  • DİB Arşiv
  • Yazarlar
  • Siyaset
  • Yerel Platform/Meclisler
  • Emek
    • Ekonomi
  • Çevre
  • Yaşam ve Haklar
    • İnsan Hakları
    • Kültür
    • Çocuk
    • Kadın
  • Dış Haberler
  • DİB Avrupa
  • DİB – NOT
  • DİB Arşiv
  • Yazarlar
No Result
View All Result
Demokrasi İçin Birlik
No Result
View All Result
Home DİB Avrupa

Boğaziçi Üniversitesi Direnişi: Akademinin Değişen Tanımı; Yıkıl Git, Diren Kal!

DİB Haber by DİB Haber
12 Şubat 2026
A A
0
Boğaziçi Üniversitesi Direnişi: Akademinin Değişen Tanımı; Yıkıl Git, Diren Kal!




Ümit ÖZDEMİR / 12.02.2026

Unutulmaz film sahnesidir: Mahmut Hoca, Özel Çamlıca Lisesi’nden kendisini kovmak isteyen okulun sahibine “ben tüccar değilim, eğitimciyim” diyerek direnirken, yaşadığı stresten dolayı kalp krizi geçirir. Eğitimde neoliberal dönüşümün haberini veren bu film sahnesi, Boğaziçi Üniversitesi’nde yaşanacakların habercisi gibiydi.

READ ALSO

Zürih’te 8 Mart Paneli: Patriyarkal Kapitalizme Karşı Her Alanda Direniş

Demokrasi İçin Birlik: Nefreti Yasalaştırma Girişimine Hayır!

Kayyum atandıktan sonra kolu bacağı kırılan, bölümleri, kütüphanesi, laboratuvarları kapatılan, akademisyenlerinin önemli bir kısmı rektörlük – yeni adı kayyumluk- binası önünde 1000 günden fazladır direnişe geçen üniversiteye son kötülük, kulüp binalarının boşaltılması için TOMA destekli polis saldırısıydı.

Bu saldırıya, burjuva basındaki gibi “polisin sertçe müdahalesi” demek istemeyiz çünkü polis, kayyum emriyle kapatılmak istenen kulüplerini korumak isteyen öğrencilere açıkça saldırıyor. Saldırıyı durdurmak için kampüs dışından gelen öğrencilerin kampüs içine girmemeleri için kapının kapatılması ve sonrasında yaşanan saldırı, esasen Boğaziçi Üniversitesi’nin arazisinin yağmaya açılmasıyla yakından ilgili.

Melih Uslu ile başlayan kayyum saldırılarının, bezdirme operasyonlarının, içten fethetme kötülüklerinin tamamında gizlenen niyet, Boğaziçi Üniversitesi’nin başka bir yere taşınması ve boşalan arazinin inşaat baronları tarafından yağmalanmasıdır. Boğaziçi Üniversitesi’nin Etiler sırtlarındaki değerli arazisi, saray rejiminin yağmacılarının iştahını kabartıyor. Boğaziçi Üniversitesi kentin içinde kalan ve çevresindeki eko sistemi ayakta tutan bir yapıya sahip.

Naci İnci ile devam eden ‘Boğaziçi Üniversitesi’nin yok edilmesi planı’, kimi apolitik öğrencilerin isimlerini saydığı pop yıldızlarının Boğaziçi Üniversitesi mezunu olmasından kaynaklı bir popülariteden çok, öğrenci kulüplerinin Boğaziçi Üniversitesi kimliğini bütünleyen önemli bir işleve sahip olmasıdır.

Kuruluş ve öğrenci yapısı itibariyle liberal bir çizgiye oturan Boğaziçi Üniversitesi, model aldığı Amerikan üniversitelerinin bir benzerini yani öğrenci kulüplerinin hayata geçirirken, kurucuların tamamı, kulüplerle öğrencilerin aktif siyasetle ilgilenmesinin önüne geçmeye çalıştı.

Bildiğiniz üzere devletin ideolojik aygıtlarından biri olarak tasarlanan üniversiteler, ne zaman bu işlevini kaybetse, gerçek kimliğini mücadele içinde kazanmışlardır. Boğaziçi Üniversitesi’nin bütün unsurları ne yazık ki ülke ve akademi sorunlarına taraf olma konusunda bugüne kadar oldukça pasif bir çizgi izlediler.

Boğaziçi üniversite öğrencilerinin maruz kaldıkları saldırı, yarı sömürgeci inşaat baronlarının partisi AKP ve yedeğindeki güçlerin üniversitenin varlığına kast eden uygulamaları, Boğaziçi Üniversitesi’nin bütün unsurlarını hızla politikleştirdi. Bu mecburi politikleşme çizgisi, akademinin sadece üniversite duvarları içine hapsolmaması, ülke ve üniversite sorunlarına da taraf olması sol fikrine doğru evrilirse bundan hem Boğaziçi üniversiteliler hem de memleket büyük bir kazanım elde edecektir. Böylece belki de üniversite, öğrencilerin ironik isimlendirmesiyle “paraşüt akademisyenlerden” yani saray tarafından atanarak, üniversiteyi tanınmaz hale getirenlerden kurtulmanın önü açılabilir. Üniversitelerin kendi idari ve mali özerkliğinin garantisi, 12 Eylül artığı YÖK gibi kurumların tasfiye edilmesi belki o zaman bilince çıkarılabilir. Bütün bu demokratik koşulların gerçekleşmesiyle üniversiteler sadece sınav, araştırma ve sermaye sınıfının neoliberal projecilerin cirit attığı mekanlar olmaktan çıkarak, gerçek anlamını bulabilir. Üniversitelerin serbet düşüşten kurtulması, hayata ve insanlara dokunan birer eğitim kurumuna dönüşmesi için yapılması gerekenlerin neler olduğu konusunda fikir sahibi olmak isteyenler 68’lilerin siyasal ve kültürel pratiklerine bakabilirler.

“Seçkin” bir üniversitede okuduğu zannıyla bugüne kadar olan bitene sessiz kalan öğrenci kitlesi de dahil bütün Boğaziçi üniversiteliler, olumlu bir örnek görmek istiyorlarsa önlerinde iyi bir örnek var: 19 Mart günü istibdata karşı polis barikatlarını yıkan İstanbul üniversiteliler mücadele geleneklerini kanıtladılar ve bu mücadelenin yarattığı solcu-halkçı geleneğe katkı sunmak isteyenlere kapıları açtılar. İstibdat rejiminin hayat şartlarını günden güne ağırlaştığırdığı ülkemizde, çoğu yarı proleter öğrencilerin emekçi sınıflarla mücadelenin ortaklaşması, her türlü sorunun aşılması için geçilmesi gereken eşiklerden biri olabilir. Mahmut Hoca ruhuyla okulunu sattırmayan öğrencilere, projeci bir tüccarlığı değil, bilimsel ahlakı savunan akademisyenlere ve bütün bunların toplamından neşet eden yeni özgür, özerk bir üniversiteye her zamakinden daha fazla ihtiyacımız var.

Direnirken başka bir kimlik kazanan Boğaziçi üniversitelilere selam, çünkü siz de biliyorsunuz, okumuş insan halkının yanındadır.

ShareTweet
DİB Haber

DİB Haber

Related Posts

Zürih’te 8 Mart Paneli: Patriyarkal Kapitalizme Karşı Her Alanda Direniş
DİB Avrupa

Zürih’te 8 Mart Paneli: Patriyarkal Kapitalizme Karşı Her Alanda Direniş

13 Mart 2026
Demokrasi İçin Birlik: Gözaltına Aldığınız 115 Sosyalisti Hemen Serbest Bırakın!
İnsan Hakları

Demokrasi İçin Birlik: Nefreti Yasalaştırma Girişimine Hayır!

19 Şubat 2026
Yunus Emre Vakfı soygunu: Hakiki “ahtapot” nedir, neye benzer ?
DİB Arşiv

Yunus Emre Vakfı soygunu: Hakiki “ahtapot” nedir, neye benzer ?

17 Şubat 2026
Migros Direnişi ve Medyada Tarafsızlık Tartışması
Emek

Migros Direnişi ve Medyada Tarafsızlık Tartışması

9 Şubat 2026
Demokrasi, Hukuk ve Bölgesel Krizler: DİB Avrupa – İsviçre SP Görüşmesi
DİB Avrupa

Demokrasi, Hukuk ve Bölgesel Krizler: DİB Avrupa – İsviçre SP Görüşmesi

7 Şubat 2026
DİB Basın Açıklaması: Migros Depo İşçilerinin Grevine Destek Çağrısı
DİB - NOT

DİB Basın Açıklaması: Migros Depo İşçilerinin Grevine Destek Çağrısı

5 Şubat 2026
Next Post
KISA VOLTA* ÜZERİNE

KISA VOLTA* ÜZERİNE

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

POPULAR NEWS

Geç Faşizme Karşı Bir Anlamlandırma Yöntemi Önerisi: Konjonktürel Analiz

Geç Faşizme Karşı Bir Anlamlandırma Yöntemi Önerisi: Konjonktürel Analiz

21 Eylül 2025
Patriarkal-Kapitalist Duygu Rejiminde Bir Şiddet Biçimi: Karizma Yoluyla İstismara Hazırlama (Karizmatik Grooming)

Patriarkal-Kapitalist Duygu Rejiminde Bir Şiddet Biçimi: Karizma Yoluyla İstismara Hazırlama (Karizmatik Grooming)

26 Kasım 2025
Kuzey Kıbrıs Seçimleri Üzerine: Vesayet, Sınıf ve Kimlik

Kuzey Kıbrıs Seçimleri Üzerine: Vesayet, Sınıf ve Kimlik

28 Ekim 2025
Kıbrıs’ta Sandıktan Çıkan Mesaj ve Erhürman’ın Zorlu Müzakere Sınavı

Kıbrıs’ta Sandıktan Çıkan Mesaj ve Erhürman’ın Zorlu Müzakere Sınavı

30 Ekim 2025
REJİM TÜRKİYE’Yİ SON HESAPLAŞMAYA ZORLUYOR

REJİM TÜRKİYE’Yİ SON HESAPLAŞMAYA ZORLUYOR

6 Eylül 2025

EDITOR'S PICK

Eren Keskin’e Almanya’dan Bir İnsan Hakları Ödülü Daha: Gerhart Baum Onuruna Layık Görüldü

Eren Keskin’e Almanya’dan Bir İnsan Hakları Ödülü Daha: Gerhart Baum Onuruna Layık Görüldü

20 Ağustos 2025
Ortak Değerler ve Hedefler Etrafında Birleşmek

Ortak Değerler ve Hedefler Etrafında Birleşmek

22 Ağustos 2025
Demokrasi İçin Birlik: Halep’te Kürtlere, Süryanilere ve Araplara Yönelik Saldırıları Kınıyoruz

Demokrasi İçin Birlik: Halep’te Kürtlere, Süryanilere ve Araplara Yönelik Saldırıları Kınıyoruz

8 Ocak 2026
Birlik

Birlik

24 Ağustos 2025

DİB Hakkında

  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim

Kategoriler

  • Çevre
  • Çocuk
  • DİB – NOT
  • DİB Arşiv
  • DİB Avrupa
  • Dış Haberler
  • Ekonomi
  • Emek
  • İnsan Hakları
  • Kadın
  • Kültür
  • Manşetler
  • Siyaset
  • Yaşam ve Haklar
  • Yazarlar
  • Yazarlar Slider
  • Yerel Platform/Meclisler
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim

© 2025 DİB / Demokrasi İçin Birlik Bütün Hakları Saklıdır

No Result
View All Result
  • Siyaset
  • Yerel Platform/Meclisler
  • Emek
    • Ekonomi
  • Çevre
  • Yaşam ve Haklar
    • İnsan Hakları
    • Kültür
    • Çocuk
    • Kadın
  • Dış Haberler
  • DİB Avrupa
  • DİB – NOT
  • DİB Arşiv
  • Yazarlar

© 2025 DİB / Demokrasi İçin Birlik Bütün Hakları Saklıdır