Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin, CHP’nin 38. Olağan ve 21. Olağanüstü Kurultaylarına ilişkin verdiği “mutlak butlan” kararı siyasette yeni bir tartışmanın fitilini ateşledi.
Mahkeme, mevcut Genel Başkan Özgür Özel ve parti yönetiminin tedbiren görevden uzaklaştırılmasına hükmederken, partiyi yeniden kurultaya götürme yetkisinin Kemal Kılıçdaroğlu yönetimine geçebileceği değerlendiriliyor.
İlk derece mahkemesinde reddedilen davanın istinaf aşamasında farklı yönde sonuçlanması, CHP’de hukuki ve siyasi açıdan kritik bir sürecin başlamasına neden oldu. Kararla birlikte parti yönetiminde fiili bir değişim ihtimali gündeme gelirken, gözler şimdi Yargıtay’a taşınacak temyiz sürecine çevrildi.
Hukuki açıdan “mutlak butlan”, bir işlemin kuruluş aşamasındaki ağır sakatlık nedeniyle baştan itibaren geçersiz kabul edilmesi anlamına geliyor. Mahkemenin yalnızca kurultayları geçersiz saymakla kalmayıp tedbir kararı da vermesi, kararın etkisini daha da artırdı.
Tedbir hükmü kapsamında Özgür Özel yönetiminin yetkilerinin askıya alınması, eski yönetimin yeniden parti merkezinde söz sahibi olmasının önünü açtı. Bu süreçte Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibinin partiyi kısa süre içinde olağanüstü kurultaya götürmesi bekleniyor.
Öte yandan kararın kesinleşmemiş olması, sürecin yeni hukuki tartışmalara açık olduğunu gösteriyor. CHP yönetiminin kararı Yargıtay’a taşıması beklenirken, olası yönetim anlaşmazlıklarının parti içinde yeni kriz başlıkları oluşturabileceği iddia ediliyor.
Taraflar arasında yetki ve devir tartışmalarının büyümesi halinde kayyım seçeneğinin de gündeme gelebileceği yorumları yapılıyor.
Mahkeme kararında, taraflara tebliğden itibaren iki hafta içinde Yargıtay’da temyiz yolunun açık olduğu belirtildi. Ancak tedbir kararının derhal uygulanabilecek nitelikte olması nedeniyle süreç, “CHP tarihinin en kritik dönemeçlerinden biri” olarak değerlendiriliyor.
İktidar cephesinde karar, daha çok kurultay sürecine ilişkin tartışmalar ve yargının denetim rolü üzerinden değerlendiriliyor. İktidara yakın çevrelerde yapılan yorumlarda, CHP kurultayına yönelik usulsüzlük iddialarının uzun süredir kamuoyunun gündeminde olduğu vurgulanırken, mahkemenin verdiği kararın söz konusu tartışmaları yeni bir boyuta taşıdığı ifade ediliyor.
Özellikle delegeler üzerinde etkili olduğu öne sürülen bazı iddiaların dava sürecinde dikkat çekici başlıklardan biri haline geldiği belirtiliyor.
Muhalefet kanadında ise kararın siyasi etkileri ön plana çıkmış durumda. CHP örgütleri ve partiye yakın siyasi çevrelerde, alınan kararın parti tabanında kabul görmeyeceği yönünde değerlendirmeler yapılıyor. Sürecin yalnızca hukuki değil aynı zamanda siyasi sonuçlar doğuracağı görüşü dile getirilirken, kararın muhalefet içinde yeni tartışmaları beraberinde getirebileceği ifade ediliyor.
Parti kulislerinde ise yaşanan gelişmelerin CHP’de yeni bir iç mücadele dönemini başlatabileceği yorumları öne çıkıyor.





