Dargeçit’te 1995-1996 yılları arasında kaybedilen kişilerle ilgili davanın zamanaşımı nedeniyle düşürülmesi, yeni bir hukuki tartışmayı beraberinde getirdi.
Yargıtay 1. Ceza Dairesi, aralarında çocukların da bulunduğu 9 kişinin kaybedilmesine ilişkin davayı, 30 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle düşürmüştü.
Kararın ardından mağdur ailelerin avukatı Erdal Kuzu, kararda imzası bulunan daire üyeleri hakkında Hakimler ve Savcılar Kurulu’na suç duyurusunda bulundu.
Kuzu’nun başvurusunda, dosyanın yaklaşık iki yıl boyunca bekletildiği ve bu nedenle zamanaşımına uğradığı ileri sürüldü.
Dilekçede, kararın zamanaşımı süresinin dolmasından kısa süre sonra verilmesine dikkat çekilerek, bunun “basit bir ihmal değil, bilinçli bir yargısal pasifizm” olduğu savunuldu.
“Adalete Erişim Engellendi”
Başvuruda, davaların makul sürede sonuçlandırılması yükümlülüğünün yerine getirilmediği belirtilerek, mağdur ailelerin adalete erişim hakkının ihlal edildiği öne sürüldü.
Ayrıca yaşam hakkının etkili soruşturma yükümlülüğüne ilişkin içtihatlara atıf yapılarak, zamanaşımı nedeniyle cezasızlık oluşmasının hukuk devleti ilkesini zedelediği ifade edildi.
HSK’ye Soruşturma Talebi
Suç duyurusunda, Yargıtay üyeleri hakkında “görevi kötüye kullanma” ve “görevi ihmal” suçlamaları kapsamında soruşturma açılması talep edildi.
Başvuruda ayrıca, dosyanın zamanaşımına uğramasına neden olan süreçlerin incelenmesi ve sorumlular hakkında gerekli işlemlerin yapılması istendi.
Dargeçit davası, 1990’lı yıllarda bölgede yaşanan zorla kaybetme iddialarına ilişkin en dikkat çeken dosyalar arasında yer alıyordu.








