Avrupa Demokrasi İçin Birlik (DİB), İsviçre Sosyal Demokrat Partisi (SP) Federal Meclis Üyesi Céline Widmer ile bir araya gelerek demokrasi, hukuk devleti ve bölgesel gelişmeler üzerine kapsamlı bir görüşme gerçekleştirdi.
Avrupa Demokrasi İçin Birlik (DİB) temsilcileri ile İsviçre Sosyal Demokrat Partisi (SP) Federal Meclis Üyesi ve Zürih Kent Meclisi Üye Adayı Sayın Céline Widmer arasında kapsamlı bir görüşme gerçekleştirildi.
Görüşmenin başlangıcında, Demokrasi İçin Birlik Platformu’nun kuruluş amacı, bileşenleri, politik ve toplumsal hedefleri ile bugüne dek yürüttüğü çalışmalar hakkında ayrıntılı bir bilgilendirme yapıldı. Ardından, dünya genelinde yaşanan güncel siyasal, ekonomik ve toplumsal gelişmeler ışığında karşılıklı bir durum değerlendirmesinde bulunuldu.
Söz konusu buluşmanın, küresel ölçekte derin siyasal ve toplumsal kırılmaların yaşandığı bir döneme denk gelmesi nedeniyle özel bir anlam taşıdığı vurgulandı. Ayrıca bu görüşmenin, Avrupa DİB adına resmi düzeyde gerçekleştirilen ilk diplomatik temas olduğu ifade edildi. Bu çerçevede, demokratik değerleri savunan aktörlerin uluslararası ölçekte dayanışma ve karşılıklı etkileşim içinde olmasının taşıdığı yaşamsal öneme dikkat çekildi.
Avrupa DİB temsilcileri, İsviçre başta olmak üzere Avrupa genelinde demokratik güçlerle kurulan ilişkilerin bilinçli, sürdürülebilir ve derinlikli bir biçimde geliştirilmesini temel hedefler arasında gördüklerini belirtti.
Céline Widmer ise, DİB’i yakından tanımaktan ve bu görüşmeden duyduğu memnuniyeti dile getirdi. Demokratik ve toplumsal inisiyatiflerin yalnızca İsviçre’de değil, Avrupa genelinde de önemli bir ihtiyaca karşılık geldiğini vurgulayan Widmer, günümüzde toplumların siyasal katılımdan giderek uzaklaştığını ve popülist akımların etkisine daha açık hale geldiğini ifade etti. Demokrasi ve hukuk devleti sorunlarının, bu değerlerden mustarip olan tüm kesimleri ilgilendirdiğini belirterek, ulusal ve uluslararası düzeyde dayanışmanın her zaman gerekli ve anlamlı olduğunun altını çizdi.
Görüşmede ayrıca Türkiye, Ortadoğu ve Rojava bağlamında Suriye’deki gelişmeler ele alındı. Widmer, özellikle Kürtlerin ve diğer azınlık topluluklarının uzun süredir sistematik baskı altında bulunduğunu, bölgesel gelişmeler üzerinden yaşam haklarının sınırlandırıldığını ve bu kesimlere yeterli yaşam alanı tanınmadığını ifade etti. Mevcut tablonun son derece belirsiz ve karmaşık olduğunu vurguladı.
Türkiye’de muhalif olmanın giderek zorlaştığına dikkat çeken Widmer, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve muhalefetin kazandığı belediyelere atanan kayyımlar üzerinden yaşanan gelişmelerin ciddi hukuk devleti sorunlarına işaret ettiğini belirtti. Türkiye’nin giderek daha otoriter bir yönelim izlediğinin farkında olduklarını, radikal dini söylemlerin yalnızca bölge açısından değil, orta ve uzun vadede Avrupa için de riskler barındırdığını ifade etti.
Avrupa DİB temsilcileri görüşmede, azınlık topluluklarının tarihsel olarak baskı ve şiddet riskiyle karşı karşıya kaldığını, Suriye özelinde yaşanan gelişmelerin bu durumu somut biçimde ortaya koyduğunu dile getirdi. Karşılıklı değerlendirmelerin ardından Widmer, söz konusu konulara Federal Parlamento düzeyinde daha fazla ağırlık vereceğini, yaşanan hukuksuzluklar ve anti-demokratik uygulamaları soru önergeleri aracılığıyla gündeme taşımayı ve kamuoyunun dikkatinde tutmayı hedeflediğini ifade etti. Ayrıca, kendi partisi SP başta olmak üzere diğer siyasi aktörlerle de bu konularda temas ve istişarelerini sürdüreceğini belirtti. Görüşme, önümüzdeki seçim dönemi ve sonrasında ortak sosyal ve politik projeler geliştirilmesine yönelik karşılıklı iyi niyet ve iş birliği iradesiyle sona erdi.

















