Haziran ayı, ONUR AYI. Dünyanın her yanında LGBTİ+’lar, kendi cinsel kimliklerinden onur duyduklarını, kendilerini diğer cinsel kimliklerle eşit gördüklerini ve bunu toplumsal alanda görünür olarak ifade etmek istediklerini Haziran ayı boyunca onur yürüyüşleri ve etkinlikleri gerçekleştirerek ortaya koyuyorlar.
Tabii Türkiye’de rejimin ve bir kısım yandaşlarının her türlü ayrımcılığına maruz kalıyorlar. Dünya sağı gibi AKP de lgbti+’ları, “cinsiyetsizleştirme” dedikleri deli saçması bir komplo teorisine göre, aile kurumuna yönelik, “dış kaynaklı bir tehdit” olarak düşmanlaştırıyor, hedef haline getiriyor. 11. Yargı paketine bu çerçevede konulan baskıcı hükümler geri çekilmişti. Bu defa kadınların boşanma hakkını yok eden hükümlerin yanı sıra 11. yargı paketindeki geri çekilme maddeler 12. yargı paketiyle geri döndü.
Bu ayrımcı, düşmanca zihniyet yüzünden, bu yıl da binlerce polis, şehri topyekün hapishaneye çeviren demir bariyerlerle yol kesiyor, herkesin hayatını cehenneme çeviriyor. Onur yürüyüşü ve etkinlikleri önlemek amacıyla biber gazı, plastik mermi, ters kelepçeli gözaltılar, gözaltında şiddet, aşağılama ve cinsel taciz uygulamaları yaygın biçimde gerçekleşiyor.
Demokrasi İçin Birlik toplumsal muhalefetin en ağır baskılara maruz kalan ve bedel ödeyen LGBTİ+ arkadaşlarımızla dayanışma içinde olmayı her zaman çok önemsedi. Meclisimizde ve koordinasyon Kurulumuzda kurumsal temsilcilerinin bulunmasından gurur duyuyoruz. Bu dayanışmayı daha güçlü hale getirmek için 30 Haziran’da olabildiğince çok kurum temsilcileriyle bir araya gelmek istedik.








