TÜİK verileri işgücü piyasasında kadınlar açısından derinleşen tabloyu ortaya koydu. Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) 2026 yılı ilk çeyrek işgücü verileri, genç kadın işsizliğinde dikkat çekici seviyelere işaret etti. Verilere göre 15-24 yaş grubundaki genç kadınlarda işsizlik oranı yüzde 20,4’e yükselirken, her 5 genç kadından birinin işsiz olduğu görüldü.
Genç erkeklerde işsizlik oranı yüzde 12,6 seviyesinde kalırken, kadınlarla erkekler arasındaki fark yaklaşık 8 puana ulaştı. Genel genç işsizlik oranı ise yüzde 15,2 olarak kaydedildi.
Kadınlar işgücüne daha az katılıyor
TÜİK verileri yalnızca işsizliği değil, kadınların işgücü piyasasına katılımındaki zayıf görünümü de ortaya koydu. 2026 yılının ilk çeyreğinde kadınlarda işgücüne katılma oranı yüzde 35,2 olarak gerçekleşirken, erkeklerde bu oran yüzde 70,5 oldu.
İstihdam oranlarında da belirgin fark dikkat çekti. Erkeklerde istihdam oranı yüzde 65,7 seviyesinde ölçülürken kadınlarda oran yüzde 31,3’te kaldı.
Genç kadın işsizliğindeki yüksek seviyenin eğitimden istihdama geçişte yaşanan sorunlar, kayıt dışılık, bakım yükümlülükleri ve kadın istihdamına yönelik sınırlı fırsatlardan kaynaklandığını değerlendiriyor.
İşsizlik düşse de tablo genç kadınlar için ağır
Genel işsizlik oranı yılın ilk çeyreğinde yüzde 8,2’ye gerileyerek sınırlı düşüş gösterse de kadınlar açısından tablo olumsuz seyrini korudu. Kadın işsizlik oranı yüzde 11,1 ile erkeklerin üzerinde gerçekleşirken, genç kadınlarda oran yüzde 20’nin üzerine çıktı.
İşgücü piyasasında geniş tanımlı işsizliği ifade eden atıl işgücü oranının yüzde 30,4’e yükselmesi de özellikle kadınlar ve gençler açısından istihdamdaki kırılganlığın sürdüğüne işaret etti.
Hizmet sektöründeki kayıp kadın istihdamını etkiledi
İlk çeyrekte en büyük istihdam kaybı 189 bin kişiyle hizmet sektöründe yaşandı. Kadın istihdamının yoğunlaştığı sektörlerin başında gelen hizmet alanındaki daralmanın, genç kadınların iş bulma imkanlarını daha da zorlaştırdığı değerlendiriliyor.
Toplam istihdam içinde hizmet sektörünün payı yüzde 59,3 olurken, tarımın payı yüzde 13,8, sanayinin payı yüzde 20,2 ve inşaat sektörünün payı yüzde 6,7 olarak gerçekleşti.








