Heybeliada’da kıyı, orman ve kamusal alan tartışması nedeniyle düzenlenen yürüyüşte, Adalılar ve ada dostları bir araya geldi. Heybeliada Mahalle Meclisi’nin “Talana, işgale, şiddete karşı ormanı, kıyıları ve birlikte yaşamı savunuyoruz” çağrısıyla düzenlenen yürüyüş, 23 Mayıs Cumartesi günü saat 16.00’da Heybeliada Şehir Hatları vapur iskelesi önünde başladı.
Katılımcılar, buradan Asaf Bey Plajı ve Piknik Alanı işletmesine doğru yürüyerek kıyıların ve orman alanlarının kamusal niteliğinin korunmasını istedi. Yürüyüşte, ormanların, kıyıların ve adanın tüm canlılara ve halka ait olduğu vurgulandı.
Heybeliada Mahalle Meclisi, Orman Genel Müdürlüğü tarafından “orman parkı” statüsüyle kiraya verilen Zeytinlik Orman Parkı ve bağlı kıyı şeridinde uzun süredir ihlaller yaşandığını savunuyor. Meclis, alanın tel örgüler, parmaklıklar ve kilitli kapılarla çevrilerek halkın ormana ve kıyıya erişiminin engellendiğini belirtiyor.
“Kıyılara erişim tamamen engellenmiş durumda”
Gazeteci ve Heybeliada Mahalle Meclisi üyesi Dilek Dindar, gazetemize yaptığı değerlendirmede sorunun yalnızca Heybeliada’yla sınırlı olmadığını, Adalar’ın tamamında kıyılara erişimin fiilen engellendiğini söyledi.
Dindar, “Adaların tamamında kıyılardan denize girebilme şansı artık ne Adalılar ne de turistler ve ziyaretçiler için mümkün” dedi.
Kıyıların halkın ortak kullanım alanı olduğunu belirten Dindar, yaşanan durumu anayasal hak ihlali olarak nitelendirdi:
“Bu, en temel anlamda Anayasa’ya aykırı bir durum. Kıyılara erişim tamamen engellenmiş durumda. Sadece Heybeliada’da değil; Büyükada, Heybeliada, Burgazada ve Kınalıada’da kıyı şeritleri adeta çevrilmiş ve Adalıların, ziyaretçilerin girişine fiilen kapatılmış durumda.”
Dilek Dindar, işletmelerin kıyı alanlarında hizmet verebileceğini ancak bunun yurttaşların denize erişim hakkını ortadan kaldıramayacağını vurguladı.
Dindar, “Bir işletme orada plaj açabilir, şezlong kiralayabilir; ben bunu almak zorunda değilim. Ama denize girmem engellenemez. Şezlong kiralamadan da denize girebilirim, kıyıda oturabilirim, güneşlenebilirim. Biz doğrudan bunun engellendiği bir durumla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.
Dindar’a göre sorun yalnızca ücretli plaj hizmeti değil; kıyıların kamusal kullanım dışına çıkarılması ve halkın doğrudan denize erişim hakkının fiilen engellenmesi.
“Dört tarafınız deniz ama denize giremiyorsunuz”
Adalar’da kıyı meselesinin doğrudan yaşam hakkı meselesine dönüştüğünü söyleyen Dindar, mahalle meclisleri olarak buna karşı mücadele ettiklerini belirtti.
“Adada yaşıyorsunuz, yaşam alanınız burası; dört tarafınız denizlerle çevrili ama siz denize giremiyorsunuz” diyen Dindar, ücretsiz ve güvenli denize girme alanlarının giderek daraldığını ifade etti.
Heybeliada’daki tabloyu somut bir örnekle anlatan Dindar, Adalıların çöp kamyonlarının ana karaya taşındığı limanın hemen yanında dar bir alanda denize girmek zorunda kaldığını söyledi:
“Heybeliada’da dört tarafımız denizlerle çevrili. Ön tarafımızda iskeleler ve teknelerin bulunduğu liman var. Aynı liman çöp kamyonlarının ana karaya taşınması için de kullanılıyor. Çıkartma gemileri geliyor, çöp kamyonlarını alıp karşıya götürüyor. Adalılar ise bunun hemen yanında, yaklaşık 50 metrekarelik dar bir alanda ücretsiz denize girmek zorunda kalıyor.”
Dindar, söz konusu alanın sağlık ve güvenlik açısından da riskli olduğunu belirterek, “Düşünün; çöp kamyonlarının taşındığı, devasa gemilerin yanaştığı bir alanın hemen yanında denize girmek zorunda bırakılıyoruz. Bize bırakılan alan bu” diye konuştu.
Asaf Bey Plajı çevresinde tahribat
Heybeliada Mahalle Meclisi’nin açıklamasında, Zeytinlik Orman Parkı ve kıyı şeridinde yalnızca erişim engeli yaşanmadığı; kıyıda betonlaşma ve dolgu çalışmaları yapıldığı, ormanda ağaçların seyreltildiği, bitki örtüsünün yok edildiği ve doğal dokunun bozulduğu ileri sürülüyor.
Dilek Dindar da Asaf Bey Plajı ve çevresinde deniz dolgusu, ormanlık alanda yapılaşma, betonlaşma ve hafriyat/kum taşınması gibi uygulamalar olduğunu bildirdi.
Dindar, “Asaf Bey Plajı’nın bulunduğu alanda bir süredir kıyı talan ediliyor. Deniz dolduruluyor, orman tahrip ediliyor. Ormanın içine depolar konuldu, zemine betonlar yerleştirildi, ekosistem bozuluyor. Sürekli kamyonlarla hafriyat ya da kum taşındığını görüyoruz” dedi.
Alanların çitlerle kapatıldığını söyleyen Dindar, buna karşı çıkan yurttaşların zaman zaman fiziki müdahalelerle karşılaştığını da ileri sürdü.
Köpek saldırısı tepkiyi büyüttü
Heybeliada Mahalle Meclisi’nin açıklamasında, işletme alanında tutulan kangal cinsi köpeklerin Büyük Tur yolunda yürüyüş yapan iki kişiye ve yanlarındaki “Reis” isimli köpeğe saldırdığı belirtildi. Açıklamaya göre Reis ağır yaralandı, onu kurtarmaya çalışan bir kişi de yüzünden ve dizinden yaralandı.
Dilek Dindar, son yaşanan olayın ardından tepkiyi yeniden yükseltme gereği duyduklarını belirtti. Dindar, sabah saatlerinde köpeğiyle yürüyüş yapan bir ada sakininin saldırıya uğradığını ileri sürerek şunları söyledi:
“Komşumuz sabah saatlerinde köpeğiyle gezerken, işletme alanındaki köpeklerin saldırısına uğradı. Köpeklerin asla serbest bırakılmaması gerekiyordu. Serbest bırakıldıkları için hem komşumuz hem onun köpeği yaralandı. Başka köpekler de zarar gördü. İki yaralanma yaşadık, iki kez ciddi tehlike atlattık.”
Dindar, sorunun hayvanlardan değil, hayvanların kontrolsüz bırakılmasından ve güvenlik unsuru gibi kullanılmasından kaynaklandığını vurguladı.
“Yerel yönetime ve kaymakamlığa bilgi verildi”
Dindar, benzer olayların daha önce de yaşandığını ve gerekli önlemlerin alınması için yerel yönetim ile kaymakamlığa defalarca bilgi verildiğini söyledi.
“Daha önce de benzer olaylar yaşandığı için gerekli bilgiler verildi, önlemlerin alınması için defalarca görüşüldü. Bu olayda da yerel yönetime ve kaymakamlığa bilgi verildi. Fakat geldiğimiz nokta ortada. İnsanların can güvenliğini tehlikeye atan, anayasal kıyıya erişim hakkımızı engelleyen, her yanı çitleyen ve halkın ortak alanını fiilen kapatan bu anlayışa karşı durmak zorundayız.”
Dindar, yaşananların yalnızca çevre sorunu olmadığını; kıyıya erişim hakkı, can güvenliği, hayvanlarla birlikte yaşam ve kamusal alan savunusu bakımından da kritik olduğunu söyledi.
Kurumlara çağrı yinelendi
Yürüyüşle birlikte Heybeliada Mahalle Meclisi’nin kurumlara yönelik çağrısı da yinelendi. Meclis, Orman Genel Müdürlüğü, Adalar Belediyesi, Adalar Kaymakamlığı, İlçe Emniyet Müdürlüğü ve İlçe Tarım Müdürlüğü başta olmak üzere ilgili kurumları göreve çağırıyor.
Mahalle Meclisi’nin talepleri arasında köpeklerin güvenli biçimde işletme kontrolünden alınması, rehabilitasyonlarının sağlanması, orman ve kıyı şeridindeki çit, tel örgü ve kapıların kaldırılması, kıyıya kesintisiz kamusal erişimin yeniden sağlanması, betonlaşma ve ekolojik tahribatın durdurulması yer alıyor.
Meclis ayrıca işletmeyle yapılan sözleşmenin feshedilmesini, “orman parkı” tahsislerinin kamu yararı gözetilerek iptal edilmesini ve ihmali bulunan yetkililer hakkında soruşturma başlatılmasını talep ediyor.
Yürüyüşte yapılan çağrıda ise adanın ormanlarının, kıyılarının ve ortak yaşam alanlarının tüm canlılara ve halka ait olduğu vurgulandı.
Dilek Dindar, yürüyüşün amacını şu sözlerle özetledi:
“Kıyılara erişimimizi engelleyen ve can güvenliğimizi tehdit eden bu yapıya karşı artık sessiz kalmak istemiyoruz.”








