Hindistan’da üniversite sınavlarına ilişkin usulsüzlük iddialarıyla başlayan öğrenci protestoları, kısa sürede genç işsizliği ve ekonomik sorunlara yönelik kitlesel gösterilere dönüştü. Kısa süre önce kurulan gençlik hareketinin öncülük ettiği eylemlerin ardından hükümet protestocuların taleplerini kabul ederken, Eğitim Bakanı görevinden ayrıldı.
Siyasi gözlemciler, uzun yıllardır güçlü kamuoyu desteğini koruyan Başbakan Narendra Modi’nin ilk kez genç seçmenlerden bu ölçüde tepki gördüğünü değerlendiriyor. Protestoların yalnızca eğitim sistemine yönelik eleştirilerle sınırlı kalmadığı, gençler arasında artan işsizlik, düşük ücretler ve gelecek kaygısının da öne çıktığı belirtiliyor.
Resmî verilere göre son yıllarda yüksek büyüme performansı sergileyen Hindistan ekonomisine rağmen, üniversite mezunu gençler arasında işsizlik önemli bir sorun olmaya devam ediyor. Uzmanlar, ekonomik büyümenin genç nüfusun beklentilerini karşılayacak düzeyde istihdam yaratamadığına dikkat çekiyor.
Gösteriler sırasında Delhi’de güvenlik güçlerinin öğrencilere yönelik müdahalesi de tartışma yarattı. Muhalefet ve insan hakları savunucuları, protestoculara karşı aşırı güç kullanıldığını savunurken, hükümet kamu düzenini sağlamak için gerekli önlemlerin alındığını açıkladı.
Analistler, bir sonraki genel seçimlere birkaç yıl olmasına rağmen, yaşanan protestoların Modi hükümeti açısından özellikle genç seçmenlerin beklentileri konusunda önemli bir siyasi uyarı niteliği taşıdığı görüşünde.








