Çocukların kurşuna maruz kalması, halk sağlığı açısından en ciddi çevresel risklerden biri olarak öne çıkıyor. Eski binalardaki kurşun bazlı boyalar, eski su tesisatları, trafik, sanayi kirliliği ve kirlenmiş toprak özellikle yoksul mahallelerde yaşayan çocuklar için daha büyük tehdit oluşturuyor.
Agos’ta Bülent Şık imzasıyla yayımlanan yazıda, İzmir’in bu konuda örnek bir adım atabileceğine dikkat çekildi. Şık, çocukların kurşundan korunmasının yalnızca sağlık politikası değil, aynı zamanda sosyal adalet meselesi olduğunu vurguladı.
Yazıda, Türkiye’de mahalle ölçeğinde kurşun riskini gösteren şeffaf ve erişilebilir bir haritanın bulunmadığına işaret edildi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin deprem sonrası yürüttüğü yapı envanteri çalışmalarının, bu alanda önemli bir başlangıç olabileceği ifade edildi.
Bayraklı, Bornova ve Konak gibi ilçelerdeki bina yaşı, eski konut stoğu, yoksulluk ve altyapı verileri birlikte değerlendirildiğinde, çocuklar için kurşun riski taşıyan bölgeler belirlenebilir. Böylece riskli mahallelerde ücretsiz kan kurşun taramaları, güvenli arındırma çalışmaları ve içme suyu tesisatı kontrolleri başlatılabilir.
İzmir’de hazırlanacak kapsamlı bir kurşun risk haritası, hem çocuk sağlığını koruyacak hem de Türkiye’de yerel yönetimler için örnek bir halk sağlığı modeli oluşturabilecek.








