• Hakkımızda
  • Etik Belge
  • Künye
  • İletişim
Perşembe, Ekim 15, 2026
DİB | Demokrasi İçin Birlik
No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • TÜRKİYE
  • EMEK
  • ÇEVRE
  • YAŞAM
    • İnsan Hakları
    • Kadın
  • DÜNYA
  • DİB Avrupa
  • DİB BASIN AÇIKLAMALARI
  • DİB Arşiv
  • YAZARLAR
  • ANA SAYFA
  • TÜRKİYE
  • EMEK
  • ÇEVRE
  • YAŞAM
    • İnsan Hakları
    • Kadın
  • DÜNYA
  • DİB Avrupa
  • DİB BASIN AÇIKLAMALARI
  • DİB Arşiv
  • YAZARLAR
No Result
View All Result
Demokrasi İçin Birlik
No Result
View All Result
Home Manşetler

Kurumsal Çürüme! Adalet Zafiyeti ve Güvencesizleşen Sokaklar

Nehir Durdağı by Nehir Durdağı
30 Eylül 2026
A A
0
Kurumsal Çürüme!  Adalet Zafiyeti ve Güvencesizleşen Sokaklar

Ülkemizde son yıllarda derinleşen kurumsal çürüme, sosyo-ekonomik kriz, cezasızlık politikaları sokakların güvenliğini ve  toplumsal adalet duygusunu ağır bir tahribata uğratıyor.

Çocukların suça sürüklendiği, kadınların yaşam haklarının güvence altında olmadığı, sokakta yaşayan canlıların yaşamdan silindiği ve adaletin ancak kamuoyu baskısıyla arandığı bir kamusal çöküşün gözle görünür hale geldiği açıkça ortada.

READ ALSO

Ankara Onkoloji Hastanesi için devir tepkisi: Hastaneyi yaşatın

Grev hakkının önündeki engeller İstanbul’da masaya yatırılıyor

Sokakların güvencesizleşmesi, yalnızca bireysel asayiş yetersizliğinden ziyade sosyal devleti tasfiye eden, hukukun üstünlüğünü zayıflatan ve yaşam hakkı yerine güç odaklı politikaları merkeze koyan anlayışın doğrudan bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor.

Verilere yakından bakıldığında devletin koruma, denetleme ve adalet sağlama mekanizmalarının sistematik çöküşünü açıkça görebiliyoruz.

Fotoğraf: DHA

609 Binden Fazla Çocuk Güvenlik Birimleriyle Karşı Karşıya

​Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılı “Güvenlik Birimine Gelen veya Getirilen Çocuk İstatistikleri”  verilerini  paylaştı. Açıklanan veriler, çocukların hem suça sürüklenme hem de mağduriyet boyutunda karşı karşıya kaldığı risklerin boyutunu gözler önüne seriyor.

​Olay Sayısı 610 Bini Bulsada Geçen Yıla Göre Sınırlı Değişim

​TÜİK verilerine göre, güvenlik birimlerine gelen veya getirilen çocukların karıştığı olay sayısı 609 bin 959 olarak kayıtlara geçti. Bu rakam, bir önceki yıl kaydedilen olay sayısına kıyasla %0,4 oranında küçük bir düşüş gösterse de yüksek seviyesini korumaya devam etti.

​Güvenlik Birimlerine Geliş Nedenlerinde Mağduriyet İlk Sırada

​Güvenlik birimlerine yolu düşen çocukların büyük bir bölümünü mağdur sıfatıyla işlem görenler oluşturdu.

Mağdur Çocuk Sayısı: Toplam 609 bin 959 olayın 267 bin 794’ünde (%43,9) çocuklar mağdur olarak yer aldı.

Suç Mağduriyeti: Mağdur çocukların %83,9’u (224 bin 579 çocuk) doğrudan bir suçun mağduru olurken, %16,1’i takibi gereken diğer olaylar nedeniyle kayıtlara geçti.

​Çocukların Karşılaştığı Suç Mağduriyetleri

​Suç mağduru çocukların maruz kaldığı eylemler incelendiğinde şiddet ve cinsel suçların ağırlığı dikkat çekiyor:

  1. ​Yaralama: %59,2
  2. ​Cinsel Suçlar: %10,3
  3. ​Aile Düzenine Karşı Suçlar: %8,5
  4. ​Tehdit: %5,0
  5. ​Diğer Nedenler: %17,0

​Suça Sürüklenen Çocuklarda Yaralama ve Hırsızlık Ön Planda

​Yıl boyunca hakkında “suça sürüklenme” gerekçesiyle işlem yapılan çocuk sayısı 196 bin 308 oldu. Çocuklara isnat edilen suç türleri arasında fiziksel şiddet içeren eylemler ilk sıradaki yerini korudu:

  • ​Kasten Yaralama: Suça sürüklenen çocukların %41,6’sına yaralama suçu itham edildi.
  • ​Hırsızlık: %14,7 ile ikinci en yaygın suç tipi oldu.
  • ​Uyuşturucu / Uyarıcı Madde: Uyuşturucu madde kullanmak, satmak veya satın almak suçlamasıyla gelenlerin oranı %9,7 olarak belirlendi.
  • ​Tehdit: %5,1 oranında kaldı.

 

Yıllık suça sürüklenen çocuk sayısının 190 bin sınırını aşması ve şiddet odaklı suçların  ilk sırada yer alması, yıllardır uygulanan derin yoksullaştırma ve eğitim politikalarının doğrudan sonucu olarak karşımıza çıkmakta..

Okullarda öğrencilerin silaha erişim sağlayarak arkadaşlarına veya öğretmenlerine yönelik gerçekleştirdikleri silahlı saldırılar; derin sosyo-psikolojik sorunlar, akran zorbalığı, denetimsizlik ve bireysel silahlanmanın kolaylaşması gibi faktörlerin birleşimiyle ortaya çıkan ağır bir toplumsal krizin bir başka nedeni olmakta.

Bu tür olaylar, yalnızca okullardaki güvenlik zafiyetini değil, aynı zamanda gençlerin ruh sağlığını koruyacak ve suça yönelimini önleyecek erken müdahale ile sosyal destek mekanizmalarının eksikliğini de açıkça göstermekte

Yoksulluğun kitleselleşmesi, nitelikli eğitime erişimin zorlaşması ve okul terki oranlarının artması, çocukları sokaktaki suç şebekelerinin ve uyuşturucu çetelerinin açık hedefi haline getirmekte

Sistem çocuğu suça iten yapısal nedenleri (yoksulluk, aile içi şiddet, denetimsizlik) ortadan kaldırmak yerine sonuçlarla ilgilenmekte suç örgütlerinin maşası haline gelen çocukları koruyacak sosyal hizmet ve rehabilitation ağlarını sunamamakta. Çocukların aynı zamanda %43,9 oranında mağdur sıfatıyla sistemde yer alması, sokağın çocuklar için nasıl bir tehdit alanına dönüştüğünü göstermektedir.

 

 

  • Osmaniye’de Farabi Anadolu Lisesi’nin bahçesinde silahlı saldırıya uğrayan Türk Dili ve Edebiyatı öğretmeni Mehmet Bilgili, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti. Saldırının, Bilgili’nin yeğeni tarafından gerçekleştirildiği belirtildi.

 

  • Manisa’nın Turgutlu ilçesinde bir lise binasında okul yakınında 11 öğrencinin yaralandığı silahlı saldırıya ilişkin adliyeye sevk edilen 10 şüpheliden 7’si tutuklandı.

 

Bir Yasayla Gelen Kıyım! Sokaklar Tecrit Alanına, Barınaklar Ölüm Kampına Dönüştü

30 Temmuz 2024’te TBMM’de kabul edilerek 2 Ağustos 2024 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan 7527 sayılı Kanun ve ardından gelen idari besleme yasakları,  toplumsal sorunları “çözme” adı altında uygulanan baskıcı ve yaşam karşıtı anlayışın somut bir örneğidir.

Yıllardır kısırlaştırma ve yerinde yaşatma yükümlülüklerini yerine getirmeyen belediyeler ve merkezi idare, faturayı sokak canlılarına kesmiş bulunmakta. Barınak kapasitelerinin yetersizliği bilinmesine rağmen alınan tecrit kararları, hayvanların ölüm kamplarına mahkum edilmesine yol açtı.

Kamusal alanlarda besleme yapılmasının yerel idarelerce engellenmesi ve cezalandırılması, merhamet ve toplumsal dayanışma duygusunu suç tiplemesine dönüştürmekte.

Sorunu ekolojik ve etik ilkelerle çözmek yerine şiddet ve tecrit politikalarına başvurulması, güvencesizlik hissini canlıların tamamına yaymaktadır.

Hayvanları Açlığa Ve Ölüme Terk Etme Politikası

Son dönemde İl Hayvanları Koruma Kurulları ve belediyeler eliyle kamusal alanlarda, parklarda ve mahalle aralarında besleme yapılmasının engellenmesi, hayvanları doğrudan açlıkla baş başa bırakıyor.

“Besleme yasağı” adı altında yürütülen bu uygulamalar, hayvanların yaşam hakkını gaspederek onları kademeli bir ölüme itmekte aynı zamanda merhamet gösteren, besleme yapan vatandaşları ve hak savunucularını cezalandırıp hedef haline getirmektedir.

Cezasızlık Zırhı Ve Yaşam Alanlarının Gasbı

Katliam ve işkence haberlerinin her geçen gün arttığı bu süreçte, yerel yöneticilerin veya görevlilerin ihmalleri cezasızlıkla örtbas edilmekte.

Hayvan Hakları Kanunu’nun ruhundaki “koruma” ilkesi tamamen rafa kaldırılmış olup sokaklar, yüzyıllardır insanlarla birlikte yaşayan canlı türlerinden “temizlenmesi gereken birer asayiş unsuru” olarak gösterilmeye başlanması, sorunun ekolojik, etik ve bilimsel yollarla (yaygın kısırlaştırma, aşılatma ve yerinde yaşatma) çözülmesi yerine  idari tedbirlerle yok sayılması, ülkedeki toplumsal vicdanı ve kamu güvenliğini ağır şekilde yaralıyor.

 

  • Sosyal medyada yayılan görüntülerde , yavru bir kedinin dakikalar boyunca birden fazla kişi tarafından sistematik olarak işkence edilerek, öldürüldüğü ortaya çıktı.

Kadınlar En Çok Kendi Evlerinde ve Yakınlarındaki Erkekler Tarafından Katlediliyor

​Türkiye Kadın Dernekleri Federasyonu (TKDF), aylık veri izleme çalışmaları kapsamında hazırladığı Kadın Cinayetleri Raporu’nu kamuoyuyla paylaştı. Rapor, erkek şiddetinin tırmanan boyutunu ve koruma mekanizmalarındaki yetersizlikleri bir kez daha gözler önüne serdi.

​Şiddet Bilançosu Ağırlaşıyor

​TKDF’nin saha verileri ve adli süreç takiplerinden elde ettiği bilgilere göre, ilgili ay içerisinde onlarca kadın erkek şiddeti nedeniyle yaşamını yitirirken, çok sayıda kadının ölümü ise kayıtlara “şüpheli ölüm” olarak geçti.

​Rapor, yüksekten düşme veya intihar süsü verilen şüpheli vakaların adli tıp ve yargı süreçlerinde titizlikle incelenmesi gerektiğine vurgu yapıyor.

​Failler En Yakındaki Erkekler

​Verilere göre kadın cinayetlerinde faillerin profilinde değişim yaşanmadı:

  • ​Katledilen kadınların büyük çoğunluğu; eşleri, eski eşleri, partnerleri, babaları veya aile üyeleri olan erkekler tarafından hayatını kaybetti.
  • ​Cinayetlerin en çok işlendiği mekanlar ise güvenli olması gereken kendi evleri ve yaşadıkları kişisel alanlar oldu.

​Önleyici Tedbirler ve Koruma Kararları İhtiyacı

​Raporun değerlendirme bölümünde, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun’un etkin bir şekilde uygulanmasının hayati önem taşıdığı belirtildi.

​Federasyon, kolluk kuvvetleri ve yargı organlarının koruma/uzaklaştırma kararlarını bürokratik engellere takılmadan hızla devreye sokması gerektiğini, cezasızlık algısının yeni şiddet vakalarına zemin hazırladığını ifade etti.

​”Bütüncül Politikalar Şart”

​TKDF, kadına yönelik şiddetle mücadelenin yalnızca olay sonrası cezalandırma ile sınırlı kalamayacağını eğitimden istihdama, sığınma evlerinin kapasitesinin artırılmasından acil yardım hatlarının etkinleştirilmesine kadar bütüncül bir devlet politikasının acilen hayata geçirilmesi çağrısını yineledi.

Fotoğraf: MA

Sonuç olarak;

Türkiye’de derinleşen kurumsal çürüme, ekonomik krizin yanı sıra cezasızlık politikaları, çocukların suça sürüklendiği, kadınların katledildiği sokakta yaşayan canlıların işkenceye, ölüme terkedildiği, açlıkla yok edilmeye çalışıldığı, vatandaşın adalet arayışını adliye koridorlarından kamuoyuna baskı yoluyla taşımak zorunda kaldığı sistematik bir çöküş meydana getiriyor.

Bu durum sosyal devleti tasfiye eden, hukukun üstünlüğünü zayıflatan ve yaşam hakkı yerine güç odaklı politikaları merkeze koyan anlayışın doğrudan bir sonucu olarak karşımıza çıkıyor.

 

Kaynak
Suça sürüklenen çocuklar;
https://veriportali.tuik.gov.tr/tr/press/58130
https://t24.com.tr/gundem/cocuklarin-guvenlik-tablosu-224-bin-cocuk-suc-magduru-ilk-sirada-yaralama-var,1340023?utm_source=gemini&hl=tr-TR&_t=1790612791456
https://www.evrensel.net/haber/5994981/tuik-verileri-aciklandi-bir-yilda-196-binden-fazla-suca-suruklenen-cocuk-islem-gordu?utm_source=gemini&hl=tr-TR#:~:text=Bu%20%C3%A7ocuklar%C4%B1n%20196%20bin%20308’i%20su%C3%A7a%20s%C3%BCr%C3%BCklenen%2C,%C3%A7ocuk%20say%C4%B1s%C4%B1%20ise%20609%20bin%20959%20oldu
Hayvan hakları
https://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2024/08/20240802-2.htm?hl=tr-TR
Kadın cinayetleri
https://kadincinayetlerinidurduracagiz.net/veriler/3210/kadin-cinayetlerini-durduracagiz-platformu-agustos-2026-raporu

 

 

Tags: nehir durdağı
ShareTweet
Nehir Durdağı

Nehir Durdağı

Related Posts

Ankara Onkoloji Hastanesi için devir tepkisi: Hastaneyi yaşatın
Manşetler

Ankara Onkoloji Hastanesi için devir tepkisi: Hastaneyi yaşatın

15 Ekim 2026
Grev hakkının önündeki engeller İstanbul’da masaya yatırılıyor
EMEK

Grev hakkının önündeki engeller İstanbul’da masaya yatırılıyor

15 Ekim 2026
Arsuz’un antik kıyıları yapılaşma tehdidi altında: Mimarlar Odası’na çağrı
Manşetler

Arsuz’un antik kıyıları yapılaşma tehdidi altında: Mimarlar Odası’na çağrı

14 Ekim 2026
BM Kadın Biriminden gıda güvencesizliği uyarısı: 1,1 milyar kadın ve kız çocuğu risk altında
Kadın

BM Kadın Biriminden gıda güvencesizliği uyarısı: 1,1 milyar kadın ve kız çocuğu risk altında

14 Ekim 2026
Halk TV’ye el konuldu: Polis sabah saatlerinde kanal binasına girdi
Manşetler

Halk TV’ye el konuldu: Polis sabah saatlerinde kanal binasına girdi

14 Ekim 2026
Türkiye Psikiyatri Derneği’nden 17 Ağustos açıklaması: Afet Bakanlığı Kurulmalı
Manşetler

10 Ekim Katliamı’nın 11. yılında Türkiye Psikiyatri Derneği’nden çağrı: Hakikat ve adalet sağlanmalı

10 Ekim 2026
Next Post
Can Atalay açlık grevine girdi

Can Atalay açlık grevine girdi

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİB Hakkında

  • Hakkımızda
  • Etik Belge
  • Künye
  • İletişim

Kategoriler

  • ANALİZ
  • ÇEVRE
  • DİB Arşiv
  • DİB Avrupa
  • DİB BASIN AÇIKLAMALARI
  • DÜNYA
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • EMEK
  • İnsan Hakları
  • Kadın
  • Manşetler
  • RÖPORTAJ
  • TÜRKİYE
  • YAŞAM
  • YAZARLAR
  • Yazarlar Slider
  • YOUTUBE
  • Hakkımızda
  • Etik Belge
  • Künye
  • İletişim

© 2025 DİB / Demokrasi İçin Birlik Bütün Hakları Saklıdır

No Result
View All Result
  • TÜRKİYE
  • EMEK
  • YAŞAM
    • İnsan Hakları
    • Kadın
  • ÇEVRE
  • DÜNYA
  • DİB Avrupa
  • DİB Arşiv
  • YAZARLAR

© 2025 DİB / Demokrasi İçin Birlik Bütün Hakları Saklıdır