Bağımsız Maden İşçileri Sendikası, Doruk Madencilik bünyesinde çalışan işçilerin aylardır beklediği hak edişlerin ve tazminat ödemelerinin hâlâ tamamlanmadığını açıkladı. Sendika, daha önce verilen ödeme taahhütlerinin yerine getirilmediğini belirterek, 1 Haziran’da Ankara’da geniş katılımlı bir direniş başlatacaklarını duyurdu.
Sendikanın açıklamasında; ödenmeyen tazminatlar, ücretsiz izin ücretleri, primler ve eksik kalan tüm işçi alacakları tamamen ödenene kadar mücadelenin süreceği vurgulandı.
“15 Mayıs Sözü Yerine Getirilmedi”
Bağımsız Maden İşçileri Sendikası tarafından yapılan açıklamada, 12 Nisan’da başlayan işçi direnişinin, 28 Nisan’da bakanlık temsilcileri, emniyet yetkilileri, holding yönetimi ve sendika temsilcileri arasında gerçekleştirilen görüşmeler sonrası askıya alındığı hatırlatıldı.
Söz konusu görüşmelerde, tüm işçi alacaklarının 15 Mayıs tarihine kadar ödeneceği yönünde taahhüt verildiği belirtilirken, holding yönetiminin bu sözü yerine getirmediği ifade edildi.
Sendika, süreç boyunca Holding CEO’su ile düzenli temas kurulduğunu ancak verilen tarihlerde herhangi bir somut ödeme yapılmadığını öne sürdü.
“Bayram Öncesi Ödeme Sözü De Tutulmadı”
Açıklamada, 18 Mayıs’ta holding merkezinde gerçekleştirilen görüşmelerde tüm ödemelerin bayram öncesinde tamamlanacağının bildirildiği ancak sonrasında ödemelerin bayram sonrasına ertelendiğinin iletildiği kaydedildi.
Sendika, bu durumun artık “verilen sözlerin tutulmamasının alışkanlık haline geldiğini” gösterdiğini savundu.
“Sarı Sendikaya 10 Milyon TL Ödendi” İddiası
Bağımsız Maden İşçileri Sendikası’nın açıklamasında dikkat çeken bir diğer iddia ise şirketin “sarı sendika” olarak nitelendirilen yapıya 10 milyon TL ödeme yaptığı yönündeki ifade oldu.
Sendika, işçilerin kesinleşmiş alacakları hâlâ ödenmemişken yapılan bu ödemenin kabul edilemez olduğunu belirterek, bunun sürecin suistimal edildiğinin göstergesi olduğunu savundu.
Açıklamada, “İşçinin hak ettiği alacaklardan önce sarı sendikaya ödeme yapılmasının hiçbir izahı yoktur” denildi.
1 Haziran’da Ankara’da Güçlü Eylem Çağrısı
Sendika, bayram sonrası Ankara’da büyük çaplı bir direniş organize edeceklerini duyurdu. Açıklamada, yalnızca işçilerin değil mağdur edilen ailelerin de eylemlere katılacağı belirtildi.
Bağımsız Maden İşçileri Sendikası, bundan sonraki süreçte verilen hiçbir söze ya da garantörlüğe güvenmeyeceklerini ifade ederek şu mesajı verdi:
“Ödenmeyen tüm haklar eksiksiz biçimde yatırılıncaya kadar hem holding merkezi hem de garantör kurumların önü direniş alanı olacaktır.”
İşçiler Kamuoyuna Destek Çağrısı Yaptı
Sendika, çözüm zemininin yeniden halkın dayanışmasıyla kurulabileceğini belirterek kamuoyuna destek çağrısında bulundu. Açıklamada, işçilerin hak mücadelesinin sürdüğü ve sürecin yakından takip edileceği kaydedildi.
Açıklamanın tamamı şu şekilde;
“12 Nisan Pazar akşamı başlattığımız ve Türkiye kamuoyunun yakından takip ederek sahiplendiği kesintisiz mücadelemiz; 28 Nisan günü İçişleri Bakanı ve Yardımcısı, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakan Yardımcısı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakan Yardımcısı, ilgili bakanlıkların yüksek bürokratları, Emniyet Genel Müdürü, Ankara Emniyet Müdürü, SSS Yıldızlar Holding Kurucusu ve Yönetim Kurulu Başkanı Sebahattin Yıldız, Holding CEO’su Ali Vahit Atıcı ile sendikamız ve işçi temsilcilerinden oluşan heyetin yaptığı görüşme neticesinde, tüm taleplerimizin kabul edilmesi ve 15 Mayıs’a kadar tüm hak ediş ile alacakların ödeneceği taahhüdü üzerine son bulmuştur.
Bu süreçte; ödenmeyen üç ila yedi aylık ücretler ödenmiş, TİS farkları yatırılmış ve yalnızca bir kısım işçinin kesinleşmiş tazminat alacakları karşılanmıştır.
Gelinen aşamada, üç ayrı bakanlığın garantörlüğü ve denetimiyle sonuçlandırılması gereken müzakere süreci; sendikamızın hukukçularının hazırlığı ve denetimi ile Türkiye kamuoyunun desteği doğrultusunda yürütülmeye çalışılmıştır. Ancak holding tarafından aynı ölçüde bir hazırlık ve çaba ortaya konulmamıştır. Nihayetinde holding, son tarih olarak verilen 15 Mayıs günü verdiği sözü yerine getirmemiştir.
15 Mayıs tarihine kadar Holding CEO’su ile gün aşırı kurulan diyaloglarda herhangi bir sorun olmadığı görülmesine rağmen, holding bünyesinde somut bir adım atılmamış; verilen sözler yerine getirilmemiş, sürekli yeni gün ve tarihler verilmiş ancak bu tarihlerde de herhangi bir ödeme yapılmamıştır.
Keza 18 Mayıs günü holding merkezinde, İnsan Kaynakları Koordinatörü, holding hukuk müşavirliği ve hukukçularıyla yapılan görüşmede de tarafımızca ciddi bir iç koordinasyon eksikliği gözlemlenmiş; tüm ödemelerin bayramdan önce tamamlanacağı tarafımıza bildirilmiştir. Ancak yapılan en son görüşmede bayram öncesi ödeme yapılamayacağı ve tüm ödemelerin bayram sonuna sarkıtıldığı tarafımıza iletilmiştir.
Görünen odur ki, verilen sözlerin tutulmaması artık bir alışkanlık hâline gelmiştir. Bu durum garantör olarak bulunan bakanlıklara da defalarca kez bildirilmesine rağmen aktif bir denetim ve garantörlük mahiyetini kapsayan herhangi bir somut çözüme yönelik adım atılmadığı görülmüştür.
Üstelik bu süreçte alacağı kesinleşmiş, ayrıca bir hesap yapılmasına gerek olmayan ödemeler bile tamamlanmadan şirketin sarı sendikaya 10 milyon TL ödemesi; sürecin suistimal edildiğini açığa çıkaran bir diğer nokta olmuştur. Bu 10 milyon TL’lik ödeme, yıllardır sarı sendikanın işçileri baskı ve denetim altına alarak haklarına çökülmesine aracılık etmesinin ödülüdür. Sarı sendikaya verilen sus payı “borcunun” işçinin çoktan hak kazandığı alacaklardan önce ödenmiş olmasının hiçbir izahatı yoktur. Bununla beraber verilen sözlerin ne ehemmiyeti ne de ciddiyeti kalmıştır.
Bu nedenle, garantör olan bakanlıkları da göreve davet ederek direnişimizi kaldığı yerden daha güçlü bir şekilde sürdürme kararı almış bulunmaktayız. Bu saatten sonra ne herhangi bir sözü ne de herhangi bir garantörlüğü kabul etmeyeceğimizin altını kalın harflerle çiziyoruz.
Tüm muhatapların aktif denetimiyle sonuçlandırılması gereken süreçte gelinen aşama yeniden en büyük ve en önemli garantöre yani çözüm zeminini sonsuz dayanışmasıyla açan halkımıza başvurmayı zorunlu hale getirmiştir. Söz halkımıza verilmiştir, bu sözün tutulmamasını asla kabul etmiyoruz.
Bu açıklamamız itibarıyla; halen ödenmemiş bulunan tazminatlar, ücretsiz izin günlerine ilişkin ücretler ve bu günlere ait primler ile eksik kalan tüm alacaklar eksiksiz biçimde ödeninceye kadar hem garantör kurumların önü hem de holding merkezinin önü direniş alanıdır.
Bayram sonrası, 1 Haziran tarihinde başta Doruk Maden işçileri ve mağdur edilen aileler olmak üzere Ankara’da çok güçlü bir direnişi ortaya koyacağımızı ilan ediyoruz.“








