Adalet Bakanlığı, Anayasa Mahkemesinin (AYM) yoksulluk nafakasına ilişkin kararının ardından yeni bir yasal düzenleme hazırlığına girdi. Adalet Bakanı Akın Gürlek, Ankara 2 No’lu Barosu’nun 2026-2027 Adli Yıl Açılış Programı’nda yaptığı açıklamada, boşanma davalarının uzamasını önlemeye yönelik adımlar ile nafakaya ilişkin düzenlemelerin ekim ayında gündeme getirilmesinin planlandığını söyledi.
Gürlek, düzenlemenin 12. Yargı Paketi’nin ikinci bölümünde yer alacağını belirtirken, paketin 24-25 maddeden oluşmasının öngörüldüğünü ifade etti.
AYM “süresiz olarak” ibaresini iptal etti
Tartışmanın merkezinde, Türk Medeni Kanunu’nun yoksulluk nafakasını düzenleyen 175. maddesi bulunuyor. Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026’da maddedeki nafakanın “süresiz olarak” talep edilebilmesine ilişkin ibarenin iptaline karar verdi. AYM’nin 4 Haziran gündeminde, Antalya 12. Aile Mahkemesinin söz konusu ibarenin iptali talebiyle yaptığı başvuru yer aldı.
Eşitlik İçin Kadın Platformu (EŞİK) de kararın ardından yaptığı açıklamada iptale karşı çıkmış; kadınların ekonomik eşitsizlik, bakım emeği ve yoksullukla karşı karşıya olduğu koşullarda nafaka hakkının sınırlandırılmasının ekonomik şiddeti artıracağını savunmuştu. Platformun 4 Haziran tarihli açıklamasında AYM kararına ilişkin bu eleştiriler kamuoyuyla paylaşılmıştı.
EŞİK: Ortada metin yok, açıklama çok
Bakan Gürlek’in ekim ayını işaret eden son açıklamasının ardından EŞİK bir kez daha tepki gösterdi. Platform, aradan geçen süreye rağmen yapılması planlanan değişikliğin içeriğine ilişkin kamuoyuyla paylaşılmış somut bir yasa metni bulunmadığını vurguladı.
EŞİK, AYM kararının gerekçesi ve yapılacak düzenlemenin ayrıntıları kamuoyunda yeterince tartışılmadan Bakanlık tarafından peş peşe açıklamalar yapılmasını eleştirerek, sürecin kadın örgütlerini dışarıda bırakacak biçimde yürütüldüğü görüşünü dile getirdi.
Platform, bu durumun özellikle ekonomik açıdan dezavantajlı kadınların nafaka hakkının bir “oldu bitti” ile sınırlandırılabileceği yönündeki kaygıları artırdığını belirtti.
“Gerçek dışı nafaka iddiaları kadınların güvencesini tehdit ediyor”
Nafaka tartışmalarında kamuoyuna yansıyan bazı iddiaların gerçek durumu yansıtmadığını savunan EŞİK, yoksulluk nafakalarının çoğunlukla düşük miktarlarda belirlendiğine ve hükmedilen nafakaların bir bölümünün de tahsil edilemediğine dikkat çekti.
Platforma göre tartışmanın “süresiz nafaka” söylemi üzerinden yürütülmesi, nafakanın hangi ekonomik ve toplumsal koşullar nedeniyle gerekli olduğunun göz ardı edilmesine yol açıyor. Kadınların çalışma yaşamına katılımındaki eşitsizlikler, karşılıksız bakım emeği ve boşanma sonrasında ortaya çıkan gelir kaybının değerlendirilmesi gerektiğini belirten EŞİK, nafaka hakkının kadınların ekonomik güvencesi ve eşit yurttaşlık hakkıyla doğrudan bağlantılı olduğunu savundu.
Adalet Bakanlığının önceliğinin yeni hak sınırlamaları yaratmak değil, mevcut Medeni Kanun hükümlerinin etkin biçimde uygulanmasını sağlamak olması gerektiğini ifade eden platform, açıklamasını “Nafaka haktır. Dokundurtmayacağız” sözleriyle tamamladı.
Bakanlığın ekim ayında Meclis gündemine getirmeyi planladığı düzenlemenin kapsamı ve yoksulluk nafakasına hangi yeni koşulların getirileceği ise henüz kamuoyuna açıklanmış değil.








