Öğrenci Sendikası tarafından yayımlanan kapsamlı MESEM raporu, Türkiye’de Mesleki Eğitim Merkezleri’nde (MESEM) eğitim gören çocukların çalışma ve yaşam koşullarına ilişkin çarpıcı veriler ortaya koydu. Özellikle sanayi yoğunluğu yüksek bölgelerde yürütülen uygulamaların, eğitimden çok ucuz iş gücü sistemine dönüştüğü yönündeki eleştiriler raporda geniş yer buldu.
Raporun merkezinde ise Kocaeli’nin Gebze ilçesinde 14-18 yaş aralığındaki 926 öğrenciyle gerçekleştirilen saha araştırması bulunuyor. Araştırma sonuçları; uzun çalışma saatleri, ağır iş koşulları, fiziksel şiddet, denetimsizlik ve yaygın iş kazaları gibi çok sayıda hak ihlalini gözler önüne serdi.
Öğrencilerin Yüzde 90’ı İş Kazası Geçirdi
Raporun en dikkat çekici bölümü iş kazalarına ilişkin veriler oldu.
Ankete katılan öğrencilerin yüzde 90,5’i daha önce iş kazası geçirdiğini belirtirken, iş kazası yaşayanların yüzde 89,9’u olay sonrası hastaneye götürülmediğini ifade etti.
Öğrencilerin önemli bir kısmı yaşadıkları kazaları “ölümcül risk” seviyesinde değerlendirdi. Ankete göre:
- Yüzde 31,7’si geçirdiği kazayı “10 üzerinden 10” ciddiyetinde tanımladı.
- Yüzde 43,8’i ise kazaların “çok ciddi risk” taşıdığını söyledi.
- Öğrencilerin yüzde 94’ü iş kazalarını bildirmemeleri için baskı gördüklerini aktardı.
Raporda, iş yerlerinde yaşanan kazaların çoğunun kayıt altına alınmadığı ve öğrencilerin kazalar hakkında yalan söylemeye zorlandığı da vurgulandı.
Haftada 7 Gün, Günde 12 Saat Çalışma
Araştırma sonuçları, MESEM öğrencilerinin büyük bölümünün yasal sınırların çok üzerinde çalıştırıldığını ortaya koydu.
Öğrencilerin:
- Yüzde 58,1’i haftada 7 gün,
- Yüzde 38,7’si ise haftada 6 gün çalıştığını belirtti.
Günlük çalışma sürelerinde ise tablo daha da ağırlaştı:
- Yüzde 70,9’u günde 12 saatten fazla,
- Yüzde 25,6’sı 10-12 saat arası çalıştığını söyledi.
Rapora göre öğrencilerin büyük bölümü sosyal yaşama neredeyse hiç zaman ayıramıyor. Katılımcıların yüzde 95’i günlük sosyal yaşam sürelerinin 0-3 saat arasında olduğunu ifade etti.
“Mutlu Musunuz?” Sorusuna Yüzde 96’dan Fazla “Hayır”
Araştırmada öğrencilerin psikolojik durumuna ilişkin sonuçlar da dikkat çekti.
Katılımcıların:
- Yüzde 97’si yaptığı işten mutlu olmadığını,
- Yüzde 96,3’ü ise genel olarak kendisini mutlu hissetmediğini söyledi.
Raporda, çocukların okul hayatından ve sosyal çevreden koparılarak erken yaşta ağır çalışma düzenine sürüklendiği değerlendirmesi yapıldı.
Şiddet ve Hakaret İddiaları: “Neredeyse Her Öğrenci Maruz Kalıyor”
İş yerlerindeki fiziksel ve psikolojik şiddet de raporun en çarpıcı başlıklarından biri oldu.
Öğrencilerin:
- Yüzde 97,8’i iş yerinde hakaret veya küfüre maruz kaldığını,
- Yüzde 96,8’i fiziksel şiddet gördüğünü belirtti.
Şiddetin kaynağı sorulduğunda ise öğrencilerin yüzde 97,1’i patron veya ustaları işaret etti.
Raporda, çocukların sistematik baskı altında çalıştırıldığı ve denetim mekanizmalarının etkisiz kaldığı ifade edildi.
Okulla Bağ Kopuyor
MESEM sisteminin “eğitim modeli” olarak sunulmasına rağmen öğrencilerin büyük kısmının okuldan fiilen uzaklaştığı belirtildi.
Ankete göre:
- Öğrencilerin yüzde 89,6’sı okula düzenli gitmiyor.
- Yüzde 94,8’i devamsızlık kayıtlarının doğru işlenmediğini ifade ediyor.
Raporda, teorik eğitimin çoğu zaman verilmediği ve öğrencilerin yalnızca iş gücü olarak kullanıldığı eleştirisi yer aldı.
Ulaşım ve Yemek Masrafı Bile Karşılanmıyor
Yasal düzenlemelere göre işverenlerin karşılaması gereken ulaşım ve yemek giderlerinin büyük ölçüde öğrencilerin üzerine bırakıldığı belirtildi.
Araştırmaya göre:
- Öğrencilerin yalnızca yüzde 8,2’sinin ulaşım masrafı işveren tarafından karşılanıyor.
- Yüzde 36,1’i iş yerinde yemek verilmediğini söylüyor.
Yemek verilen işletmelerde ise öğrencilerin büyük bölümü yemek kalitesini “çok kötü” olarak değerlendirdi.
Uluslararası Modellerle Karşılaştırma
Raporda Çin, Almanya, Brezilya ve SSCB’deki mesleki eğitim modelleriyle Türkiye’deki MESEM sistemi karşılaştırıldı.
Özellikle Almanya’daki “ikili mesleki eğitim modeli” örnek gösterilerek:
- Sıkı iş güvenliği denetimleri,
- Pedagojik yeterlilik zorunluluğu,
- Sosyal güvence sistemi,
- Standart müfredat uygulamaları
gibi mekanizmaların Türkiye’de bulunmadığı savunuldu.
Raporda, Türkiye’deki modelin eğitimden çok “ucuz çocuk işçiliği” düzenine dönüştüğü görüşü öne çıktı.
“MESEM’ler Kapatılmalı” Çağrısı
Raporun sonuç bölümünde mevcut sistemin çocuk haklarını ihlal ettiği belirtilerek MESEM uygulamasının sonlandırılması çağrısı yapıldı.
Öğrenci Sendikası, yerine;
- öğrencilerin fiziksel ve psikolojik güvenliğini esas alan,
- okul devamlılığını koruyan,
- sosyal yaşamı gözeten,
- sendikaların ve eğitim uzmanlarının dahil olduğu
yeni bir mesleki eğitim modeli oluşturulması gerektiğini savundu.
Raporda ayrıca çocuk işçiliğine yol açan uygulamalarla ilgili kapsamlı bir denetim ve yargı süreci çağrısı da yapıldı.
Raporun tamamı için; https://ogrencisendikasi.com/assets/reports/rapor-20260505-020343-342d7544.pdf




