İsveç merkezli Gilel Storch Ödülü’nün 2026 yılı sahibi Osman Kavala oldu. Ödülü veren Judisk Kultur i Sverige tarafından yapılan duyuruda, törenin 7 Eylül’de Stockholm Konser Salonu’nda gerçekleştirileceği açıklandı. Kavala’nın cezaevinde bulunması nedeniyle ödülü eşi Ayşe Buğra Kavala’nın alacağı bildirildi.
Kavala, sivil toplum, kültür ve insan hakları alanındaki çalışmalarıyla tanınıyor. Kurucusu olduğu Anadolu Kültür üzerinden farklı topluluklar arasında diyalog, kültürel çoğulculuk ve toplumsal barış odaklı projelere katkı sunduğu belirtiliyor. Ödül komitesi, Kavala’nın Türkiye’de insan hakları ve demokrasi alanındaki çalışmalarına dikkat çekti.
AİHM kararlarına rağmen cezaevinde
Osman Kavala, 25 Nisan 2022’de Gezi davası kapsamında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkûm edilmişti. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ise Kavala dosyasına ilişkin kararlarında, tutukluluk sürecinin hak ihlali oluşturduğuna ve Türkiye’nin daha önce verilen kararı uygulama yükümlülüğünü yerine getirmediğine hükmetmişti.
Kavala’ya daha önce Václav Havel İnsan Hakları Ödülü ve Almanya Goethe Madalyası da verilmişti. İsveç basınında yer alan değerlendirmelerde, Kavala’nın Türkiye’de sivil toplum ve kültürel çoğulculuk alanındaki çalışmalarıyla öne çıktığı vurgulandı.
Ödülün adı Holokost döneminde hayat kurtaran Gilel Storch’tan geliyor
Gilel Storch Ödülü, adını Holokost sırasında yürüttüğü insani girişimlerle tanınan Gilel Storch’tan alıyor. Letonya’da doğan ve İkinci Dünya Savaşı’nın ardından İsveç’e sığınan Storch, Yahudilerin kurtarılması için yürüttüğü temaslar ve müzakerelerle biliniyor.
Ödül daha önce eski Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck, ABD Yüksek Mahkemesi Yargıcı Ruth Bader Ginsburg, İsveç’in eski Başbakanı Göran Persson, feminist aktivist Gloria Steinem, Polonyalı gazeteci Adam Michnik, Rus savaş karşıtı siyasetçi Lev Shlosberg, yazar Salman Rushdie ve Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’ye verilmişti.
Kavala’nın ödüllendirilmesi, Türkiye’de hukuk devleti ve ifade özgürlüğü tartışmalarının sürdüğü bir dönemde uluslararası alanda yeni bir destek mesajı olarak değerlendirildi.








