Dünya Ekonomik Forumunun (WEF) yayımladığı 2026 Küresel Toplumsal Cinsiyet Uçurumu Raporu, kadınlarla erkekler arasındaki eşitsizliğin giderilmesinde sınırlı bir ilerleme sağlandığını ortaya koydu.
Rapora göre 145 ülke ve ekonomide toplumsal cinsiyet farkının yüzde 69,2’si kapandı. Aynı ülkelerin 2025 verilerindeki oran yüzde 68,8 düzeyindeydi. Ancak mevcut ilerleme hızının korunması durumunda küresel ölçekte tam eşitliğe ulaşılması yaklaşık 120 yıl sürecek.
WEF’in 2006’dan bu yana düzenli olarak izlediği 97 ülkede eşitlik oranı son 20 yılda 5,2 puan yükseldi. İlerleme; sağlık, eğitim, ekonomi ve siyasal temsil alanlarına eşit biçimde yansımadı.
En büyük uçurum siyasette
Sağlık ve yaşam alanındaki eşitlik oranı yüzde 96,2’ye, eğitimde ise yüzde 96,9’a ulaştı. Ekonomik katılım ve fırsatlarda oran yüzde 61,7’de kalırken siyasal güç paylaşımında yalnızca yüzde 22,1 oldu.
Rapordaki tahminlere göre bugünkü değişim hızı devam ederse ekonomik eşitliğin sağlanması 129, siyasal eşitliğe ulaşılması ise 194 yıl sürecek.
Kadınların yönetim kademelerindeki sayısı artsa da bu artışın karar gücüne aynı ölçüde yansımadığı belirtildi. Kadınların yönettiği bakanlıkların sayısı 2008’den bu yana yüzde 26 artarken bu bakanlıkların yalnızca yaklaşık onda biri bütçe, personel ve yürütmedeki ağırlık bakımından yüksek etkili görevler arasında yer aldı.
CEO’ların yalnızca yüzde 19,1’i kadın
Özel sektörde de üst düzey yönetim pozisyonlarındaki eşitsizlik sürüyor. WEF verilerine göre dünya genelindeki şirketlerde CEO’ların yalnızca yüzde 19,1’ini kadınlar oluşturuyor.
Kadınların üst yönetimdeki payı son 10 yılda artmasına karşın bu ilerlemenin son dönemde yavaşladığı kaydedildi. Yapay zekâ sektöründe çalışan mühendislerin beşte birinden azının kadın olması da yeni teknolojilerin mevcut eşitsizlikleri yeniden üretme riskine örnek gösterildi.
Türkiye 126’ncı sırada
Türkiye’nin toplumsal cinsiyet farkını kapatma oranı yüzde 63,3’ten yüzde 64,9’a yükseldi. Ülke, 2025’te 148 ülke arasında 135’inci sıradayken 2026 raporunda 145 ülke arasında 126’ncılığa çıktı.
Yaklaşık 1,6 puanlık ilerlemeye rağmen Türkiye’nin Avrupa’daki konumu esaslı biçimde değişmedi. Raporda Türkiye ile Romanya, Avrupa’nın toplumsal cinsiyet eşitliği bakımından en düşük performans gösteren iki ülkesi olarak sıralandı.
Türkiye’deki eşitsizliğin en belirgin olduğu alanların kadınların iş gücüne katılımı, üst yönetimde temsili ve siyasal karar mekanizmalarındaki payı olduğu belirtildi.
İzlanda 17’nci kez zirvede
İzlanda, toplumsal cinsiyet farkının yüzde 93’ünü kapatarak üst üste 17’nci kez listenin ilk sırasında yer aldı. İzlanda’yı yüzde 87,2 ile Finlandiya ve yüzde 85,7 ile Norveç izledi.
Namibya yüzde 84,5’lik oranla dördüncü sıraya yükselirken Birleşik Krallık, Yeni Zelanda, İsveç, Avustralya, Almanya ve İrlanda da ilk 10’da yer aldı.
Raporda ABD yüzde 74,9’luk oranla 47’nci, Çin yüzde 69,9 ile 96’ncı, Hindistan ise yüzde 64,5 ile 131’inci sırada gösterildi.
WEF, endeksin kadınların mutlak refah düzeyini değil, kadınlar ile erkekler arasındaki farkı ölçtüğünü vurguladı. Bu nedenle ülkelerin ekonomik büyüklüğünün ya da kişi başına gelirinin yüksek olması, toplumsal cinsiyet eşitliği sıralamasında üst basamaklarda yer almalarını tek başına sağlamıyor.








