Fulya Çağlar
Türkiye’de çocukların sağlığını tehdit eden kurşun maruziyetine ilişkin çarpıcı veriler kamuoyuyla paylaşıldı. BAYETAV tarafından hazırlanan ve Gıda Mühendisi Bülent Şık imzasını taşıyan “Kurşuna Karşı Bir Öğün” başlıklı rapor, kurşunun çocukların bilişsel gelişimi üzerindeki yıkıcı etkilerine dikkat çekti.
Rapora göre kurşun, çocukların beyin gelişimini doğrudan etkileyen en önemli nörotoksik maddelerden biri. Uzmanlar, kurşun için güvenli bir maruziyet düzeyinin bulunmadığını vurgularken, maruziyetin en düşük seviyeye indirilmesinin hayati önem taşıdığını belirtiyor.
Çocuklar Daha Fazla Risk Altında
Çocukların biyolojik yapıları nedeniyle toksik maddelere yetişkinlere kıyasla çok daha hassas olduğu ifade edilen raporda, küçük çocuklarda kurşun emiliminin yüzde 40-50’ye kadar çıkabildiği, yetersiz beslenme durumunda ise bu oranın yüzde 100’e ulaşabileceği kaydedildi.
Kurşun maruziyetinin; IQ düşüşü, dikkat eksikliği, öğrenme güçlüğü, dil gelişiminde yavaşlama ve davranış bozuklukları gibi kalıcı etkiler yarattığı belirtiliyor.
Raporda yer alan bulgulara göre Türkiye’de yapılan piyasa kontrollerinde pek çok tüketici ürününde yüksek oranlarda kurşun tespit edildi. Metal gıda kaplarının yüzde 67’sinde, boyaların yüzde 70’inde ve oyuncakların yüzde 29’unda referans değerlerin üzerinde kurşun bulunduğu bildirildi.
Bu veriler, çocukların yalnızca çevresel değil, gündelik yaşamda kullandıkları ürünler aracılığıyla da ciddi risk altında olduğunu ortaya koyuyor.
Milyonlarca Çocuk Etkilenmiş Olabilir
Türkiye’de kan kurşun düzeyi yüksek olan çocuk sayısına ilişkin net bir izleme sistemi bulunmazken, farklı çalışmalara göre bu sayının 650 bin ile 6,3 milyon arasında değiştiği tahmin ediliyor. Güncel eşik değerler dikkate alındığında ise risk altındaki çocuk sayısının “en az birkaç milyon” olduğu ifade ediliyor.
Yoksulluk Riski Artırıyor
Raporda kurşun maruziyetinin toplumsal eşitsizliklerle doğrudan bağlantılı olduğu vurgulandı. Yoksulluk ve gıda güvencesizliğinin, çocuklarda kurşun emilimini artırarak sağlık risklerini derinleştirdiği belirtildi.
Çözüm: Ücretsiz Okul Yemeği ve Kamusal Politikalar
Uzmanlara göre en etkili çözümlerden biri, çocuklara ücretsiz ve sağlıklı okul yemeği sağlanması. Bu uygulamanın hem toksik maddelerin etkisini azaltacağı hem de eğitimde fırsat eşitliğini güçlendireceği ifade ediliyor.
Raporda ayrıca düzenli kan kurşun seviyesi izleme programı oluşturulması, tüketici ürünlerinin sıkı denetlenmesi ve kamu kurumları arasında koordinasyon sağlanması gibi öneriler de yer aldı.
Sonuç olarak rapor, çocukların toksik maddelere maruziyetinin önlenebilir bir sorun olduğunu vurgulayarak, kapsamlı ve bütüncül kamu politikalarının acilen hayata geçirilmesi gerektiğine dikkat çekti.








