HABER-SEN’in açıklaması PTT’deki büyük çöküşü gözler önüne serdi. Açıklamaya göre 6 yılda 8 milyar TL zarar, taşınmaz satışları ve yandaş atamalar kamu kurumunu iflasa sürüklüyor.
PTT Alarm Veriyor: 184 Yıllık Kurum İflasın Eşiğinde
Türkiye’nin köklü kamu kurumlarından biri olan Posta ve Telgraf Teşkilatı (PTT), tarihin en derin mali krizlerinden birini yaşıyor. Basın Yayın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası (HABER-SEN), yayımladığı kapsamlı açıklamayla kurumdaki yıkımı kamuoyuyla paylaştı.
Sendika açıklamasında, PTT’nin Türkiye Varlık Fonu’na devredildiği günden bu yana mali yapısının hızla bozulduğunu vurguladı:
“Basın Yayın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası HABER-SEN olarak, köklü bir kamu teşekkülü olan PTT’nin, Türkiye Varlık Fonu’na devredilmesinden bu yana zarar üstüne zarara sürüklenmesini ve 184 yıllık kurumsal birikiminin nasıl yok edildiğini üzülerek değil, öfkeyle takip ediyoruz!”
Zarar Tablosu: 6 Yılda 8 Milyar TL’nin Üzerinde Kayıp
HABER-SEN’in verilerine göre, PTT son altı yılda milyarlarca liralık zararla kamu kaynaklarını tüketti. Açıklamada şu rakamlar dikkat çekti:
2019: 1 milyar 218 milyon TL zarar
2020: 741 milyon TL zarar
2021: 387 milyon TL zarar
2022: 259 milyon TL zarar
2023: 2 milyar 388 milyon TL zarar
2024: 3 milyar 600 milyon TL zarar
Toplam zarar 8 milyar TL’yi aştı. HABER-SEN’in ifadesiyle:
“Bu vahim tablo, PTT’nin öz sermayesini yıllar içerisinde tüketerek -1,2 milyar TL (eksi bir milyar iki yüz bin lira) seviyesine düşürmüştür. Öyle ki, kamu ve tüzel kişilere ait posta çeki hesaplarındaki paraların bir bölümü dahi kullanılmış durumdadır. Bu durum TBMM KİT Komisyonu’nda da dillendirilmiş ve kayıtlara geçmiş bir durumdur.”
Taşınmaz Satışları: Geleceğin İpotek Altına Alınması
Kurumun mali açıklarını kapatmak amacıyla kamuya ait gayrimenkullerin satışa çıkarılması ise sendikanın sert tepkisine yol açtı. 11 ilde toplam 289.974 metrekare arsanın, yaklaşık 1.8 milyar TL bedelle satışa sunulması kamu zararını büyütüyor.
“Gayrimenkul Satışları ‘Günü Kurtarma’ Değil aksine ‘Gelecekten Çalma’dır. Kamuya ait olan bu taşınmazlar, muktedirlerin “babalar gibi satacağız!” anlayışının PTT A.Ş’de tezahürüdür.”
“Kurumun, 11 ildeki en kıymetli gayrimenkullerini toplam 1.781.295.000 TL gibi bir muhammen bedelle satmaya çalışması, yönetimin kurumda her şeyi yutan mali bir ‘kara delik’ açtığının göstergesidir. Kent merkezlerinde bulunan 289.974 metrekarelik bu arsaların satışı, borç kapatma değil, kamu malının yandaşlara peşkeş çekilmesidir.”
“PTT HALKINDIR, SATILAMAZ!”
Sendika, satılan taşınmazların kamuya ait olduğunu ve Anayasa Mahkemesi’nin PTT’nin hâlâ bir kamu kurumu olduğuna hükmettiğini hatırlatarak şöyle devam etti:
“HABER-SEN olarak bu satışları, PTT’nin geleceğinin çalınması olarak değerlendiriyoruz. Kamuya ait olan değerlerin, kamuoyunun gözünün önünde hiç edilmesi olarak görüyoruz. Emekçilerin de, sokaktaki yurttaşların çoğunun da bu konuda bizim gibi düşündüğünü gözlemliyoruz. “PTT HALKINDIR SATILAMAZ!” Sendikamızın yıllar öncesinden süregelen, aslında bir slogan olmaktan öte, PTT’nin toplum ile bağının kısa öz ifadesidir.”
Yandaş Kadrolaşma ve Denetimsizlik Kurumu Çökertti
HABER-SEN, krizin temel nedenlerinden birinin liyakatsiz atamalar ve siyasallaşma olduğunu belirtti:
“PTT AŞ’nin bugün bu içler acısı halde olmasının en önemli sebebi Liyakatsiz ve Siyasi Kadrolaşmadır. PTT, çökmedi, çökertildi.”
Yargı ve denetimden uzaklaşmanın kurumun iç işleyişine de zarar verdiği vurgulandı:
“Önce A.Ş yapılarak kamu hukukundan ayrılma yoluna gidildi… Varlık Fonu’na devredilerek, tamamen gözlerden kaçırıldı desek yeridir… Genel Müdürlük ve Başmüdürlüklerde, sendika aidiyetine ve yandaşlık ilişkilerine göre yapılan atamalar, kurumu yönetilebilir olmaktan uzak, kuruma yabancı kimselerin idareci olması, kurumu iflasa sürüklemiştir.”
Köklü Bir Kurumun Sessiz Çöküşü
184 yıllık geçmişe sahip bir kamu kurumunun bu duruma düşmesinin, sadece mali değil, sosyal bir çöküş anlamına geldiğini belirten sendika, çağrısını şu sözlerle tamamladı:
“Siyasi atamalar durdurulmalı, yönetimde liyakat esas alınmalıdır.
Halkın malı olan PTT gayrimenkullerinin satışı derhal durdurulmalıdır.
PTT’nin mali tablosu şeffaf bir şekilde açıklanmalı ve zararın sorumluları hesap vermelidir.
PTT, posta güvercini gibi uçuşa geçen zararlarla değil, 38 bin 996 emekçisiyle, 3 bin 576 işyeriyle ve köklü tarihiyle ayakta durmalıdır. Bu krizi yaratanlar değil, PTT çalışanları ve halkımız kazanacaktır.”
Haber-Sen’den yapılan açıklamanın tamamı şu şekilde;
“Basın Yayın İletişim ve Posta Emekçileri Sendikası HABER-SEN olarak, köklü bir kamu teşekkülü olan PTT’nin, Türkiye Varlık Fonu’na devredilmesinden bu yana zarar üstüne zarara sürüklenmesini ve 184 yıllık kurumsal birikiminin nasıl yok edildiğini üzülerek değil, öfkeyle takip ediyoruz!
Bu durum bir söylentiden ibaret değil, somut belgelerle de kanıtlanmış acı bir gerçektir.
PTT A.Ş, son altı yıldır üst üste zarar etmiştir. Bu zararın toplamı, 8 milyar TL’yi aşmıştır. İşte rakamlar:
2019: 1 milyar 218 milyon TL zarar
2020: 741 milyon TL zarar
2021: 387 milyon TL zarar
2022: 259 milyon TL zarar
2023: 2 milyar 388 milyon TL zarar
2024: 3 milyar 600 milyon TL zarar
Bu vahim tablo, PTT’nin öz sermayesini yıllar içerisinde tüketerek -1,2 milyar TL( eksi bir milyar iki yüz bin lira) seviyesine düşürmüştür. Öyle ki, kamu ve tüzel kişilere ait posta çeki hesaplarındaki paraların bir bölümü dahi kullanılmış durumdadır. Bu durum TBMM KİT Komisyonun da dillendirilmiş ve kayıtlara geçmiş bir durumdur.
PTT, artık kendi ayakları üzerinde duramayan, kaynakları deyim yerinde ise yağmalanan bir kuruluşa dönüşmüştür.
Gayrimenkul Satışları ‘Günü Kurtarma’ Değil aksine ‘Gelecekten Çalma’ dır. Kamuya ait olan bu taşınmazlar, muktedirlerin “babalar gibi satacağız!” Anlayışının PTT A.Ş de tezahürüdür.
Mali zararların telafisi için PTT’nin, kamuya ait değerli taşınmazları gözden çıkarması kabul edilemez! Bu konuda tüm yurttaşların duyarlılık göstermesi gerekiyor. Daha doğrusu kendine ait olana sahip çıkması gerekiyor. Anayasa Mahkemesi PTT AŞ’nin sermayesinin tamamının halen hazineye bağlı olması dolayısıyla, PTT’nin bir kamu kurumu niteliğinde olduğu yönünde bir karar vermiştir. Madem PTT A.Ş halen bir kamu kurumudur, öyleyse bütün taşınmazları kamuya ait olmalıdır. Kurumun, 11 ildeki en kıymetli gayrimenkullerini toplam 1.781.295.000 TL gibi bir muhammen bedelle satmaya çalışması, yönetimin kurumda her şeyi yutan mali bir ‘kara delik’ açtığının göstergesidir. Kent merkezlerinde bulunan 289.974 metrekarelik bu arsaların satışı, borç kapatma değil, kamu malının yandaşlara peşkeş çekilmesidir.
HABER-SEN olarak bu satışları, PTT’nin geleceğinin çalınması olarak değerlendiriyoruz. Kamuya ait olan değerlerin, kamuoyunun gözünün önünde hiç edilmesi olarak görüyoruz. Emekçilerin de, sokaktaki yurttaşların çoğunun da bu konuda bizim gibi düşündüğünü gözlemliyoruz. “PTT HALKINDIR SATILAMAZ!” Sendikamızın yıllar öncesinden süregelen , aslında bir slogan olmaktan öte, PTT’nin toplum ile bağının kısa öz ifadesidir.
Küçülme planlaması, gayrimenkul satışları kurumun ayakta kalma mücadelesi değil, yandaş kadrolaşmanın dibe vurmasının resmidir.
PTT AŞ’nin bugün bu içler acısı halde olmasının en önemli sebebi Liyakatsiz ve Siyasi Kadrolaşmadır. PTT, çökmedi, çökertildi. Bırakın ilçeleri ülkenin neredeyse her kasabasına, mezrasına kılcal damarlarına nüfuz etmiş bir kurum iken, bugün emekçilerinin maaşlarını bile ödemekte zorlanan hale gelmiş, günü bile kurtaramayacak iktisadi çöküntünün içine düşmüştür.
PTT’nin bu duruma gelmesinin bir diğer önemli nedeni ise yargıdan, denetimden hızla kaçırılmasıdır. Sürecin her aşamasında sendikamız itiraz etti, mücadele etti, tepki gösterdi! Önce A.Ş yapılarak kamu hukukundan ayrılma yoluna gidildi. Bu durum kişilerin hukukunun yavaş yavaş kuruma yerleşmesine neden oldu. Ucuz emek sömürüsü beraberinde zayıf sosyal güvenceli sözleşmeli personel istihdamı ile devam eden süreçten sonra Varlık Fonu’na devredilerek, tamamen gözlerden kaçırıldı desek yeridir. Öyle ki, Sayıştay ‘ın PTT ‘yi denetlenmemesi konusu TBMM’de tartışılmıştır. Genel Müdürlük ve Başmüdürlüklerde, sendika aidiyetine ve yandaşlık ilişkilerine göre yapılan atamalar, kurumu yönetilebilir olmaktan uzak, kuruma yabancı kimselerin idareci olması, kurumu iflasa sürüklemiştir.
Gelinen noktada 184 yıllık tarihe kök salmış güzide kurum, ne yazık ki günden güne eriyip küçülmektedir.
Yetkililer, Haber-Sen’e kulak vermelidir! Çünkü PTT, emeğiyle kurumu ayakta tutan emekçilerindir!
Siyasi atamalar durdurulmalı, yönetimde liyakat esas alınmalıdır.
Halkın malı olan PTT gayrimenkullerinin satışı derhal durdurulmalıdır.
PTT’nin mali tablosu şeffaf bir şekilde açıklanmalı ve zararın sorumluları hesap vermelidir.
PTT, posta güvercini gibi uçuşa geçen zararlarla değil, 38 bin 996 emekçisiyle, 3 bin 576 işyeriyle ve köklü tarihiyle ayakta durmalıdır. Bu krizi yaratanlar değil, PTT çalışanları ve halkımız kazanacaktır. 20.08.2025
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.”
Kaynak: https://habersen.org.tr/web/basin-aciklamalari/pttnin-zararlari-halkin-maliyla-kapatilamaz/?s=08








