Türkiye’de artan su kesintileri yalnızca günlük yaşamı değil, halk sağlığını da tehdit ediyor. Halk Sağlığı Uzmanı Prof Dr. Cavit Işık Yavuz, hijyen, gıda güvenliği ve su depolarındaki risklere dikkat çekerek “susuzluk artık yeni bir sağlık krizi” uyarısında bulunuyor.
Küresel Kriz, Yerel Tehdit
Dünya genelinde 2,2 milyar insan hâlâ güvenli içme suyuna erişemiyor. Her yıl 1 milyondan fazla insan, yalnızca su ve sanitasyon yetersizliği nedeniyle yaşamını yitiriyor. Halk Sağlığı Uzmanı Prof Dr. Cavit Işık Yavuz, Türkiye’nin de artan su kesintileriyle bu küresel krizin eşiğinde olduğunu belirterek uyarıyor:
“Susuzluk, artık iklim değişikliğinin etkileriyle birlikte yeni normalimiz haline geliyor. Bu durum yalnızca çevresel değil, ciddi bir sağlık krizidir.”
Su Kesintileri: Görünmeyen Sağlık Tehdidi
Türkiye’nin farklı bölgelerinde yaşanan uzun süreli su kesintileri, kişisel hijyen ve gıda güvenliğini doğrudan etkiliyor. Yavuz’a göre, su yoksunluğu ishal, göz enfeksiyonu, salmonella ve E. Coli gibi bulaşıcı hastalıkların artışına yol açabiliyor.
Hijyenin aksaması yalnızca bireysel değil, toplumsal bir risk oluşturuyor. Özellikle okullar, hastaneler ve huzurevlerigibi yerlerde su kesintilerine karşı özel önlem alınması gerekiyor.
Hijyen ve Gıda Güvenliği Alarmı
Uzun süreli kesintilerde su biriktirmek için kullanılan kapların kalitesi de büyük önem taşıyor.
Uygun olmayan plastik kaplar kimyasal kirlenme riski oluşturabilirken, açıkta satılan ve kaynağı belirsiz suların içilmesi mikrobiyal kontaminasyon riskini artırıyor.
Yavuz, güvenli su kullanımında şu noktaların altını çiziyor:
- Su biriktirme kapları düzenli temizlenmeli ve kapaklı saklanmalı.
- Kesinti sonrası şebeke suyu bir süre akıtılmalı ve klorlanmış olmalı.
- Sebze ve meyveler dezenfekte edilmeden tüketilmemeli; litre başına 20-30 damla %1’lik klor eriyiğiyle yıkanmalı.
- El yıkama olanaklarının kısıtlı olduğu durumlarda %70 alkol içeren el dezenfektanları tercih edilmeli.
Su Depoları: Görünmeyen Bakteri Yuvaları
Su depoları da susuzluk döneminde bir kurtarıcı değil, potansiyel risk kaynağı haline gelebiliyor.
Yavuz, apartman ve kamu binalarındaki su depolarının düzenli temizlik ve dezenfeksiyonunun zorunlu olduğunu vurguluyor.
Depoların en az altı ayda bir temizlenmesi ve bu işlemlerin yalnızca Sağlık Bakanlığı tarafından yetkilendirilmiş kişilerce yapılması gerektiğini belirtiyor.
Ayrıca, depolarda kullanılan malzemelerin paslanmaz, sızdırmaz ve bakteriye dirençli olması şart.
“Yeni Normal”e Hazırlık Zamanı
Türkiye, su kesintilerini artık geçici aksaklıklar değil, iklim krizi kaynaklı kalıcı bir sorun olarak ele almalı. Yavuz, “Su, yalnızca bir doğal kaynak değil, halk sağlığının temel taşıdır” diyerek uyarıyor;
“Susuzluk, gelecekte hastalıkları değil, salgınları tetikleyebilir. Bu nedenle su güvenliği, tıpkı deprem kadar hayati bir afet yönetimi konusu haline gelmelidir.”
Kaynak: http://cevresagligi.org/susuzluk-ve-saglik-riskleri-cavit-isik-yavuz/








