10 yıl önce devrilen müzakere masası, bitirilen barış süreci sonrası bu toprakların en karanlık en kanlı katliamları yaşandı.
10 Ekim Ankara Garı Katliamında 104 kişi hayatını kaybetti, 500’den fazla kişi yaralandı. Bir kısmı sakat kaldı. Bir kısmının tedavisi hala devam ediyor.
O tarihten sonra, baskıcı otoriter bir yönetimin taşları adım adım örüldü. Anti demokratik uygulamalar kural haline geldi, bütün toplumsal ilişkiler güvenlik konsepti çerçevesine alındı.
Katliamın yargılamasında ortaya çıktı ki, katliamı yapanlar aylardır teknik takiple izlenmiş ve ne yapacaklarının bilgisi istihbarat raporlarına işlenmiş. Devletin karanlık dehlizlerinde bu katliam adeta organize edilmiş, en azından göz yumulmuş yol verilmiş.
Hiçbir kamu görevlisinin yargılanmasına hatta tanık olarak dinlenmesine bile izin verilmemesi devletin bu katliamdaki rolünün delilidir.
Gerçek adalet için ne devlet kurumları ne de mahkeme, savcılık çaba göstermedi. Herşeyin ortaya dökülmesi bile soruşturmanın derinleştirilmesine gerekçe olamadı.
Şimdi yeni bir “barış süreci” oluşturulmaya çalışılıyor.
10 Ekim Ankara Garı Katliamının gerçek failleri açığa çıkarılmadan, 2015 yılında yaşananların perde arkası aralanmadan adalet tesis edilemez, barış gerçekleşmez.
Bu duygularla 10 Ekim Katliamında katledilen 104 arkadaşımızı sevgi ve saygıyla anıyor ve unutmayacağımızı, unutturmayacağımızı bir kez daha tekrarlıyoruz.





