Siyasetçi Leyla Zana’ya tribünlerde yöneltilen cinsiyetçi ve ırkçı saldırıları en sert şekilde kınıyoruz. Bu saldırılar yalnızca bir kişiye değil; kadınlara, Kürt halkına ve bu ülkede eşitlik, barış ve demokrasi mücadelesi yürüten herkese yönelmiştir.
Bir kadının kamusal alanda var olmasına tahammül edemeyen bu dil; yıllardır sistemli biçimde üretilen cinsiyetçi ve ırkçı zihniyetin tribünlere ve sosyal medyaya yansımış halidir. Bu nefret iklimi, sadece doğrudan hedef alınan siyasetçiyi değil, bu şiddet dilini eleştiren gazetecileri de susturmaya çalışmaktadır.
Gazetecilere Yönelik Dijital Şiddeti Reddediyoruz
Leyla Zana’ya yönelik saldırıların bir uzantısı olarak, Halk TV moderatörü gazeteci Gözde Şeker’in de hedef gösterilmesini kabul etmiyoruz. Gözde Şeker, Bursaspor sponsorluğu üzerinden gelişen tartışmalarda siyasetçi Ümit Özdağ’ın tutumunu eleştirdiği için sistematik bir dijital şiddete maruz bırakılmıştır. Bir gazetecinin bir siyasetçiyi eleştirmesi demokratik bir haktır; ancak buna karşılık başlatılan linç kampanyaları, basın özgürlüğüne ve kadının kamusal alandaki sesine doğrudan bir saldırıdır.
Bizler, kadın onurunu hedef alan, halkları birbirine düşmanlaştıran ve eleştirel sesi şiddetle bastırmaya çalışan bu tutumları açıkça mahkûm ediyoruz. Barışı savunmak ve demokrasi mücadelesini büyütmek; kadınların, Kürt halkının ve baskı altındaki tüm gazetecilerin yanında kararlılıkla durmayı gerektirir.
Kadın düşmanlığına, ırkçılığa ve dijital şiddete karşı yan yana durmaya devam edeceğiz.
Demokrasi İçin Birlik
22 Aralık 2025


















