Haber: Ayla Türksoy
Demokrasi İçin Birlik platformunun “Demokrasi Güncesi” isimli yayını KHK Platformları Birliği, Kursiyer Teğmenler ve Askeri Öğrenci Aileleri, Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği ve 10 Ekim Barış Derneği temsilcilerini biraraya getirdi. Haftasonu Ankara’da yapılacak olan “Adalet İçin Barış, Barış İçin Adalet buluşması” öncesi, ülkedeki yaygın adaletsizlik ve cezasızlık ortamına karşı tüm adalet mücadelelerinin yan yana durması gerektiğini vurgulayan konuklar, 13 Aralık’ta Ankara’da yapılacak buluşmanın ortak mücadele yollarından biri olacağını duyurdu.

10 Ekim Barış Derneği Eşsözcüsü İshak Kocabıyık, yaklaşık on senedir süren 10 Ekim Gar Katliamı davasında dahi adaletin ne kadar zorlu bir süreç olduğunu gördüklerini anlattı. Ülkede adaletsizliğin her noktaya nüfuz ettiğini belirten Kocabıyık, tekil adalet arayışlarının başarıya ulaşmasının artık mümkün olmadığını ifade ederek, Demokrasi İçin Birlik ile birlikte, adalet arayan kişi ve kurumları bir araya getirmek için bu buluşma fikrini oluşturduklarını söyledi. Kocabıyık, 2015’te çözüm sürecinin bitirilmesinin ülkeye en kötü 10 seneyi yaşattığını hatırlatarak, adalet mücadelesinin aynı zamanda güçlü bir barış talebi olduğunu ve buluşmanın bu iki unsuru konuşmak için zemin oluşturacağını kaydetti.
KHK Platformları Birliği adına yayına katılan Münir Korkmaz, KHK’lı sayısının ailelerle birlikte 1 milyonu bulduğunu, ancak bu kitlesel mağduriyete karşı toplumda büyük bir sessizlik ve ilgisizlik olduğunu dile getirdi. Siyasi iktidarın “terörist” suçlamalarıyla korku iklimi yarattığını vurgulayan Korkmaz, KHK’lıların iş, kredi ve koruyucu ailelik gibi temel haklarının ellerinden alındığını ve bu süreçte yaşanan intihar ve iş kazalarının çarpıcı boyutlara ulaştığını aktardı. Yıllardır süren bu sorunun çözülmeden ülkede demokrasiden bahsedilemeyeceğini söyleyen Korkmaz, KHK’ların iptali ve adil yeniden yargılanma taleplerinin barış süreciyle birlikte ele alınması gerektiğinin altını çizdi.
Kursiyer Teğmenler ve Askeri Öğrenciler adına konuşan Kezban Kalın ise, 15 Temmuz sonrası yargılanan yüzlerce askeri öğrenci ve teğmenin, emir altında olmalarına rağmen, adil yargılanma yapılmadan ağırlaştırılmış müebbet ve müebbet cezaları aldığını belirtti. Ailelerin mücadelelerinin siyasi partiler tarafından yeterince görülmediğinden ve yalnız bırakıldıklarından yakındı. Kalın, devam eden barış sürecinde, bu gençlerin durumunun bir yargı paketiyle düzeltilmesi ve infazda eşitlik gibi taleplerinin dikkate alınmasını beklediklerini ifade etti.
Ankara Gökkuşağı Aileleri Derneği’nden Atilla Dirim, LGBT+ bireylerin ve ailelerinin sürekli hedef gösterilme ve baskı altında olma nedeniyle bir “savaşın” ortasında olduğunu dile getirdi. Devletin en yetkili ağızlarından dahi yapılan açıklamalarla nefret objesi haline getirildiklerini belirten Dirim, çocuklarının okula, işe rahatça gidip gidemeyeceği, yolda yürüyüp yürüyemeyeceği endişesiyle yaşadıklarını, zihinlerinin arka planında sürekli bu kaygının çalıştığını anlattı. 11. Yargı Paketi’ndeki LGBT+ karşıtı maddelerin, bireyleri varoluşları nedeniyle cezalandırılmalarını amaçladığını belirten Dirim, karamsar bir tablo çizmek istemediğini de sözlerine ekledi. Dünyada esen sağcı rüzgarların Türkiye’yi de etkilediğini kabul etmekle birlikte, dünyadaki olumlu gelişmelerin umut verdiğini söyledi. Kısa süre önce Hollanda’da sağcı iktidarın yerini liberal bir iktidara bırakmasıyla LGBT+ lehine çözümlerin gündeme geldiğini hatırlattı. Ayrıca New York’ta açıkça LGBT+ bireyleri destekleyen bir belediye başkanının seçilmesini ve kentin “güvenli bölge” ilan edilmesini de olumlu gelişmeler olarak yorumladı. Türkiye’deki LGBT+ hareketinin de tüm baskılara rağmen çok güçlü bir mücadele verdiğini vurgulayan Dirim, 11. Yargı Paketi’ndeki maddelerin geri çekilmesinin, LGBT+ ve özellikle kadın hareketinin ortak ve etkili mücadelesinin sonucu olduğunu belirterek, tüm temel hak ve özgürlük mücadelelerinin birbirini desteklemesi ve birleşmesi gerektiğinin altını çizdi.
Son olarak söz alan İshak Kocabıyık, bütün bu adaletsizliklerin çürümüşlüğe ve geleceğin kaybına yol açtığını belirterek, Roboski ve 10 Ekim gibi katliamların yaşandığı bu ülkede, adaletsizliğe karşı ancak yan yana durarak ve beraber mücadele ederek gerçek demokratikleşme ve barış sürecinin başlatılabileceği mesajıyla konuşmasını tamamladı.
Yayın Linki: https://www.youtube.com/watch?v=q58vN7osl3g&t=31s

















