Uluslararası Hrant Dink Ödülleri, Agos Gazetesi’nin kurucusu ve genel yayın yönetmeni Hrant Dink’in doğum günü olan 15 Eylül’de 17. kez sahiplerini buldu. Bu yıl ödüller, Türkiye’den gıda mühendisi ve çevre insan hakları savunucusu Bülent Şık’a, uluslararası kategoride ise gazeteci ve aktivist Helena Moleno Garzon’a verildi.
Hrant Dink Vakfı tarafından düzenlenen tören, 15 Eylül akşamı gerçekleştirildi ve vakfın YouTube kanalı ile internet sitesinden canlı yayımlandı. Gecenin sunuculuğunu oyuncu Hazal Türesan üstlendi. Açılışta Sibil ve Zelişah, Sayat Nova’nın “Nazani” eserini seslendirdi. Ardından Ermenistan’dan gelen sanatçılar Zhanna Davtyan, Arman Peshtmaljyan ve Stepan Ter-Ghevondyan sahne aldı.
Tören boyunca farklı sanatçıların performansları ve akademisyenlerin konuşmaları yer aldı. Besteci Hüsnü Arkan’ın Hrant Dink anısına yazdığı “Ahparig” şarkısı, Ceylan Ertem ile birlikte sahnede ilk kez seslendirildi. Ayrıca Ümit Kıvanç’ın Hafıza Yetersiz filminden görüntülerle hazırlanan özel video da izleyiciyle buluştu.
Zehirlenen Topraklardan Sınırların Sessiz Çığlığına
Bu yılki ödül jürisinde Rugiatu Neneh Tunay, Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı temsilcileri, Aslı Bâli, Fatmagül Berktay, Ara Ghazarian, Wolfgang Kaleck, Reşat Kasaba, Cem Mansur, Zeynep Oral, Tilbe Saran ve Hrant Dink Vakfı Başkanı Rakel Dink yer aldı.
Ödül alan isimlerden gıda mühendisi, çevre ve insan hakları aktivisti Bülent Şık, akademik çalışmaları ve kamu sağlığını tehdit eden verileri ortaya çıkarma çabalarıyla tanınıyor. Ege Üniversitesi’nde lisans, Akdeniz Üniversitesi’nde yüksek lisans ve doktora yapan Şık, çevre dostu analiz yöntemleri üzerine çalıştı.
2011–2016 yılları arasında Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü bir araştırmada görev aldı ve bazı bölgelerde gıda ve su örneklerinde sağlığı tehdit eden kimyasal maddeler bulunduğunu ortaya koydu. Bulguları kamuoyuyla paylaşmasının ardından yargılandı, hapis cezası aldı ancak karar Yargıtay tarafından bozuldu. Şık, tüm süreç boyunca kamuoyunu bilgilendirmeye devam ederek “yaşam hakkı” mücadelesinin sembol isimlerinden biri haline geldi.
Bülent Şık ödül konuşmasında “Bir ülkenin havası kirletiliyor, suları zehirleniyor, toprakları ağır metallerle doluyor; üstelik bunlar bilindiği hâlde susuluyorsa orada ne adalet kalır ne eşitlik ne de onurlu bir yaşam. Böylesi bir tabloda yalnızca doğa değil, insanın insana olan bağı da zehirlenir. Oysa insan bir ada değildir; hayat başkalarıyla mümkündür.”dedi.
Uluslararası Hrant Dink Ödülü ise bu yıl İspanyol gazeteci ve aktivist Helena Moleno Garzon’a verildi. Garzon, insan hakları savunuculuğu ve adalet arayışıyla öne çıkıyor. Garzón konuşmasında “Bizler buradayız. Çünkü ölümü ve acıyı besleyen ideolojinin temelini oluşturan ırkçılıkla yüzleşmek istiyoruz. Bizler buradayız çünkü Caminando Fronteras adlı kuruluşumuz tarafından 2018’den bu yana İspanya ve Afrika sınırlarında hayatlarını kaybettikleri belgelenen 31.258 kişinin ve her gün sınır bölgelerinde hayatlarını kaybeden binlerce kişiyi onurlandırmak istiyoruz. Onların hafızası bizi ayakta tutuyor. Onların anısına duyduğumuz saygı gereği, umutsuzluğa veya korkuya teslim olamayız. Hayatın ve dayanışmanın kökleri pek çok cepheden saldırı altındayken, ilerlemenin yolu haysiyetten geçiyor.” dedi.

















