Halep’te Kürtlerin, Arapların ve Süryanilerin birlikte yaşadığı Şêx Meqsûd, Eşrefiyê ve çevre mahallelere yönelik saldırılar, Suriye’de barış ve demokratik çözüm ihtiyacının en yakıcı olduğu bir dönemde son derece kaygı vericidir. Türkiye’de barış sürecinin tartışıldığı, Kuzey ve Doğu Suriye yönetimi ile Şam’daki geçici hükümet arasında müzakere temaslarının sürdüğü bir aşamada bu saldırıların başlatılması, tesadüf değil, açık bir siyasi tercihtir.
Ağır silahlar, tanklar, topçu atışları ve dronlarla gerçekleştirilen bu saldırılar doğrudan sivilleri hedef almakta; kadınların, çocukların ve yaşlıların yaşam hakkını ihlal etmektedir. Cihatçı çetelerin de dâhil olduğu bu saldırılarda sağlık merkezlerinin bombalanması, mahallelerin kuşatma altına alınması ve insani koridorların keyfi biçimde kapatılması savaş suçudur. Yaşananlar yalnızca Kürt halkını değil, Halep’teki ortak yaşamı ve Suriye’nin çoğulcu geleceğini hedef almaktadır.
Daha önce Alevi ve Dürzi topluluklara yönelik saldırılarla tanık olduğumuz bu şiddet pratiğinin bugün Kürt mahallelerinde tekrarlanması, Suriye’yi yeniden derin bir iç savaş sarmalına sürükleme riskini büyütmektedir. Müzakere ve diyalog zemininde demokratik bir Suriye’nin inşasına karşı olan güçlerin, halkları bedel ödemeye zorlayan bir hegemonya arayışı içinde olduğu açıktır.
Şam yönetimini ve sahadaki silahlı güçleri sivillere yönelik saldırıları derhal durdurmaya, ateşkesi tesis etmeye ve müzakere sürecine geri dönmeye çağırıyoruz. Türkiye devletinin sahada faaliyet gösteren cihatçı silahlı gruplara verdiği desteği derhal çekmesi, çatışmayı derinleştiren değil barışı mümkün kılan bir tutum alması gerekmektedir.
Demokrasi için Birlik olarak, Halep’te sivillerin hedef alınmasını kınıyor; saldırıların derhal durdurulmasını, ateşkesin sağlanmasını ve Suriye’de halkların eşit, özgür ve barış içinde yaşayabileceği demokratik bir çözüm yoluna dönülmesini talep ediyoruz.
DEMOKRASİ İÇİN BİRLİK
8.01.2026

















