Prof. Dr. Kayıhan Pala: “Çevre kirliliği, toplumsal cinsiyet eşitsizliği ve kent yaşamının zorlukları da artık sağlığı belirleyen kritik unsurlar arasında. Sağlık doğuştan gelen temel bir haktır. Eğer piyasaya bırakılırsa hak olmaktan çıkar.”
Haber: Ayla Türksoy
CHP Bursa Milletvekili ve halk sağlığı uzmanı Prof. Dr. Kayıhan Pala, CHP Parti Okulu’nda yaptığı “Sağlıkla İlgili Temel Kavramlar” başlıklı konuşmada, sağlığın yalnızca hastalıkların tedavisinden ibaret olmadığını söyledi. Pala’ya göre sağlık; bedensel, ruhsal, sosyal ve ekolojik olarak tam bir iyilik hali ve aynı zamanda insanın doğuştan sahip olduğu en temel hak.
“Hepimiz aynı gemide değiliz”
Pala, sağlık alanındaki eşitsizlikleri Titanic benzetmesiyle anlattı: “Hepimiz aynı gemide değiliz, aynı fırtınadayız. Kimimiz büyük gemilerde, kimimiz sandallarda, kimimiz ise yüzmeye çalışıyoruz. Sağlıkta da durum aynıdır; zenginler daha kolay korunur, yoksullar daha ağır bedeller öder.”
Nedenlerin Nedeni: Yoksulluk ve Eşitsizlik
Pala konuşmasında, sağlık sorunlarının bireylerin tercihlerine indirgenemeyeceğini vurguladı: “Şişmanlık artık zenginlerin değil, yoksulların hastalığına dönüşmüştür. Tütün kullanımı en çok alt ve orta sınıflarda görülüyor. Doymuş yağ ve tuz oranı yüksek beslenme, yoksulluğun dayattığı bir sonuçtur. Sorun bireylerin tercihinde değil, onları bu tercihlere mahkûm eden sosyoekonomik koşullardadır. Devlet bu koşulları ortadan kaldırmakla yükümlüdür.”
Çevre, Toplumsal Cinsiyet ve Ulaşım
Prof. Dr. Pala, son 10 yılda literatürde öne çıkan yeni sağlık belirleyicilerini sıraladı:
Çevre sorunları: Hava kirliliği, su kirliliği, gürültü ve iklim krizi artık başlıca ölüm nedenleri arasında.
Toplumsal cinsiyet: Kadınların düşük istihdamı, aile planlaması hizmetlerine erişim zorlukları sağlık hakkını sınırlıyor.
Kent yaşamı: Ulaşım sorunları, yol güvenliği ve yeşil alanların azalması doğrudan sağlık sorunlarına yol açıyor. Son 10 yılda yapılan araştırmalar, yaşadığınız çevredeki yeşil alanın sağlığı doğrudan olumlu etkilediğini gösteriyor.
“Kapitalizm Sağlıkta Eşitsizlik Üretiyor“
Pala, sağlık sorunlarının kökeninde ekonomik sistemin rolünü şu sözlerle anlattı: “Kapitalizm eşitsizlik üretir, küresel kapitalizm bu eşitsizlikleri derinleştirir. Çocuklarımızın okulda sağlıklı beslenememesi, hava kirliliğiyle yaşamamız, sağlıklı gıdaya erişemememiz kapitalist sistemin tercihlerinden kaynaklanıyor. Sağlık hakkı mücadelesi aynı zamanda sınıfsal bir mücadeledir.”
“Sağlığın ön koşulu barıştır”
Gazze örneğini hatırlatan Pala: “Çatışma varsa sağlık yoktur. Sağlığın ön koşulu barıştır. Çocukların önüne bomba düşerken başka hiçbir sağlık programından söz edilemez.” dedi.
“Sağlık Ticaret Konusu Olamaz“
Pala, sağlık hizmetlerinin piyasaya bırakılmasına da sert tepki gösterdi: “Sağlık hizmeti ticarete açıldığında, hak olmaktan çıkar. Eşit, erişilebilir ve kaliteli sağlık hizmeti ancak kamunun sorumluluğunda mümkündür. Özel sektör insanların erişilebilirliğiyle ilgilenmez, eşitlikle ilgilenmez. Kalite adı altında hizmetten yararlananın memnuniyetiyle ilgilenir ve insanların sağlıklı yaşam sürelerinin uzamasıyla ilgilenmez. O yüzden bizim kuracağımız sistemin özel sektör var olsun olmasın demiyorum ama sistemin başat aktörünün mutlaka kamu olması gerekir.”
Hedef Sağlıklı Yaşam Süresini Uzatmak
Pala, sağlık politikalarının nihai amacını şu sözlerle tanımladı: “Amacımız yalnızca ömrü uzatmak değil; insanların sağlıklı geçirdiği yaşam süresini artırmak olmalı. Bunun için de eşitsizlikleri ortadan kaldıran, çevreyi koruyan, toplumsal cinsiyet adaletini sağlayan ve kent yaşamını iyileştiren politikalar üretmek zorundayız.”
Rakamlarla Sağlık Eşitsizliği
📌 Türkiye’de hava kirliliğine bağlı erken ölümler: Yılda 50 bin kişi
📌 Yoksul kadınlarla varlıklı kadınlar arasındaki ömür farkı (ABD): 10 yıl
📌 Yoksul erkeklerle varlıklı erkekler arasındaki ömür farkı (ABD): 14 yıl
📌 Türkiye’de en yoksul %20 ile en zengin %20 arasındaki bebek ölüm oranı farkı: 3 kat








