Haber: Ayla Türksoy
Türkiye Psikiyatri Derneği (TPD) İş Yaşamı ve İşçilerin Ruh Sağlığı Çalışma Birimi, 2025 yılının başından bu yana kayıtlara geçen 1800’e yakın işçi ölümüne dikkat çekerek, ülkedeki işçi sağlığı ve iş güvenliği krizinin ruh sağlığı boyutunu gözler önüne serdi. Dernek, yayımladığı “İşçilerin İş Cinayetlerinde Ölmediği Bir Ülke İstiyoruz!” başlıklı açıklamasında, ülkedeki can güvenliğinin hiçe sayıldığı çalışma koşullarının; bireysel ve toplumsal ruh sağlığını tehdit eden derin bir yara açtığını belirtti.
Güvencesizlik Kural, Kâr Uğruna Ölümler Sıradanlaştı
TPD’nin açıklaması, mevcut çalışma düzenine yönelik sert bir eleştiri getirerek, yaşanan ölümlerin bir sistem sorunu olduğunu gözler önüne seriyor: “Artık yeter demenin anlamını kaybettiği bir aşamaya gelmiş durumdayız. Görünen o ki, ülkemizde çalışma yaşamı sadece kâr uğruna işçilerin öldürülmesine göz yumulan, güvencesizlik ve denetimsizliğin neredeyse kural haline geldiği bir düzende sürdürülmektedir.”
TPD’nin sadece Kasım ayında gerçekleşen 216 iş cinayetini hatırlattığı açıklamada, iş yerlerindeki denetimsizlik ve güvencesizliğin, en savunmasız kesimlerin hayatını kâr hırsına kurban eden sistemli bir düzene işaret ettiği belirtildi.
Açıklamada, Kocaeli Dilovası’ndaki sigortasız çocuk işçilerin de hayatını kaybettiği fabrika yangını ve 75 yaşındaki bir işçinin göçük altında can vermesi gibi birçok örnek anılarak, mevcut durumun en savunmasız kesimlerin bile ölüm riskiyle karşı karşıya kaldığını gösterdiği belirtildi.
Zorunlu Eğitim Varken: Devlet Eliyle Çocuk İşçilik Eleştirisi
Çocuk işçiliği sorununa ve bu durumun meşrulaştırılmasına yönelik tepki de açıklamada öne çıktı. TPD, 12 yıllık zorunlu eğitime rağmen Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) aracılığıyla çocuk işçiliğinin “devlet eliyle meşrulaştırıldığı” ve çocukların ucuz işgücü haline getirildiği eleştirisini yöneltti.
TPD, bu “sözde eğitim” kapsamında işlerde hayatını kaybeden çocuklar için sorumlu kurum ve kişilere hesap sorulmamasını eleştirdi. Örgün eğitimden koparılan çocukların maruz kaldığı ölümlere ve hatta Şanlıurfa’daki 15 yaşındaki bir çocuğun marangoz atölyesinde işkenceyle öldürülmesine dikkat çekilerek, bu politikaların acilen gündeme alınması gerektiği belirtildi.
Ruh Sağlığı ve İşçi Ölümleri İlişkisi: Toplumsal Barış Risk Altında
TPD, iş cinayetlerinin toplumun ruh sağlığı üzerindeki yıkıcı etkisine odaklanarak, her gün gelen can kaybı haberlerinin toplumda büyük bir hayal kırıklığına, güvensizliğe ve cezasızlık nedeniyle onarıcı adalet eksikliğine yol açtığını ifade etti: “İş cinayetlerinde yitirilen her işçi toplumu derinden yaralamaktadır. Her gün gelen bu can kaybı haberleri büyük bir hayal kırıklığına yol açmakta, öfke ve güvensizlik duygularını artmaktadır. Cinayetlerin sorumlularının adil biçimde yargılanmaması toplumda onarıcı adalet duygusunun oluşmasına engel olmaktadır. Mevcut koşullarda toplumdaki umutsuzluk ve karamsarlık günden güne artmakta, bu durum toplumun ruh sağlığını olumsuz etkilemekte ve toplumsal barış ortamını risk altında bırakmaktadır.“
Dernek, işçilerin ölmediği, önlemlerin uygulandığı ve sorumluların adil bir şekilde hesap verdiği bir ülkede yaşamanın tüm bireylerin en temel hakkı olduğunu belirterek, ruhsal sağlık için güvenli gelecek mücadelesine devam edeceklerini duyurdu.
Açıklamanın tamamı: https://psikiyatri.org.tr/4072/iscilerin-is-cinayetlerinde-olmedigi-bir-ulke-istiyoruz

















