Balıkesir’in Burhaniye ilçesinde 6–7 Eylül tarihlerinde gerçekleşen Fem-Fest 2025, Körfez Bağımsız Kadın Dayanışması’nın çağrısıyla yüzlerce kadını bir araya getirdi. Festivalde kadınlar, eşitlik ve özgürlük taleplerini yükselterek “Kazanılmış haklarımızdan vazgeçmeyeceğiz” mesajını verdi.
Küçükkuyu, Altınoluk, Edremit, Burhaniye, Gömeç, Ayvalık, Dikili ve İzmir’den kadınların katıldığı festivalde, kadınları geleneksel rollere sıkıştıran aile odaklı politikalara, laikliği hedef alan uygulamalara ve LGBTİQ+ bireylerin hak kayıplarına karşı güçlü bir dayanışma örneği sergilendi.
Festival açılışında yapılan konuşmalarda, “Bizler, kazanılmış haklarımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Ne eşit yurttaşlık hakkımızdan ne de özgürlüğümüzden geri adım atmayacağız” sözleri alkışlarla karşılandı.
Festival boyunca düzenlenen atölyeler yoğun ilgi gördü
Kadının İnsan Hakları ve Feminizm Atölyesi: Kadının İnsan Hakları Derneği’nden Nigar Etizer Karacık, “Kadının insan hakları mücadelesi bu ülkenin demokrasi mücadelesinin ayrılmaz bir parçasıdır” diyerek KİHEP eğitimlerinin bölgeye yayılması gerektiğini söyledi.
LGBTİQ+ Hakları Atölyesi: “Benim Çocuğum” belgesel gösterimiyle başlayan atölyede, “Çocuklarımızın, arkadaşlarımızın ve bizlerin eşit ve onurlu yaşam hakkı için susmayacağız” mesajı verildi.
Ekoloji ve Ekofeminizm Atölyesi’nde Ayşe Durakbaşa, Füsun Kayra, Hatice Engin ve Süheyla Doğan’ın sunumlarıyla gerçekleşen atölyede kadınların doğa ile kurduğu barışçıl ilişkinin maden şirketleri tarafından yok edildiği vurgulandı. “Bölgemizdeki ekolojik yıkım nedeniyle pek çok kadın topraksız kalıyor, meralarını yitiriyor, tarlalarının, bahçelerinin talan edilmesi ile karşı karşıya bulunuyorlar. Kadınların birçok kez doğa ile kurdukları barışçıl ve saygılı ilişki, biriktirdikleri bilgi, bilgelik ne yazık ki çalınıyor. Maden şirketlerinin kuşatması altında olan bölgemizde, kadınlar ekokırıma karşı yaşam savunucuları ile birlikte ve en önde mücadele ediyorlar. Karma yapılardaki bu birliktelik ancak cinsiyet eşitliğini gözeten etik yaklaşımlarla, ekofeminizmden beslenerek gerçekleşebilir. Bu nedenle önümüzdeki dönemde ortak etik oluşturabilmenin yolunu açacak yeni etkinliklere ihtiyaç duyuyoruz.
Hukuk Atölyesi’nde EŞİK gönüllüsü Av. Hülya Gülbahar, 11. Yargı Paketi’nde yer alması beklenen düzenlemelerle ilgili bilgi verdi Bu bilgiler ışığında hakların korunması ve toplumsal cinsiyet eşitliğini her alanda etkin kılmak için yapılacak çalışmalar tartışıldı. Atölyede ele alınan konular arasında kadınların boşanma sonrasında aldıkları nafakanın sınırlandırılmak istenmesi, zorunlu arabuluculuk uygulaması, miras ve mal paylaşımında uzlaşmaya zorlanma ele alındı. İstanbul Sözleşmesi’nin öngördüğü eşitlikle ilgili düzenlemelerden vaz geçilmiş olmasının, kadına karşı şiddetle mücadeleyi zayıflattığı, kadınları savunmasız bıraktığı tüm katılımcıların ortak görüşü oldu.
Sergi, Tiyatro ve Kolektif Neşe
Öğretmenler Mahallesi’nde açılan “Dünden Bugüne Körfez Bağımsız Kadın Dayanışması” sergisi, 2013’ten bu yana verilen mücadelenin izlerini taşıdı. Nebahat Dinler’in arşivinden yararlanarak hazırlanan sergi aracılığıyla, Körfez’de kadınların mücadele tarihini belleklerde canlı tutmayı ve yeni eylemler için buradan beslenmenin amaçlandığı belirtildi. Ayrıca Filiz Çağlayan Kayalı’nın yazdığı metinlerle sokak tiyatrosu, Sokağın Sesi Kadın Müzik grubunun şarkıları, Özlem Gökçekaya’nın doğaçlama dans performansı, türküler ve halaylar Fem-Fest boyunca sürdü ve “Bir araya gelişimiz, sadece bilgi ve deneyim paylaşmak için değil, kendimizi kutlamak, kolektif neşeyi ortaya çıkarabilmek amacına yönelikti. Kadın, Yaşam, Özgürlük mottomuz oldu” ifadesi kullanıldı.
Önümüzdeki Dönem Hedefleri
Körfez Bağımsız Kadın Dayanışması, festival sonunda hedeflerini de şöyle sıraladı:
Kadın danışma merkezlerinin tüm ilçelerde açılması için belediyeler ve partiler nezdinde girişimlerde bulunmak.
Var olan merkezlerin kadın hareketiyle işbirliği içinde daha etkin çalışmasını sağlamak.
Bölgedeki kadın hukukçu, akademisyen, sağlıkçı ve sosyal çalışmacılarla dayanışma ağını güçlendirmek.
KİHEP eğitimlerini ilçe belediyeleri aracılığıyla yaygınlaştırmak.
Sanat etkinlikleriyle cinsiyet ayrımcılığına ve şiddet iklimine karşı duyarlılığı artırmak.
“Kazanılmış Haklarımızdan Vazgeçmeyeceğiz!”
Festivalin sonunda kadınların mesajı şu iki cümlede özetlenmiş gibiydi: “Kazanılmış haklarımıza yönelik saldırılara karşı duracağız.
Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiçbirimiz!”









