22 yaşındaki Mahsa Amini’nin İran ahlak polisi tarafından gözaltında hayatını kaybetmesi, “Kadın, Hayat, Özgürlük” hareketini doğurdu. Tüm ülkeye yayılan protestolar rejimi sarstı.
Henüz 22 yaşında olan Mahsa Jina Amini, üç yıl önce sıcak bir yaz günü Tahran’a ulaştığında, hayatının birkaç saat içinde trajik bir sona sürükleneceğini asla bilemezdi. Başörtüsünden görünen bir tutam saç nedeniyle İran’ın tartışmalı “ahlak polisi” tarafından zorla gözaltına alındı. İddialara göre bir polis minibüsünde darbedilen Amini, gözaltında bulunduğu süre boyunca ciddi şekilde yaralandı ve kısa süre sonra, son derece şüpheli koşullar altında yaşamını yitirdi.
Mahsa Amini’nin ölümü, sadece ailesini değil, tüm İran toplumunu derinden sarstı. Ülke genelinde sokaklara dökülen binlerce kişi, genç kadının uğradığı adaletsizliğe karşı sesini yükseltti. Protestolar kısa sürede rejime karşı geniş çaplı bir direnişe dönüştü.
Bu kitlesel hareket, zamanla “Mahsa Hareketi” ya da dünya çapında sembolleşen sloganıyla “Kadın, Hayat, Özgürlük” olarak anılmaya başlandı. Amini’nin trajedisi, İran’da kadın haklarına yönelik baskılara karşı büyük bir uyanışı ve direnişi ateşledi.








