• Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
Cumartesi, Nisan 18, 2026
DİB | Demokrasi İçin Birlik
No Result
View All Result
  • TÜRKİYE
  • EMEK
  • ÇEVRE
  • YAŞAM
    • İnsan Hakları
    • Kadın
  • DÜNYA
  • DİB Avrupa
  • DİB BASIN AÇIKLAMALARI
  • DİB Arşiv
  • YAZARLAR
  • TÜRKİYE
  • EMEK
  • ÇEVRE
  • YAŞAM
    • İnsan Hakları
    • Kadın
  • DÜNYA
  • DİB Avrupa
  • DİB BASIN AÇIKLAMALARI
  • DİB Arşiv
  • YAZARLAR
No Result
View All Result
Demokrasi İçin Birlik
No Result
View All Result
Home YAŞAM Kadın

Rojin Kabaiş İçin Adalet: Şirinevler’de Basın Açıklaması Düzenlendi

DİB Haber by DİB Haber
15 Kasım 2025
A A
0
Rojin Kabaiş İçin Adalet: Şirinevler’de Basın Açıklaması Düzenlendi

Bahçelievler’de Rojin Kabaiş için düzenlenen basın açıklamasında adalet talebi yinelendi. Platform temsilcileri, soruşturmada yaşanan ihmallere dikkat çekerek “Rojin için adalet, hepimiz için adalettir” mesajı verdi.

Bahçelievler Emek ve Demokrasi Platformu, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’ın şüpheli ölümüyle ilgili adalet talebini yinelemek amacıyla Şirinevler Yürüyüş Yolu’nda bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Afişlerde “İntihar Değil, Cinayet – Rojin’e Ne Oldu?”, “Rojin Kabaiş İçin Adalet”, “İntihar Değil Bu Bir Cinayet”, “Yaşasın Kadın Dayanışması”, “Jin Jiyan Azadi” sloganları yer aldı.

READ ALSO

EŞİK’ten 11. Yargı Paketi Tepkisi: “Her Yurttaşın Hak ve Özgürlüğü Tehdit Altında”

Nobel Barış Ödülü Maria Corina Machado’ya verildi

Eylemde sık sık “Koruma, Aklama, Failleri Yargıla”, “Rojin’in Hesabı Sorulacak” sloganları atıldı. Basın açıklamasını Bahçelievler Emek ve Demokrasi Platformu adına Semra Demir okudu.

“Rojin İçin Adalet, Hepimiz İçin Adalettir”

Açıklamada, Rojin Kabaiş’in kaybolduğu günlerden cansız bedenine ulaşıldığı ana kadar geçen süreçte ciddi ihmaller bulunduğu vurgulandı. Ailesi ve arkadaşlarının beyanları hatırlatılarak, ölümün intihar değil, soruşturulması gereken şüpheli bir olay olduğunun altı çizildi.

Metinde; olay yeri incelemesindeki eksiklikler, delillerin gizlendiği iddiaları, Adli Tıp Kurumu’nun raporlarındaki çelişkiler ve kolluk birimlerinin tutumlarına yönelik eleştiriler geniş yer buldu. Açıklamada, Kabaiş’in vücudunda darp izleri bulunduğu, iki farklı erkeğe ait DNA tespit edilmesine rağmen soruşturmanın ilerletilmediği ifade edildi.

“Bu Olay Münferit Değil, Kurumsal İhmallerin Sonucudur”

Platform temsilcileri, Rojin Kabaiş’ın ölümünün tekil bir olay olarak görülemeyeceğini belirterek; soruşturmanın seyrinin, delillerin toplanma biçiminin ve kurumların tutumunun yapısal sorunlara işaret ettiğini söyledi. “Cezasızlık politikalarının kadın cinayetlerini ve şüpheli kadın ölümlerini artırdığı” dile getirildi.

Açıklamada ayrıca 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü’nün yaklaşmasına dikkat çekilerek, Türkiye’de kadınların haklarına yönelik baskıların arttığı, İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmenin kadınların yaşam hakkını zayıflattığı vurgulandı.

Dilovası’ndaki İşçi Katliamı da Hatırlatıldı

Platform, adalet talebinin yalnızca Rojin Kabaiş için değil, Dilovası’ndaki kayıt dışı parfüm deposu yangınında yaşamını yitiren kadın ve çocuk işçiler için de geçerli olduğunu belirtti. Olayın “ihmaller zinciriyle gerçekleşmiş bir cinayet” olduğu ifade edildi.

“Haklarımızın Tek Güvencesi Birliğimiz ve Mücadelemizdir”

Basın açıklaması, tüm emekçileri, kadınları ve gençleri haklarına, yaşamlarına ve güvenliklerine yönelik saldırılara karşı birlik olmaya çağıran mesajlarla son buldu.

Basın açıklamasının tamamı şu şekilde;

ROJİN İÇİN ADALET, HEPİMİZ İÇİN ADALETTİR! 

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş’in ölümünün üzerinden bir yıldan fazla zaman geçti. Ailesi, arkadaşları, kadın örgütleriyle birlikte hepimiz Rojin için adalet istemeye devam ediyoruz! Çünkü Rojin için adalet tüm kadınlar için, hepimiz için adalettir ve de hayatidir. 

Rojin Kabaiş, Çocuk Gelişimi Bölümü birinci sınıf öğrencisiydi. Eğitimi için memleketi Diyarbakır’dan çıkıp Van’a gelmiş, üniversitenin kampüsünde bulunan Seyyid Fehim Arvasi Kız Öğrenci Yurdu’na yerleşmişti. Rojin 21 yaşındaydı, öğretmen olmak istiyordu, hayalleri, gelecek planları vardı. 

27 Eylül 2024’te annesiyle keyifli bir telefon görüşmesi yaptı, sonra oda arkadaşını arayıp göl kenarına ineceğini söyledi, hatta masa tenisi oynama planı yaptılar. Saat 18.30’da yurttan çıktı ve bir daha geri gelmedi. 

Arkadaşları ertesi sabah Van Gölü kıyısında ona ait telefonu ve kulaklığı buldular. Aramalara rağmen Rojin’den günlerce haber alınamadı. Tam 18 gün sonra 15 Ekim 2024 tarihinde, kaybolduğu yerden 24 kilometre uzakta Van Gölü’nün Molla Kasım Köyü sahilinde, cansız bedeni bulundu. 

Rojin’in ölümüyle ilgili ilk günden itibaren intihar algısı oluşturulmaya çalışıldı; dosyaya kısıtlama getirildi, olay yeri özenle incelenmedi, Adli Tıp Kurumu elindeki bulgularla ilgili bilgi vermedi, avukatların yazılı sorularına yanıt gelmedi, DEM Parti tarafından verilen araştırma önergesi AKP ve MHP milletvekillerinin oylarıyla reddedildi, delilleri gizleyenler değil de “Rojin için adalet” arayan kadınlar cezalandırılmaya çalışıldı… 

Rojin bulunduktan hemen sonra Van Adli Tıp Kurumu’nda yapılan ilk incelemede, boyun, diz ve kol bölgelerinde “renk değişiklikleri” olduğu tespit edildi. Yani darp edilmişti. Kesin sonuç için örnekler İstanbul Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. İstanbul Adli Tıp Kurumu’nun 6 Kasım 2024 tarihli raporunda Rojin’in vücudunda “iki farklı erkeğe ait DNA örnekleri bulunduğu” belirtilmesine rağmen “şüpheli bir bulgu tespit edilmediği” iddia edilmişti. Ancak bir yıl sonra Adli Tıp Kurumu’nun dava dosyasına giren raporundaki ayrıntılar, Rojin’in cinsel saldırıya uğradığı ihtimalini güçlendirdi. 

Soruyoruz: 

  • Hiçbir emare yokken Rojin’in babasına kızının ölümünün intihar olduğunu söyleyen vali ve emniyet müdürü, delilleri toplamayan kolluk görevlileri, kamera kayıtları yok diyen savcı ve bir yıldır elinde bulunan en önemli delilleri gizleyen Adli Tıp Kurumu kimi ya da kimleri koruyor? 
  • Adli Tıp Kurumu, daha ilk incelemesinde ulaştığı darp ve DNA bulgularına rağmen, soruşturmanın bir yıldır sürüncemede kalmasına neden olan tutumunun hesabını vermeyecek mi? 
  • Rojin’in ailesine yönelik tehdit mesajları bilinmesine rağmen neden hala ısrarla “suda boğulma” diye geçiştirilerek olayın üstü ötülmeye çalışılmaktadır?
  • Mahkeme Rojin’e ne olduğunu soran öğrencilerin sosyal medya paylaşımlarına neden erişim engeli getirmiştir? Neden delilleri gizleyenler değil de adalet arayanlar cezalandırılıyor?

Tehditler bizleri susturamayacak, “Rojin’e ne oldu?” diye sormaya devam edeceğiz. Çünkü Rojin’in ölümü münferit bir olay değil! Rojin’in ölümüyle ilgili sorumluluk yalnızca bir kişide değil; ihmali, sessizliği ve örtbas edici tutumuyla suça ortak olan kurumlarda da aranmalıdır. Cezasızlık politikası, kadın cinayetlerini ve şüpheli kadın ölümlerini adeta meşrulaştırmaktadır. “İntihar etti”, “şüpheli ölüm” denilerek üstü kapatılan her kadın cinayeti bir sonrakine davetiye çıkarmaktadır. Bu kez buna izin vermeyeceğiz! Adalet, hesap vermekten kaçan kurumlara rağmen gerçeğin açığa çıkartılmasıyla sağlanacak. 

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele Günü 25 Kasım yaklaşıyor. Dominik’te 30 yıl süren diktatörlüğe karşı can pahasına mücadele ederken tecavüze uğradıktan sonra vahşice katledilen Mirabel kardeşlerin 25 Kasım’ı bir mücadele gününe çeviren mirasları, dünyanın dört bir tarafındaki kadınlar tarafından yaşatılıyor. Türkiye’de de kadınlar medeni haklarının gasp edilmesine, ‘aile yılı’ adı altında uygulanan politikalarla emeğinin daha da ucuzlatılmasına, cinsiyetçi saldırganlığı daha da kışkırtacak olan 11. Yargı Paketine, bütçenin şiddeti önlemek gibi en temel ihtiyaçlar yerine sermayeye ve onun savaşına aktarılmasına karşı mücadele ediyor. Üniversitelerde, işyerlerinde, mahallelerde bir araya gelmelerinin önüne çıkarılan engellerle savaşıyor. 

Rojin için adalet talebimiz aynı zamanda İstanbul Sözleşmesi’nin ve 6284 sayılı Kanun’un hayata geçirilmesi talebidir. Kadına yönelik şiddeti önleme, koruma ve cezalandırma yükümlülüklerini devlete/iktidara hatırlatıyoruz. Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’nden çekilmesi, Rojin gibi binlerce kadının yaşam hakkını açıkça hiçe saymış ve kadınları hedef haline getirmiştir. Bizler bu sözleşmenin ilkelerine ve 6284’ün koruyucu hükümlerine sahip çıkıyoruz ve kanunun uygulanmasını talep ediyoruz. 

Rojin için adalet mücadelemiz aynı zamanda Dilovası’nda kayıt dışı bir parfüm deposunda çalışırken çıkan yangında yaşamlarını yitiren kadın ve çocuk işçilerinin ölümünün hesabını sorabilmek içindir. Evlerine ekmek götürebilmek için en ağır koşulları ve kabul etmek zorunda bırakılmış kadınların, okul sıralarından koparılıp tehlikeli ortamlarda çalışmaya itilen çocukların yaşamına mal olan bu olay, bir kaza değil göz göre göre işlenmiş bir cinayettir! Ve de failler bellidir: Başta patron olmak üzere bu katliamda sorumluluğu bulunanlar, ihmallere göz yumanlar yargılanıp gerekli cezayı almalıdır.  Tüm emekçileri, kadınlar ve çocukları en temel haklardan yoksun bırakan, ağır ve güvencesiz çalışma koşullarına mecbur bırakan bu düzen değişmelidir!

Haklarımızın, emeğimizin ve hayatlarımızın tek güvencesi birliğimiz ve mücadelemizdir. Saray rejiminin açlığı, yoksulluğu ve şiddeti daha da büyüten politikalarına karşı ekmek, barış, özgürlük, adalet ve eşitlik talepleriyle tüm işçi ve emekçileri mücadelede birleşmeye çağırıyoruz.

BAHÇELİEVLER EMEK VE DEMOKRASİ PLATFORMU

Tags: Emek ve Demokrasi PlatformuRojin kabaiş
ShareTweet
DİB Haber

DİB Haber

Related Posts

EŞİK’ten 11. Yargı Paketi Tepkisi: “Her Yurttaşın Hak ve Özgürlüğü Tehdit Altında”
Kadın

EŞİK’ten 11. Yargı Paketi Tepkisi: “Her Yurttaşın Hak ve Özgürlüğü Tehdit Altında”

19 Ekim 2025
Nobel Barış Ödülü Maria Corina Machado’ya verildi
Kadın

Nobel Barış Ödülü Maria Corina Machado’ya verildi

11 Ekim 2025
Kadınlar Boşansa da Şiddet Bitmiyor! TÜİK Verileri Kadınların Hayatlarının Her Döneminde Şiddete Maruz Kaldığını Ortaya Koydu
Kadın

Kadınlar Boşansa da Şiddet Bitmiyor! TÜİK Verileri Kadınların Hayatlarının Her Döneminde Şiddete Maruz Kaldığını Ortaya Koydu

8 Ekim 2025
Mahsa Amini’nin Ardından Yükselen Çığlık: “Kadın, Hayat, Özgürlük”
Kadın

Mahsa Amini’nin Ardından Yükselen Çığlık: “Kadın, Hayat, Özgürlük”

16 Eylül 2025
Körfez Kadınları Fem-Fest 2025’te Buluştu: “Ya Hep Beraber, Ya Hiçbirimiz!”
Kadın

Körfez Kadınları Fem-Fest 2025’te Buluştu: “Ya Hep Beraber, Ya Hiçbirimiz!”

12 Eylül 2025
45 Yıl Sonra: 12 Eylül’ün Kadın Tanıkları Hâlâ Konuşuyor
Kadın

45 Yıl Sonra: 12 Eylül’ün Kadın Tanıkları Hâlâ Konuşuyor

12 Eylül 2025
Next Post
Saraybosna’da ‘Eğlence İçin İnsan Öldürme’ İddiası: Uluslararası “Sniper Safarisi” Ağı 30 Yıl Sonra Mercek Altında

Saraybosna’da ‘Eğlence İçin İnsan Öldürme’ İddiası: Uluslararası “Sniper Safarisi” Ağı 30 Yıl Sonra Mercek Altında

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİB Hakkında

  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim

Kategoriler

  • ÇEVRE
  • DİB Arşiv
  • DİB Avrupa
  • DİB BASIN AÇIKLAMALARI
  • DÜNYA
  • Ekonomi
  • EMEK
  • İnsan Hakları
  • Kadın
  • Manşetler
  • TÜRKİYE
  • YAŞAM
  • YAZARLAR
  • Yazarlar Slider
  • YOUTUBE
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim

© 2025 DİB / Demokrasi İçin Birlik Bütün Hakları Saklıdır

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • Hakkımızda
  • Home 2
  • İletişim
  • KKTC CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİTÜRKİYE’NİN DE SEÇİMİDİR
  • Künye
  • Örnek sayfa

© 2025 DİB / Demokrasi İçin Birlik Bütün Hakları Saklıdır