• Ana sayfa
  • Hak Örgütlerinden Çağrı: “Kuyu Tipi Hapishaneler Kapatılsın”
  • Hakkımızda
  • Home 2
  • İletişim
  • KKTC CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİTÜRKİYE’NİN DE SEÇİMİDİR
  • Künye
  • Örnek sayfa
Cumartesi, Mart 14, 2026
DİB | Demokrasi İçin Birlik
No Result
View All Result
  • Siyaset
  • Yerel Platform/Meclisler
  • Emek
    • Ekonomi
  • Çevre
  • Yaşam ve Haklar
    • İnsan Hakları
    • Kültür
    • Çocuk
    • Kadın
  • Dış Haberler
  • DİB Avrupa
  • DİB – NOT
  • DİB Arşiv
  • Yazarlar
  • Siyaset
  • Yerel Platform/Meclisler
  • Emek
    • Ekonomi
  • Çevre
  • Yaşam ve Haklar
    • İnsan Hakları
    • Kültür
    • Çocuk
    • Kadın
  • Dış Haberler
  • DİB Avrupa
  • DİB – NOT
  • DİB Arşiv
  • Yazarlar
No Result
View All Result
Demokrasi İçin Birlik
No Result
View All Result
Home Emek

QUEEN FLOWERS İŞÇİLERİ’NİN MÜCADELESİ SÜRÜYOR

DİB Haber by DİB Haber
21 Kasım 2025
A A
0
QUEEN FLOWERS İŞÇİLERİ’NİN MÜCADELESİ SÜRÜYOR

Queen Flowers İşçileri Sendikal Hakları İçin Mücadeleyi Sürdürüyor

READ ALSO

Migros Direnişi ve Medyada Tarafsızlık Tartışması

DİB Basın Açıklaması: Migros Depo İşçilerinin Grevine Destek Çağrısı

İzmir’in Dikili ilçesinde faaliyet yürüten Danimarka merkezli Queen Flowers (Queen Tarım) işletmesinde çalışan işçilerin sendikal örgütlenme sürecinde yaşanan gerilim devam ediyor. DİSK’e bağlı Birleşik Tarım Orman İşçileri Sendikası’nda (BTO-SEN) örgütlenen işçiler, işverenin sendikal iradeyi tanımadığını ve baskı politikalarını derinleştirdiğini belirterek direnişlerini sürdürüyor.

Yaklaşık 350 çalışanın bulunduğu işletmede çoğunluğun sağlandığı Kasım 2024’te Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından tescillendi. Bu yetkinin ardından işçilerin aktardığına göre, işyerinde tehditler, baskı, mobbing ve rüşvet girişimleri gibi sendikal faaliyetleri engellemeye yönelik uygulamalar artırıldı. İşçiler bu süreçte çok sayıda sendika üyesinin hukuksuz biçimde işten çıkarıldığını ifade ediyor.

Bilirkişi Raporu Sonrası İşten Çıkarılmalar

Sendikanın aktardığı iddialara göre, İzmir 4. İş Mahkemesi’ne sunulan ve BTO-SEN’in işyerinde çoğunluğu sağladığını doğrulayan bilirkişi raporunun ardından özellikle kadın işçiler hedef alınarak işten çıkarıldı. Sendika, bu durumun “yargısal süreç sonrası misilleme” niteliği taşıdığını savunuyor. İşçiler ayrıca, Queen Flowers yönetiminin uluslararası şirketler için bağlayıcı nitelik taşıyan OECD Çok Uluslu Şirketler Rehberi’ni ihlal ettiğini, sendika temsilcilerine ayrımcı tutum uygulandığını ileri sürüyor. Kadın Emekçilere Yönelik Baskı İddiaları Üretimde ağırlıklı olarak kadın işçilerin çalıştığı Queen Flowers’da, baskı ve yıldırma politikalarının büyük bölümünün kadın işçileri hedef aldığı öne sürülüyor. Sendika temsilcileri, kadın işçilerin hem örgütlenme sürecinde hem de işten çıkarılma aşamasında sistematik biçimde baskıya maruz kaldığını dile getirdi. “Bu Mücadele Tüm İşçilerin Ortak Mücadelesidir ”Queen Flowers işçileri, mücadelelerinin yalnızca kendi işyerleriyle sınırlı olmadığını vurgulayarak Türkiye’deki farklı direnişlerle dayanışma mesajı verdi. İşçiler; TPI, Smart Solar, Temel Conta, Şık Makas, Submed, Swatch Group Türkiye ve Hödlmayr Lojistik işçilerinin mücadelesine atıfta bulunarak, “Birimizin kazanımı hepimizin yolunu açacak.” açıklamasında bulundu. Taleplerini Sıraladılar Queen Flowers işçileri, haklarını alana kadar direnişlerini sürdüreceklerini belirterek taleplerini şu başlıklarla duyurdu: Haksız işten çıkarılan işçiler işe iade edilecek. Sendikal baskı ve yıldırma politikaları son bulacak. İşveren, işçilerin seçtiği sendikayı tanıyacak. Toplu iş sözleşmesi süreci başlatılacak. Kadın işçilere yönelik ayrımcı uygulamaların sorumluları hesap verecek. Güvenli, eşit ve insan onuruna yakışır çalışma koşulları sağlanacak.

Destek açıklaması Dikili Emek ve Demokrasi Platformu’nun destek verdiği açıklamayı, DİSK Birleşik Tarım Orman İşçileri Sendikası Genel Başkanı Mehmet Çak okudu. Açıklama sırasında “Queen İşçisi Yalnız Değildir” ve “Yaşasın Sendikal Mücadelemiz” sloganları atıldı. Basın açıklamasının tamamı şu şekilde; “QUEEN FLOWERS İŞÇİLERİ’NİN MÜCADELESİ SÜRÜYOR İzmir Dikili’de faaliyet gösteren Danimarka merkezli Queen Flowers (Queen Tarım) işyerinde çalışan biz işçiler; sendikal haklarımızı, onurumuzu ve insanca çalışma koşullarını savunmak için başlattığımız mücadeleyi kararlılıkla sürdürüyoruz. Aylar önce başlayan örgütlenme sürecimiz boyunca karşılaştığımız baskılar, tacizler, tehditler, haksız işten çıkarmalar ve yıldırma politikaları bizleri durduramadı; aksine daha da güçlendirdi. Queen Flowers’da yaklaşık 350 işçinin çalıştığı bu işyerinde, özellikle kadın emekçilerin ağırlıkta olduğu üretim sürecinde; anayasal haklarımızı kullanarak DİSK/BTO-SEN çatısı altında örgütlendik. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından Kasım 2024’te verilen resmi yetki tespiti de işçilerin iradesinin açık bir göstergesiydi. Ancak işveren, bu yasal gerçeği tanımayı reddederek örgütlü irademizi dağıtmaya yönelik sistematik bir baskı süreci başlattı. Önce tehdit ve mobbing ile sonra vaatlerle ardından da rüşvet girişimleriyle işçileri bölmeye çalıştı. Bu yöntemleri boşa düşüren işçilerin kararlılığını gördüğünde ise doğrudan işten çıkarmalara başvurmakta tereddüt etmedi. Bu saldırılar, yalnızca bireysel bir cezalandırma değil işçilerin ortak iradesine yöneltilmiş açık ve alçak bir müdahaledir. Başından beri söylediğimiz gibi: bu mücadele sadece Queen Flowers işyerindeki işçilerin değil bu ülkede emeği sömürülen, sesi kısılmak istenen, sendikal hakkı engellenen tüm işçilerin ortak mücadelesidir.

İŞVERENİN PANİK HAMLELERİ VE İŞÇİLERİN KARARLI İRADESİ

Queen Flowers işvereni ve işveren uşağı düşkünler, işçilerin anayasal hakkını tanımamakta ısrar ederek baskı politikasını giderek ağırlaştırdı. Örgütlü irademizi dağıtmak için önce tehdit, baskı ve ayrımcılık yöntemlerini devreye sokan işveren; işçilerin birlikte hareket etme kararlılığını kıramayınca bu kez doğrudan işten çıkarmaları bir cezalandırma aracına dönüştürdü. Bizim irademizle seçilmiş sendika temsilcilerimiz başta olmak üzere çok sayıda kadın işçi, hiçbir somut dayanak olmaksızın işten çıkarıldı. İşten çıkarmaların ortak hedefi, tümünün sendikal faaliyetlere katılan, haklarını savunan, arkadaşlarına sahip çıkan işçiler olmasıdır. İşveren açıkça örgütlü işçi gücünü hedef almış, sendikayı etkisizleştirmeyi amaçlayan sistematik bir saldırı başlatmıştır. Üstelik bu saldırılar, yalnızca işçilerin yaşadığı baskı deneyimleriyle sınırlı değildir. İzmir 4. İş Mahkemesi’ne sunulan bilirkişi raporunda sendikamız BTO-SEN’in işyerinde çoğunluğu sağladığı açıkça tescillenmişken, bu raporun işveren tarafından öğrenilmesinden hemen sonra kadın işçilerin işten çıkarılması tesadüf değildir. Bu zamanlama, işverenin yalnızca sendikal hakkı tanımadığını değil yargı sürecine karşı da bir misilleme politikası izlediğini göstermektedir. İşverenin saldırıları yalnızca işten çıkarmalarla sınırlı değildir. Bugün sendikamız BTO-SEN’in kazandığı yetki karşısında paniğe kapılmış, bu gerçeği değiştiremeyeceğini bildiği için farklı yasadışı yollar arayan bir işveren iradesi bulunmaktadır. Belli ki işveren, işçilerin örgütsüz hale gelmesi için yasadışı yollarda çırpınıyor ama bu çabaların sonuç vermesi mümkün değildir. İşveren, hangi hesabı yaparsa yapsın belirleyici olan onun baskısı değil işçilerin örgütlü iradesidir. Biliyoruz ki biz bu noktaya kolay gelmedik: uğraştık, didindik, yan yana durduk ve yetki davasını kazandık. Şimdi diğer davaları da kazanacağız… İşverenin hukuksuzlukları karşısında geri çekilmeyeceğiz; bununla mücadele etmeyi sürdüreceğiz. Bir kez daha söylüyoruz: burası Danimarka’nın sömürge toprağı değildir.

İŞÇİLERİ YILDIRMAK İSTEDİLER, AMA BAŞARAMADILAR

Queen Flowers yönetimi, sendikal iradeyi hedef alan sistematik baskı politikasıyla işçileri tek tek yalnızlaştırabileceğini sandı. Tehditler, tacizler, ayrımcılık ve nihayet işten çıkarmalar… Amaç açıktı: işçinin ortak sesini dağıtmak, örgütlenmeyi görünmez kılmak ve direnci kırmak. Ancak bilsinler ki bu saldırılar işçilerin haklı mücadelesini ortadan kaldırmamıştır. Tam tersine, bugün bu mücadeleyi sürdüren irade işverenin bütün hesaplarını boşa çıkaran kararlı bir iradedir.İşten çıkarılan arkadaşlarımız, bu sürecin dışına itilmiş değillerdir; aksine bugün bu mücadelenin en güçlü taşıyıcılarıdır. Baskı politikalarıyla işçilerin iradesinin kırılacağını düşünenler, karşılarında bambaşka bir tablo bulmuştur: Haklılıktan güç alan, dayanışmayla ayakta duran, geri adım atmayan bir mücadele. Üstelik tüm bunlar olurken Danimarka merkezli şirketin yönetimi, OECD Çok Uluslu Şirketler Rehberi’nde yer alan yükümlülükleri de hiçe saymış; sendika temsilcilerine ayrımcılık yapılamayacağına dair uluslararası kuralları görmezden gelmiştir. Bu ihlaller hem Türkiye yasalarına hem de şirketin bağlı olduğu uluslararası etik çerçeveye açıkça aykırıdır. Kadın işçilere yönelen baskılar, aşağılamalar ve yıldırma girişimleri, işverenin en zayıf ve en teşhir edici yönü olmuştur. Bu şirket, kadın emeğinin görünmez kılınmasını, sesinin kısılmasını ve itaat ettirilmesini bekliyordu. Ama bu ülkede kadın işçilerin iradesinin ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha gördüler. Bugün Queen Flowers işçilerinin sesi, yalnızca serada değil; meydanlarda, direniş alanlarında ve sınıf kardeşlerinin yüreğinde yankılanıyor. İşçileri tek tek hedef alarak mücadeleyi bitirebileceğini sananlara en güçlü yanıtı veriyoruz: Haklıyız, Birlikteyiz, Kazanacağız! Queen Flowers işvereninin baskı politikaları ne kadar derinleşirse derinleşsin, bizim kararlılığımız da o kadar büyüyor. Çünkü biliyoruz: Bu düzeni değiştirecek olan yegane güç, işçilerin onuru, dayanışması ve örgütlü mücadelesidir.

BU MÜCADELEDE YALNIZ DEĞİLİZ: TÜM DİRENİŞLERLE OMUZ OMUZAYIZ

Queen Flowers işçileri olarak biliyoruz ki, bugün yaşadığımız saldırılar yalnızca bize yönelmiş değildir. Türkiye’nin dört bir yanında işçiler aynı baskılarla, aynı tehditlerle, aynı sömürü düzeniyle karşı karşıya bırakılıyor. Ve biliyoruz:Birimiz kazandığında, arkamızdan gelecek olanlar için yolu açmış oluruz.Bugün; TPI işçilerinin, Smart Solar işçilerinin, Şık Makas işçilerinin, Temel Conta’da direnenlerin, Submed fabrikasında hakları için ayağa kalkanların, Swatch Group Türkiye’de sesini yükselten işçilerin ve Doğuş Otomotiv’in işini yapan Hödlmayr Lojistik’te sendika düşmanlığına karşı direnen işçi kardeşlerimizin mücadelesiyle aynı saftayız.Onların direnişi bizimdir, bizim mücadelemiz onların. Bu ülkenin işçi sınıfı, birbirinden kopuk değil; aynı yasaların, aynı baskı düzeninin, aynı sömürü ilişkilerinin hedefidir. Bu yüzden dayanışmamız yalnız bir temenni değil, sınıf olma bilincimizin gereğidir.Ve ne acıdır ki, yalnızca hak isteyen işçileri değil, can veren işçileri de anmak zorundayız.Gebze’de parfüm fabrikasında hayatını kaybeden kadın ve çocuk işçiler…Bu düzenin gerçek yüzünü en çıplak haliyle gösteren o büyük acı, bize bir kez daha şunu hatırlatıyor: Nerede bir sendikal örgütlenmenin önü kesiliyorsa bilin ki orada iş cinayetine giden kapı aralanıyordur.Örgütsüzlüğün bedelini işçiler canıyla ödüyor. Taşeronlaştırmanın, güvencesizliğin, denetimsizliğin bedelini işçiler ödüyor. Patronların kâr hırsının sonucunu yine işçiler ödüyor.Biz bu düzenin adını biliyoruz. Ve bu düzenin nasıl değişeceğini de biliyoruz: Bu kirli düzeni dağıtacak olan, örgütlü işçi sınıfının gücüdür. Hiçbir baskı, hiçbir tehdit, hiçbir işten çıkarma; hakkını arayan işçilerin kurduğu dayanışma ağından, sınıf kardeşliğinden, ortak mücadele kararlılığından daha güçlü değildir.Bugün Queen Flowers işçileri olarak sesimizi yükseltiyorsak, sadece kendi hakkımız için değil;bu ülkenin dört bir yanında emeği için direnen tüm kardeşlerimize omuz olmak içindir.Ve biliyoruz:Birimizin zaferi hepimizin yolunu açacak.Bir işçi kazanırsa, bütün işçiler kazanacaktır.

KARARLILIĞIMIZ NETTİR: HAKKIMIZ OLANI ALACAĞIZ

Queen Flowers işçileri olarak buradan bir kez daha ilan ediyoruz: Biz ne geri çekiliriz, ne susarız, ne de irademizi teslim ederiz. İşverenin sendikal hakkımızı gasp etmeye dönük her girişimi teşhir etmeye ve boşa çıkarmaya devam edeceğiz. Bizim için tartışma konusu değil, pazarlık konusu değil; bu hakları alacağız.• Haksız ve keyfi biçimde işten çıkarılan arkadaşlarımız geri dönecek.• Sendikal baskı, tehdit ve yıldırma politikaları son bulacak.• İşveren, işçilerin seçtiği sendikayı tanıyacak ve toplu sözleşme süreci işleyecek.• Kadın işçilere yönelik tüm ayrımcı ve baskıcı uygulamaların sorumluları hesap verecek.• İşyerinde güvenli, eşit ve insan onuruna yakışır çalışma koşulları sağlanacak.Bu süreci işçilerin iradesinin belirleyeceğinden ve haklarımızı alacağımızdan kimsenin kuşkusu olmasın. QUEEN TARIM İŞÇİLERİ OLARAK BURADAYIZ, HESAP SORMAYA DEVAM EDECEĞİZ! Bu daha başlangıç! Mücadeleye devam! Yaşasın Direnişimiz! Yaşasın Kadınların Onurlu Mücadelesi! Yaşasın DİSK Yaşasın Birleşik Tarım Orman İşçileri Sendikası (BTO-SEN)!”

ShareTweet
DİB Haber

DİB Haber

Related Posts

Migros Direnişi ve Medyada Tarafsızlık Tartışması
Emek

Migros Direnişi ve Medyada Tarafsızlık Tartışması

9 Şubat 2026
DİB Basın Açıklaması: Migros Depo İşçilerinin Grevine Destek Çağrısı
DİB - NOT

DİB Basın Açıklaması: Migros Depo İşçilerinin Grevine Destek Çağrısı

5 Şubat 2026
Migros Market: Direniş Size İyi Gelecek !
Emek

Migros Market: Direniş Size İyi Gelecek !

1 Şubat 2026
“Pandemitaryalar”: Motokuryelerin Emek ve Onur Mücadelesi
Emek

“Pandemitaryalar”: Motokuryelerin Emek ve Onur Mücadelesi

31 Ocak 2026
Yapay Zeka, Bilim ve Kamusal Alan
Ekonomi

Yapay Zeka, Bilim ve Kamusal Alan

4 Ocak 2026
FİKRİ TAKİP: GEBZE DİLOVASI İŞÇİ KATLİAMI
DİB Avrupa

FİKRİ TAKİP: GEBZE DİLOVASI İŞÇİ KATLİAMI

28 Aralık 2025
Next Post
Frida Kahlo’nun Otoportresi Açık Artırmada Rekor Kırdı: 54,7 Milyon Dolara Satıldı

Frida Kahlo’nun Otoportresi Açık Artırmada Rekor Kırdı: 54,7 Milyon Dolara Satıldı

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

POPULAR NEWS

Geç Faşizme Karşı Bir Anlamlandırma Yöntemi Önerisi: Konjonktürel Analiz

Geç Faşizme Karşı Bir Anlamlandırma Yöntemi Önerisi: Konjonktürel Analiz

21 Eylül 2025
Patriarkal-Kapitalist Duygu Rejiminde Bir Şiddet Biçimi: Karizma Yoluyla İstismara Hazırlama (Karizmatik Grooming)

Patriarkal-Kapitalist Duygu Rejiminde Bir Şiddet Biçimi: Karizma Yoluyla İstismara Hazırlama (Karizmatik Grooming)

26 Kasım 2025
Kuzey Kıbrıs Seçimleri Üzerine: Vesayet, Sınıf ve Kimlik

Kuzey Kıbrıs Seçimleri Üzerine: Vesayet, Sınıf ve Kimlik

28 Ekim 2025
Kıbrıs’ta Sandıktan Çıkan Mesaj ve Erhürman’ın Zorlu Müzakere Sınavı

Kıbrıs’ta Sandıktan Çıkan Mesaj ve Erhürman’ın Zorlu Müzakere Sınavı

30 Ekim 2025
REJİM TÜRKİYE’Yİ SON HESAPLAŞMAYA ZORLUYOR

REJİM TÜRKİYE’Yİ SON HESAPLAŞMAYA ZORLUYOR

6 Eylül 2025

EDITOR'S PICK

Dört Kişilik Ailenin Ölümü: Denetimsizliğin Halk Sağlığına Kesilen Ağır Faturası

Dört Kişilik Ailenin Ölümü: Denetimsizliğin Halk Sağlığına Kesilen Ağır Faturası

20 Kasım 2025
Siirt’te artan intihar vakaları Meclis gündeminde

Siirt’te artan intihar vakaları Meclis gündeminde

3 Kasım 2025
6 Şubat Deprem Davası Bilirkişi Raporu: “AFAD ve kamu kurumları görevlerini ihmal ettiler.”

6 Şubat Deprem Davası Bilirkişi Raporu: “AFAD ve kamu kurumları görevlerini ihmal ettiler.”

16 Kasım 2025
KKTC Seçimlerinin Hikayesi: Demokrasi Güzel Şey!

KKTC Seçimlerinin Hikayesi: Demokrasi Güzel Şey!

23 Ekim 2025

DİB Hakkında

  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim

Kategoriler

  • Çevre
  • Çocuk
  • DİB – NOT
  • DİB Arşiv
  • DİB Avrupa
  • Dış Haberler
  • Ekonomi
  • Emek
  • İnsan Hakları
  • Kadın
  • Kültür
  • Manşetler
  • Siyaset
  • Yaşam ve Haklar
  • Yazarlar
  • Yazarlar Slider
  • Yerel Platform/Meclisler
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim

© 2025 DİB / Demokrasi İçin Birlik Bütün Hakları Saklıdır

No Result
View All Result
  • Siyaset
  • Yerel Platform/Meclisler
  • Emek
    • Ekonomi
  • Çevre
  • Yaşam ve Haklar
    • İnsan Hakları
    • Kültür
    • Çocuk
    • Kadın
  • Dış Haberler
  • DİB Avrupa
  • DİB – NOT
  • DİB Arşiv
  • Yazarlar

© 2025 DİB / Demokrasi İçin Birlik Bütün Hakları Saklıdır