Ümit Özdemir 07.12.2025
Unutulmaz fimin unutulmaz sahnesidir. Zafer Yolları’nda bir grup Fransız asker, gürültücü ve eril bir kalabalık, bir barda kendilerine şarkı söylemeye çalışan Alman bir kadına laf atarlar. Sarhoş ve gürültücü militer kalabalık, maşist arzularla cepheye yollanmış, kendi sınıfından emekçileri boğazlamak için üniformalara ve silahlara büründürülmüştür. Şarkı başlar gürültü yerini sukunete, kadının ürkek sesinden salona yayılan hüzün, idrak yollarının açılmasına vesile olur. Fransız askerler geride bıraktıkları belki de hiç dönemeyeceklerini bildikleri evlerinin hasretiyle hüzünlenirler. Biraz önceki gürültücü, eril, maşist ve sarhoş kalabalık şimdi birer çocuk gibi hallerine ağlamaktadır.. Stanley Kubrick’in eseri Zafer Yolları kapitalistlerin dünya pazarını bölüşmesi için cepheye yollanan askerlerin trajik sonlarına bir yakın plan sunar…
Uluslararası Savaş Karşıtı Filmler Festivali, kapitalizmin bir krizden bir diğerine sürüklendiği 21. Yüzyılda krizleri ertelemek ve şiddetlenmiş bir soygun olan savaşın bütün yükünü yoksul halkların sırtına bindirmeye yönelen politikalarına karşı alternatif ve sosyalist bir meydan okuma olarak düzenleniyor. Savaşların cephelerle sınırlı kalmadığı günümüz dünyasında, katliam ve kırımların naklen izletilerek insan toplumları birbirlerine yabancılaştırılıyor. Bir yerde savaş çıktığında yalanın ve kara propagandanın hüküm kurmasına verilen izin, gerçeğin değerini arttırmakla kalmıyor, gerçeği hayati bir şey haline getiriyor. Savaş karşıtlarını bir araya getiren bu gerçeği söyleme arzusu, savaşları kimlerin çıkardığını ve hangi sınıflara hizmet ettiğinden neşet ediyor. Neoliberal dünyada barışın ve dayanışmanın içinden bir ses çıkarmak isteyenleri yan yana getiren festival, bu özgün niteliğiyle de bir ilk. Emperyalizmin ve suç ortağı militarizmin çıkarttığı savaşlar nedeniyle giderek ekolojisi tahrip olan dünyanda savaş karşıtlığının, ekolojik yıkımın baş sorumlusu olan kapitalist üretim tarzına da karşı gelmek olduğu artık bir sır değil.
Üçüncü Dünya Savaşı denemelerinin etnik, dinsel, mezhepsel her türden boğazlaşmasının sahnelendiği ya da fiilen zemininin hazırlandığı coğrafyamızda hiçbir şeyin kader olmadığını, her şeyin bölüşülebileceği fikrinden yola çıkanlar sadece savaşa karşı çıkmakla kalmıyor, aynı zamanda çatışma ve bölünmelerin müsebbibi olan anlamsız sınırlara ve yapay düşmanlıklara son verilebileceğini de ilan ediyor. Bu gerçeğin bilincinde olanları bir araya getiren festival, önemli bir boşluğu doldurmakla kalmıyor; savaş karşıtı kültüre Türkiye’den anlamlı bir katkı sunuyor.
Festival web sayfası, program ve diğer bilgiler için:

















