• Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim
Cumartesi, Nisan 18, 2026
DİB | Demokrasi İçin Birlik
No Result
View All Result
  • TÜRKİYE
  • EMEK
  • ÇEVRE
  • YAŞAM
    • İnsan Hakları
    • Kadın
  • DÜNYA
  • DİB Avrupa
  • DİB BASIN AÇIKLAMALARI
  • DİB Arşiv
  • YAZARLAR
  • TÜRKİYE
  • EMEK
  • ÇEVRE
  • YAŞAM
    • İnsan Hakları
    • Kadın
  • DÜNYA
  • DİB Avrupa
  • DİB BASIN AÇIKLAMALARI
  • DİB Arşiv
  • YAZARLAR
No Result
View All Result
Demokrasi İçin Birlik
No Result
View All Result
Home Yazarlar Slider

ABD’nin Venezuela Müdahalesi: Geç Faşizm Çağında Emperyalizmin Güncel Biçimi

Şebnem Oğuz by Şebnem Oğuz
6 Ocak 2026
A A
0
ABD’nin Venezuela Müdahalesi: Geç Faşizm Çağında Emperyalizmin Güncel Biçimi

FOTO: Edgar Solórzano, Mexico

Venezuela’da olup biteni anlamak için önce kavramsal olarak ne olmadığına bakmak gerekir.

Birincisi, yaşananlar bir “haydutluk” değildir. Haydutluk dediğimizde hukuk üzerinden işleyen bir devletin kontrolden çıktığını varsayarız. Oysa geç faşizm koşullarında normları mümkün kılan maddi ve kurumsal zemin zaten çökmüş durumdadır. ABD’nin pratiği bir taşkınlık değil, zora dayalı birikimin siyasal biçimi olarak işleyen yapısal bir yönelimdir.

READ ALSO

1 MAYIS: ALANDA REKABET DEĞİL BİRLİK LAZIM

ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 3

İkincisi, burada söz konusu olan “sömürgeciliğe dönüş” değildir. Klasik sömürgecilik kalıcı idari yapılar kurmayı hedefliyordu. Düzen kurmak, nüfusu idare etmek ve artı-değeri istikrarlı biçimde çekmek esastı. Venezuela müdahalesinde ise amaç yönetmek değil, egemenliği muğlaklaştırarak hızla mülksüzleştirmeyi mümkün kılmaktır.

Üçüncüsü, “her şey petrol için” değildir. Petrol elbette merkezi bir unsurdur;  ancak burada belirleyici olan petrolün kendisi değil, petrolün fosil kapitalizmin kriz koşullarında zora dayalı birikimin düğüm noktalarından biri haline gelmiş olmasıdır.  Klasik petrol emperyalizmi, fosil enerjiyi sanayileşme, pazar genişlemesi ve devlet kapasitesinin tahkimiyle uyumlu biçimde, üretimi istikrara kavuşturarak ve artı-değeri düzenli biçimde çekerek örgütlüyordu. Bugün Venezuela’da gördüğümüz ise bunun tersidir. Fosil kapitalizm genişleyemediği bu tarihsel momentte, düzen kuran bir enerji rejimi üretmek yerine egemenliğin askıya alınmasına ve üretimin dahi sürekli kriz içinde tutulmasına yaslanmaktadır. Bu nedenle petrol bu sürecin nedeni değil, fosil kapitalizmin kriz koşullarında el koyma, mülksüzleştirme ve zor yoluyla yönetme mantığının yoğunlaştığı bir araçtır.

Dördüncüsü, yaşananlar basitçe “Çin’le rekabet” değildir. Çünkü ABD’nin yaptığı şey belirli bir rakiple rasyonel bir hegemonya mücadelesi yürütmek değil, yönetemediği alanlarda egemenliği askıya almaktır. Ortaya çıkan şiddet, Çin’e karşı odaklanmış tutarlı bir stratejiden çok, farklı coğrafyalarda eşzamanlı biçimde beliren bir kriz tepkisi olarak işlemektedir. 

Beşincisi, bu tablonun nedeni “ABD emperyalizminin zayıflaması” değildir. ABD hâlâ bir imparatorluk gibi davranmaktadır, ancak bu imparatorluk artık kurumsal bir devlet üzerinden işlememektedir. Krizle işleyen, parçalı, zor dışında kapasitesi giderek daralan bir devlet biçimi söz konusudur. Mesele yalnızca emperyalizmin değil, emperyalizmi taşıyan devlet biçiminin dönüşmesidir. Bugün karşımızda klasik anlamda güçlü bir devlet değil, bir “anti-devlet devlet” bulunmaktadır. Bu devlet biçimi belirsizlik yaratan ve egemenliği askıya alarak zor yoluyla işleyen bir yapıdır. Trump bu sürecin nedeni değil, taşıyıcısıdır. Birikim krizini mekânsal genişleme yoluyla ertelemenin eskisi gibi mümkün olmadığı bu tarihsel eşikte imparatorluk artık düzen kurarak değil, askıya alarak hükmetmektedir.

Altıncısı, mesele Maduro değildir. ABD’nin pervasızlığı, karşısındaki hükümetin kimliğinden değil, fosil kapitalizmin kriz koşullarında birikimin artık doğrudan zor yoluyla sürdürülmesinden kaynaklanmaktadır. Nitekim Trump’ın Machado’yu önce vitrine koyup ardından “ülke içinde desteği yok” diyerek zayıflatması, meselenin demokrasi ölçütleriyle değil; müdahale sonrasında ortaya çıkacak alanın bilinçli biçimde belirsiz bırakıldığı ve sermaye birikiminin ihtiyaçlarına göre siyasal figürlerin kriz içinde hızla yer değiştirebildiği bir emperyal işleyiş mantığıyla ele alındığını göstermektedir.

Sonuç olarak ABD’nin Venezuela müdahalesi, fosil kapitalizmin kriz koşullarında geç faşizm dönemine özgü emperyalizmin billurlaşmış bir örneğidir. Peki bu pervasızlık nereden gelmektedir? Bu sorunun yanıtı, yalnızca güncel konjonktürde değil, ABD’nin tarihsel kuruluş mantığında yatmaktadır. ABD emperyalizmi, sonradan “yoldan çıkmış” bir liberal düzenin ürünü değil, yerleşimci-sömürgeci, ırksal ve zor temelli bir devlet biçiminin sürekliliği üzerinde yükselmiştir. Bugün Venezuela’da açığa çıkan müdahale tarzı, bu kurucu faşist mirasın kriz koşullarında özgül bir tarihsel yeniden eklemlenme biçimidir.

Tags: ABDemperyalizmfaşizmşebnem OğuzVenezuela
ShareTweet
Şebnem Oğuz

Şebnem Oğuz

Siyaset bilimi alanında lisans ve yüksek lisans eğitimini ODTÜ’de, doktora eğitimini ise Kanada’da York Üniversitesi'nde tamamladı. Farklı üniversitelerde çalıştıktan sonra 2022 yılında emekli oldu. Halen günümüz faşizmi, Türkiye’deki rejim dönüşümü ve solun stratejileri üzerine çalışmalarını sürdürmektedir. Ankara Dayanışma Akademisi ve Socialist Register yayın kurulu üyesidir.

Related Posts

1 MAYIS: ALANDA REKABET DEĞİL BİRLİK LAZIM
Manşetler

1 MAYIS: ALANDA REKABET DEĞİL BİRLİK LAZIM

17 Nisan 2026
ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 3
Manşetler

ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 3

15 Nisan 2026
ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 2:EMPERYALİZMİN SÖMÜRGECİ AKLA DÖNÜŞÜ
Yazarlar Slider

ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? Bölüm 2:EMPERYALİZMİN SÖMÜRGECİ AKLA DÖNÜŞÜ

11 Nisan 2026
ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? VAR MI Kİ BUGÜNKÜ DÜNYADA EŞİ? (*)
Manşetler

ŞU İRAN SAVAŞI NEDİR? VAR MI Kİ BUGÜNKÜ DÜNYADA EŞİ? (*)

9 Nisan 2026
SOSYALİSTLER TARTIŞIYOR, İŞÇİLER İZLEMİYOR
Manşetler

SOSYALİSTLER TARTIŞIYOR, İŞÇİLER İZLEMİYOR

9 Nisan 2026
Doğru Basanlar Kulübü
YAZARLAR

Doğru Basanlar Kulübü

7 Nisan 2026
Next Post
Demokrasi İçin Birlik: Halep’te Kürtlere, Süryanilere ve Araplara Yönelik Saldırıları Kınıyoruz

Demokrasi İçin Birlik: Halep’te Kürtlere, Süryanilere ve Araplara Yönelik Saldırıları Kınıyoruz

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

DİB Hakkında

  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim

Kategoriler

  • ÇEVRE
  • DİB Arşiv
  • DİB Avrupa
  • DİB BASIN AÇIKLAMALARI
  • DÜNYA
  • Ekonomi
  • EMEK
  • İnsan Hakları
  • Kadın
  • Manşetler
  • TÜRKİYE
  • YAŞAM
  • YAZARLAR
  • Yazarlar Slider
  • YOUTUBE
  • Hakkımızda
  • Künye
  • İletişim

© 2025 DİB / Demokrasi İçin Birlik Bütün Hakları Saklıdır

No Result
View All Result
  • ANA SAYFA
  • Hakkımızda
  • Home 2
  • İletişim
  • KKTC CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMİTÜRKİYE’NİN DE SEÇİMİDİR
  • Künye
  • Örnek sayfa

© 2025 DİB / Demokrasi İçin Birlik Bütün Hakları Saklıdır