Çıkmaz sokaklar bana hep sıkışmışlık, yarım kalmışlık hissi verirken, çocukluğumdan kalma bir yakınlık duyma duygusu da uyandırır bende. Bunun sebebi yaşanmışlıktır. Çocukluğumun geçtiği arastadaki evimiz bir çıkmaz sokaktaydı, adı: Çifte Hamam Çıkmazı.
Üç katlı, cumbalı, dar cepheli, Rum yapısı kiralık evimizin karşısında gerçekten de metruklaşmış iki hamam vardı. Evimizin olduğu çıkmaz sokağın uzunluğu yaklaşık yüz metre kadardı. Çıkmaz sokak araç trafiğine kapalı olduğundan çocuklar için güvenli bir oyun alanıydı.
Çocuklukta insan büyüdükçe, oynadığı oyunlar da kademe atlardı. Teker çevirme, yakan top, seksek, misket, çelikçomak; biraz daha büyüyünce bu oyunların yerini sakızlardan çıkan artist ve futbolcu resimleriyle alt-üst oynama veya futbol maçları yapma alırdı. Özellikle erkek çocukların yaşları biraz daha büyüyüp fiziken geliştiklerinde artık onlara bizim bu sokak futbol oyunu için dar gelirdi ve yakın mahalledeki çocuklarla gazozuna, şam tatlısına ödüllü maçlar yapmak için daha geniş sokaklara gitmek üzere çıkmaz sokaktan dışarı açılırlardı.
Çıkmaz sokağın çocukları okula gitmeye başlayınca ve hele de okumayı söktüklerinde kitaplar onların ufkunu yaşadıkları çıkmaz sokağın çok ötelerine taşırdı. Okul gezileri, Pazar günleri mahallece deniz kıyısındaki ağaçlık yerlere pikniğe gitmekle çıkmaz sokak çocukları, hayatın çıkmaz sokak dışında çok daha renkli ve iç gıcıklayıcı olduğunu keşfederlerdi. Okula başlayan bu çocuklardan bazıları Yavrukurt ve ileri zamanlarda İzcilikle uğraşırlardı ki onlar bu uğraş sayesinde il dışına kamplara giderek görüş açılarını iyice genişletirlerdi.
***
Çıkmaz sokağın ritmini çıkmaz sokağın sakinleri yaratır. Çıkmaz sokaklar bir bakıma otarşik bir ruha sahiptirler. Evimizin olduğu çıkmaz sokağımızın resmi, hep sepya rengi olarak gözlerimin önüne gelir. Çıkmaz sokak, kendine yeterli olanla idare etme hissi uyandırır insanda. Tüm bunlar, çocukluğu böyle bir sokakta geçenlerin içine işlemiştir ve onlar metropollerde de yaşasalar o sokağı içlerinde taşırlar ve o sokağı hatırlamak onlar için bir ayin gibidir.
***
Çıkmaz sokak kavramı, bahsettiğim fiziki anlamından öte de anlamlara sahip elbette toplum yaşamında. Benim gibi bir kısım insan gerçekten çıkmaz sokak çocuğudur veya kimileri yaşamlarını çıkmaz sokak duygularıyla, ruhuyla yaşarlar… Bu onların tercihidir. Biz üzülebiliriz onların bu hâllerine.
Ama bu çıkmaz sokak yaşam biçimini, ruhunu toplum adına yola çıkıp da bu meyanda örgüt kuranların yani politik hareketlerin de, özellikle ’80 öncesi bu çıkmaz sokak imgesini pekiştirici yönde ellerinden geleni yaptıklarını düşününce üzülmenin fayda etmeyeceğini bilerek, eleştirmemiz gerektiği aşikârdır. Hele 12 Eylül’de yenilen ağır silleden sonra girilen kış uykusunun 46. yılında hâlâ çıkmaz sokaklar inşa etme hevesinde olanlar için bu hevesin onları götürdüğü ve götüreceği çıkmazları isimleriyle anlatmanın bir faydası olur mu bilmiyorum ama ben naçizane kalemimin ucuna gelenlerden bazılarını aşağıya sıralıyorum. Bu sokak isimleri solun hatalarından vazgeçmediğinde inşa edeceği yeni çıkmaz sokak isimleridir. Çıkmaz sokakların otarşik hazzına müptelâ olanların hayallerinin boşa düşeceğini umarak…
-Geçmişin Gölgesinde Yaşayanlar Çıkmazı
-Burnundan Kıl Aldırmayanlar Çıkmazı
-Teorisiz Devrim Düşleyenler Çıkmazı
-Dört Yıl Yaşayıp Kırk Yıl Anlatanlar Çıkmazı
– Menkıbeciler Çıkmazı
-Politik Değnekçiler Çıkmazı
-Efsaneleştirilen Şefler Çıkmazı
-Özeleştiri Yapma Özürlüler Çıkmazı
-Biz Yandık Çocuklarımız Yanmasıncılar Çıkmazı
-Sağa Dönüp de Hâlâ Sola Sinyal Verenler Çıkmazı
-Küçük Olsun Bizim Olsuncular Çıkmazı
-Faşizmin Zindanlarında Bir Araya Gelebilenler Çıkmazı
Okuduğum kitap ismi olarak Uğur Mumcu’nun Çıkmaz Sokak isimli kitabını belirteyim. Mumcu, bu kitabında esas olarak Kızıldere’ye giden ve katliamla sonuçlanan süreci belgeleriyle ve gözlemleriyle anlatır. Dolayısıyla Mumcu’nun kitabına seçtiği isim kendisi adına isabetli bir addır.
***
Çocukluğumun geçtiği o çıkmaz sokağın nostaljisi bende bâki olarak, 2026 yılında ülke ve toplumca çıkmaz sokaklarımızın azalacağını ümit ederek, umudu diri tutmak, insani bir temelde toplumca dayanışma içinde olmamız için umutlu, derdi az bir yıl dilerim.

















