Feminist hareket son yıllarda tacizi görünür kılma, ifşa etme ve faillere karşı örgütlü tepki geliştirme konusunda önemli bir güç kazandı. Bu süreçte psikolojik, fiziksel ve ekonomik şiddet gibi farklı şiddet biçimleri de daha net tanımlanıp mücadele alanı hâline gelirken özellikle bir alan gri kalmaya devam etti: erkeklerin iktidar konumlarını kullanarak kadınların duygularını, yakınlık ihtiyaçlarını ve sınırlarını yönettikleri ilişkiler. Bu yazıda 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günüvesilesiyle tam da bu gri alanda işleyen bir şiddet biçimine odaklanmak istiyorum: karizmatik grooming, yani karizma yoluyla istismara hazırlama.
“Grooming” kelimesi İngilizcede “tımarlamak, parlatmak, hazırlamak” anlamlarına gelir. Kavram özellikle çocuk istismarı alanında, failin mağduru ilişkiye hazırlamak, kendine alıştırmak ve duygusal olarak bağımlı hâle getirmek için kurduğu manipülatif süreçleri tanımlamak üzere ortaya çıkmıştır. Son yıllarda kavram yetişkinler arası ilişkiler için de kullanılmaya başlanmıştır. Bunun nedeni, kadınların yaşadığı manipülatif yönlendirmelerin, özellikle hiyerarşik ortamlarda, çocuk istismarıyla ortak yapısal dinamikler taşıdığının fark edilmesidir. Türkçede ise kavram neredeyse tamamen çocuk istismarı bağlamında kullanılmaktadır; yetişkinler arası ilişkilerde bu süreçleri adlandıran yerleşik bir terim yoktur. En yakın kavram “rıza inşası”dır; ancak “rıza inşası” ile “istismara hazırlama” arasında önemli farklar vardır. Burada söz konusu olan, rızanın koşullarını manipüle eden, güç asimetrisini görünmez kılan, belirsizliği koruyan ve duygusal bağımlılık yaratan sistematik bir hazırlık sürecidir.
Karizmatik grooming, erkeğin entelektüel ya da politik konumunu kullanarak kadını duygusal bir yörüngeye çekmesi ve bu eşitsiz yakınlığı erotik bir alana dönüştürmesidir. Rıza inşasından farklı olarak doğrudan ilişkiyi başlatmayı değil, kadının duygusal enerjisini erkeğin karizmasını sürekli yeniden üreten bir kaynağa dönüştürmeyi amaçlar. Burada karizma doğal bir özellik değil, kadının duygusal emeğinin sömürülmesiyle üretilen bir iktidar biçimidir. Kadın ilgisini, hayranlığını ve ilişkiyi anlamlandırma yükünü tek başına üstlenirken; erkek hiçbir sorumluluk almadan bu emeği kendi karizmasını beslemek için kullanır. Bu dinamik, yaşananların ne açık bir taciz olarak tanımlanabildiği ne de sıradan bir flört olarak açıklanabildiği gri bir bölgede işler. İlişkinin dinamikleri görünmezdir; erkek kendisini bilinen şiddet kategorilerinin dışında konumlandırır. Kadın ise yaşadığı huzursuzluğu yanlış anlamaya, abartmaya ya da kişisel kırılganlığına bağlamaya yöneltilir. Patriarkal-kapitalizmin duygu rejimi tam da bu alanda çalışır; görünmezlik sömürüyü derinleştirir.
Akademide ve Sol Yapılarda Karizmatik Grooming
Karizmatik grooming özellikle iki alanda sıkça karşımıza çıkar: akademide entelektüel erkeklik ve sol yapılarda karizmatik politik erkeklik. Bu iki alan ortak bir patriyarkal tekniği paylaşır: bilgiyi ve liderliği erotik bir çekim alanına dönüştürmek. Mekanizma basittir: kadının önüne bir sahne kurulur; ışıklar erkeğin üzerindedir. Kadın çoğu zaman kendi özgürlüğünden değil, sahnenin büyüsünden içeri girer.
Akademide karizmatik grooming, bilginin romantize edildiği ortamlarda ortaya çıkar. Tanınmış bir erkek akademisyen, etrafında bir “bilgelik aurası” üretir; öğrencinin saygı, merak ve hayranlık duyguları fark edilmeden erotik bir zemine karışır. Kadın kendini “özel” ya da “seçilmiş” hisseder; oysa seçilen erkeğin kendini sergilediği ego sahnesidir. Bu mekanizmanın somut bir örneği şöyle işler: kendini ilerici olarak tanıtan bir akademisyen, öğrencileriyle arkadaşça ilişki kurmayı eşitlikçilik diye sunar; konferanslara giderken kadın öğrencileriyle aynı odada kalmayı özgürlükçü bir pratik sayar ve sınırların sorumluluğunu kadına bırakır. Böylece görünmez sahne kurulmuş olur. Erkek yalnızca akademik bilgisini değil, eşitlikçi imajını ve entelektüel karizmasını da duygusal bir çekim alanına dönüştürür. Bu sahneye çekilen kadın öğrencilerden bazıları ona hayran olur; bazıları için hayranlık giderek aşka dönüşür. Fakat erkek bütün kadınlara aynı yakınlık sahnesini oynadığı hâlde yalnızca bazılarını seçer. Seçilmeyen kadınlar reddedilmeyi kendi yetersizliklerine bağlar, bazıları göze girmek için bedenini değiştirir, bazıları akademik ilgilerini erkeğe göre şekillendirir. Bu tabloda seçilen kadın da ayrıcalıklı değildir; çünkü erkek onu sevdiği için değil, karizmasını besleyen bir kaynak olarak gördüğü için seçmiştir. Bu süreçte duygusal manipülasyon, bağımlılık ve değersizleştirme birbirine karışır; kadınların duygusal emeği erkeğin karizmasının hammaddesine dönüşür. Seçilen kadın durumu fark edip çekildiğinde de erkek bu kez mağduriyet dramaturjisi sergiler ve bunu yeni bir karizma performansının parçasına dönüştürür.
Sol yapılarda ise karizmatik grooming daha yoğun bir duygulanımsal zeminde işler. Politika, bağlılık, dava duygusu ve yoldaşlık güçlü bir duygusal çerçeve yaratır. Karizmatik sol erkek kendisini teorinin taşıyıcısı, örgütün hafızası ve hareketin aklı olarak sunar; bu konumu baba figürüyle harmanlayarak entelektüel, duygusal ve politik bir otorite inşa eder. Genç kadın yoldaş, bu otoriteyi önce politik bir önderlik olarak algılar; fakat kısa sürede yakınlık alanının bütün koşullarının ve anlamlarının erkek tarafından belirlendiği ortaya çıkar. Bu mekanizma şu örnekte belirginleşir: bir sol örgütün sevilen “abisi” gündelik hayatta içine kapanıktır. Bu erkek, kadınlarla siyaset konuşmaktan özellikle kaçınır; onları politik özne olarak değil, yalnızca duygusal bir sahnenin parçası olarak görür. Alkol onun için sahneye çıkma iznidir. Gece alkol aldığında birden fazla kadına mesaj gönderir. Kadınlar arasında rekabet varmış gibi bir kurgu yaratır ve onları değersizlik duygusu ile anlamlandıramadıkları bir karmaşaya sürükler. Bazı kadınlar seçilir; diğerleri “yanlış anlayan” olarak çerçevelenir. Fail önce yönelim yaratır, ardından yönelimi kadına yükler; bu patriyarkanın en eski tersyüz etme tekniklerinden biridir. Bu durum kadınların özgüvenini aşındırmakla kalmaz; onları politik olarak da felç eder. Kadın, yaşadığı şeyi adlandıramadığı için örgütsel mekanizmalara başvurmakta zorlanır; çünkü mesele kolektif bir siyasete aidiyet duygusunun içerden çökertilmesidir. Bu yapı, liderin kendisini bir “baba figürü” olarak konumlandırması nedeniyle çocuk istismarındaki grooming mekanizmasına yapısal olarak tehlikeli biçimde yaklaşır. Kadın sadece duygusal bir çöküş yaşamaz; aynı zamanda ne yapacağını, nereye yaslanacağını, bilemez hâle gelir. Çünkü burada istismar, kişisel olduğu kadar siyasal bir güvenin istismarıdır; kadınla örgüt arasındaki bağ, erkek figür üzerinden çöker.
Karizmatik grooming sürecinin etkisini büyüten unsur, akademide ve solda gücün farklı biçimlerde yeniden üretilebilmesidir. Akademide mekanizma kapitalist-kurumsal hiyerarşinin sağladığı yapısal güce dayanır; erkek, yayın, referans ve kadro gibi araçların belirlediği konumunu duygusal alana taşır. Sol yapılarda ise liderin iktidarı kadınların duygusal emeğiyle sürekli olarak yeniden üretilir ve aynı zamanda kadının örgüt içindeki konumunu belirler. Her iki durumda da ortak nokta aynıdır: kadınların görünmeyen duygusal emeği, erkek iktidarını büyüten patriarkal-kapitalist bir artı-değer mekanizmasına dönüşür. Bu nedenle karizmatik grooming ile mücadele, yalnızca bireysel manipülasyonları ifşa etmekle sınırlı kalamaz; patriarkal-kapitalizmin duygu rejiminin maddi temellerinin kesilmesini gerektirir.
Mücadele İçin Bir Adım: Sahnenin Işıklarını Söndürmek
Bir şiddet biçiminin adını koymak görünmezliği dağıtır; kadınların hikâyelerini paylaşması, erkeğin tüm kadınlara aynı sahneyi oynatmasını engeller. Karizmanın doğal bir özellik değil, kadınların duygusal emeğiyle kolektif olarak üretilen bir etki olduğu fark edildiğinde sahnenin büyüsü çözülür. Akademide ve solda sınır koymanın kolektif meşruiyeti arttıkça karizmatik erkekliğin dolaşımı daralır. Bunun ötesinde, erkek iktidarının dayanakları olan hiyerarşiler, kariyer ayrıcalıkları, erkek dayanışma ağları ve kadınların birbirinden izole edildiği yapılar sorgulandığında iktidarın yeniden üretimi kesintiye uğrar.
Karizmatik grooming bir sahnedir; o sahnenin ışıkları kadınlar hikâyelerini paylaştıkça söner. Işıklar söndüğünde erkek karizması çöker; yakınlık manipülasyondan çıkar ve yerini dayanışma alır. Bugün feminist mücadelenin bu alanda önemli kazanımları vardır; akademide cinsel taciz ve istismar birimlerinin kurulması, sol yapılarda kadın komisyonlarının güçlenmesi gibi. Ancak karizmatik grooming, duygusal alanın belirsizliğinden beslendiği için çoğu zaman resmî mekanizmaların radarına girmeyebilir. Bu olguyu kavramsallaştırmak, adını koymak ve politikleştirmek yeni bir feminist mücadele hattı açmaktır. Duygusal şiddetin bu görünmez biçimini tanımlamak, kadınların deneyimlerini birbirine bağlamak ve kolektif bir dil oluşturmak güçlendirici olduğu kadar iyileştirici olabilir.

Görsel: Ghada Amer, Portrait of Ellen, 2020

















